PKK değerlerimizi yakıyor; değerlerimizi yıkıyor.
Hiçbir Kürt, Türk Bayrağı’nı yakarak Atatürk heykelini yıkarak Türk ile birleşemez.
Sanıyorum kimilerinin amacı da bu!..
IŞİD terörüyle Mustafa Kemal’in ne ilgisi var?
Mustafa Kemal anıtına saldırırsan hangi Türk’ü yanında bulabilirsin ki?
Türk Bayrağı’nı yakarsan hangi birlik-beraberlikten söz edebilirsin ki?
Demek ki...
Bayraklar, semboller önemli...
O halde devam...
Önceki yazıda, IŞİD bayrağının tarihi kökenlerine ve İslam ezoterizmindeki anlamlarına değinmiştik.
Bugün, insanlık tarihi boyunca siyah rengin ve Hz. Muhammed’in siyah Ukab adlı sancağının anlamsal olarak nerelere uzandığını anlamaya çalışacağız.
Öncelikle hatırlatma; Ukab kimi kaynaklarda “toz, duman” olarak geçse de, kullanıldığı dönemlerdeki anlamının “kartal ve/veya kartal takımyıldızı” olduğunu biliyoruz.
Bazı kaynaklar, bu sancağın Hz. Muhammed zamanından beri açılmadığını ve Ahir Zaman’da Mehdi’nin açacağını söylese de; tarihi kanıtlarla sancağın çeşitli seferlerde (örneğin Yeniçeriler’e karşı “Vaka-i Hayriye” sırasında) açıldığını biliyoruz.
Siyah önemli...
Tahmin edebileceğiniz gibi, İslami referansları olan birçok devlet, birçok hareket siyah rengi ve kartal sembolünü bir şekilde kullandı/kullanıyor.
Peki... İslami referanslar dışında kartalı ya da siyah renkli bayrağı kullanan yok mu? Elbette var: Anarşistler’in bayrağı da, Nazilerin askeri kolu Waffen SS’in siyah bayrağı da bildiklerimiz arasında...
Kartal ise, Roma İmparatorluğu’nda da var, Selçuklular’da da var. Napolyon’un kullandığı Fransız imparatorluk sembolünden Mısır bayrağına kadar dünya coğrafyasında var olmuş sembol olarak karşımıza çıkıyor.
Kartal gökyüzünün en iri- en yırtıcı kuşlarından; tarih boyunca bir güç simgesi
olmasına şaşırmamak gerekir.
Sadece İslami kaynaklarda değil, Hristiyan ve Musevi kaynaklarında da kartal ile ilgili çok fazla göndermeye rastlıyoruz. Hz. İsa’nın ya da meleklerin kartal ile özdeşleştirildiğini biliyoruz. Keza...
Zeus’un da, rahiplerin de, bir çok imparatorun da bir şekilde kimi zaman sembolü, kimi zaman gücünü dayandırdığı ezoterik nesnesi olageldi. Yine Şaman dünya tasvirinde en tepedeki kuşlardan bir tanesi kartal’dı.
En temelde kartal’ın, ilkel ve kolektif bir “Baba” simgesi olduğunu çeşitli araştırmalardan biliyoruz. (Çift Başlı Kartal konusuna çok fazla değinmiyoruz, o başka bir yazının konusu olabilir. Meraklı okur Sümerler’e ve Hititler’e göz atabilir.)
Siyah’ın önemi
IŞİD’in bayrağından çıktık nerelere geldik...
İnsanlığın ortak sembolleri, özellikle ataerkil figürler günümüz dünyasını belirlemeye, işgal etmeye devam ediyor.
Kimin tarafından baktığınıza göre, kartal kimi zaman ölümün ve korkunun, kimi zaman da adaletin sembolü olabiliyor.
Tıpkı siyah rengin kimi zaman ölümün, cehennemin rengi olup; kimi zaman da aşkınlığın, tamlığın rengi olması gibi...
Günümüzde siyahın modern insanın algısındaki ilk çağrışımı karamsarlık, kötülük, acı ve benzeri görece olumsuz kavramlar oluyor. Ancak...
Bu rengin, insanlık tarihi boyunca geçirdiği anlamsal evrimin izini sürdüğümüzde, karşımıza ilginç bilgiler çıkıyor.
Elbette, gecenin karanlığından korkan ve savunmasız hisseden ilk insanın kolektif bilinçdışımıza bıraktığı korkuyla dolu “olumsuz” mirası yadsımayacağız. Rengin en temel belirleyenlerinden birisi kolektif bilinçdışımızdaki bu “olumsuz” kodları.
Ancak zaman içinde, tamlığın ve birliğin rengi haline geldiğini de görüyoruz.
Yoksa İslam’da Hristiyanlık’ta, Musevilik’te din adamlarının ağırlıklı olarak siyah elbiseler giymesine bir anlam veremezdik. Elbette bunun, dini otoritelerin,insanın “arkaik aklını” bilinçsizce korkutarak etkileme yönünde kullandıkları ezoterik bir bilgi/taktik olduğunu da düşünebiliriz. Fakat...
Biraz kurcaladığımızda karşımıza kartal’ın ataerkil göndermesinin tersine, anaerkil bir anlam çıkıyor.
Çin kaynaklı Yin-Yang felsefesinde dişil karakter Yin siyah’tır.
Hindu tanrıçası Kali kelime olarak da siyah anlamına gelmektedir.
Genel olarak Ana Tanrıça figürlerinin siyahla özdeşleştirildiğini biliyoruz. Anadolu’ya baktığımızda Kibele’nin ve onun ardılları İsis, Artemis, Diana ve benzerlerinin de siyahla özdeşleştiğini görebiliriz.
Zaman içinde, kimi karakterlerde bu beyazla tanımlansa da en temelde siyah; dişil, doğurgan ve tamlığı belirleyen bir renk olarak karşımıza çıkıyor.
Kabe’nin siyah bir küp olmasını yine bu ana tanrıça kültüne bağlayan ve bir tür dünyanın rahmi/ruhu olarak gören anlayışlar da mevcut. (Hacer-ül Esved ve Mevlana’nın tanımladığı bilâ levn konusuna hiç girmeyelim.)
Görüldüğü gibi...
Kartal’ın ataerkilliğiyle Siyah’ın anaerkilliğinin bileşiminden, mükemmel derecede psikolojik etkisi olan bir tür sembolizm ortaya çıkıyor.
Tamlığın, kaosun, doğurganlığın, gecenin rengi siyah, kartal göndermesiyle birleştiğinde insanın tarihsel bilinçdışında yüz binlerce yıldır biriktirdiği Mutlak Güç istencinin ortaya çıkması çok da şaşırılacak bir şey değil.
Evet...
Sembollerin insan üzerindeki etkisi sandığımızdan çok daha fazla.
Bu nedenle bugün, üzerinde beyaz yazılar olan siyah bir kumaşın kendisine doğru yaklaştığını gören büyük çoğunluk korkuyla dolarken, bir kısım insan da, bir umut, kehanet edilen zamanların yaklaştığını düşünüyor.
Ortadoğu bataklığındaki semboller üzerinden savaşlar sürmeye devam ediyor.
Bu nedenle...
IŞİD bayrağından korkan İstanbul’un göbeğinde Türk Bayrağı yakıyor.
Bilmiyor ki...
Bugün boğazına IŞİD bıçağı dayanmıyor ise, o kırmızı zemin üzerindeki hilal ve yıldızın gücü sayesindedir.