Halkın dini duygularını istismar ederek oy kapmaya çalışmak, ülkemizde çok yaygın bir olgu...
Bu çirkin oyun yıllardır devam edip durur.
Peki, gerçek nedir?
Kılıçdaroğlu’nun, Ordu’nun Ünye ve Fatsa ilçelerinde yaptığı konuşmalar bana Prof.
Dr. Yaşar Nuri Öztürk’ün, temiz dinimizi kendi çıkarları için kullanan “dinciler” hakkındaki sözlerini hatırlattı.
***
“Tanrı, dincilere inanmıyor!”
Sevgili okurlar... Bu cümle, bence ülkemizin en aydın din bilgini olan Yaşar Nuri Hoca’nın unutmadığım sözlerinden biridir.
Öztürk “Dinci iktidarın Allah’a inandığını ama Allah’a güvenmediğini” söyleyerek şöyle diyor:
“Allah’a güvenmeyenlerin birbirlerine güvenleri de olamaz. Onun içindir ki, tarih boyunca bütün dinciler, hem birbirlerini aldatmışlardır, hem de başkalarını...
...Ve bunun içindir ki
Hz. Peygamber “Ahdine vefası (yani, güvenilirliği) olmayanın imanı da yoktur” buyurmuş ve eklemiştir: ‘Aldatanlar bizden değildir!’
Çünkü aldatanlar kahpe ve kancıktır. Kahpe ve kancıkları kendilerinden sayanlar da kahpe ve kancık olur.
Allah’a güvenmenin göstergesi, zalimlere karşı çıkmaktır.
Zulme ve zalime karşı çıkmayan bir imamın, sahibine aydınlık ve kurtuluş getirmesi mümkün değildir.
Din üzerinden saltanat sürenler, yani Allah ile aldatanlar, tarih boyunca bu ayetin (En’am, 82) mesajının tam tersine bir yol tutmuş, dini zulmün ve zalimin sürekli destekçisi ve hamisi yapmışlardır.”
Günümüz Ortadoğu’sunda ve özellikle Türkiye’de temel kavga ve sıkıntının sebebi
budur... Zulüm, din diye pazarlanmaktadır!
Tek düşmanı zulüm olan Kur’an, zulmün kutsal destekçisi durumuna düşürülüyor.
Sonra da bu imansızlık ve namussuzluğun örtülmesi için 500 metrede bir cami
yapılıyor, sürekli namaz nutukları atılarak kitle, zalimlerin morfinlenmiş kölelerine
dönüştürülüyor!”
***
Yaşar Nuri Özürk hoca yıllardır aldatılan insanlarımızı uyarıyor ve uyandırmak
istiyor. Onun bu konuda yaptığı çalışmalar gerçekten takdire değer.
Ancak... Halkımız ne kadar uyanıyor?
Fazla bir şey söylememe gerek yok... Bunu hepimiz görüyoruz... Genellikle, gerçeklere değil, hurafelere inanan ve aldatılmaya çok yatkın bir toplum profilimiz var!
Kardeş Azerbaycan’da Atatürk’e büyük sevgi var
Bizdeki bir takım çağ dışı insanlar, Atatürk’ü karalama yarışına girerlerken, Azerbaycan’da Atatürk sevgisi büyüyor.
Geçtiğimiz hafta Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de “Atatürk Kongresi” yapıldı.
Bu önemli toplantıya M. Kemal Ulusu da davet edildi.
Atatürk’ün kütüphanecisi Nuri Ulusu’nun oğlu olan Kemal Ulusu’nun, babasının anılarından yararlanarak yazdığı “Atatürk’ün Yanıbaşında” adlı kitabı yurt çapında büyük ilgi görmüştü.
Bakû’de sevgiyle karşılandığını belirten Kemal Ulusu, Azerbaycan’daki Atatürk’e olan ilgiyi şöyle anlatıyor:
***
“Ata’ya duyulan saygı öylesine büyük ki, kelimelerle ifade etmek çok zor.
Kongrede babam Nuri Ulusu’nun TRT’de yayınlanan röportajı ile Atatürk ve Nuri Ulusu’nun hiç görülmeyen fotoğraflarını içeren sunumum ve söyleşim Rus, İtalyan, Sırp, Hindistan, KKTC ve Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen üst düzey öğretim hocaları ve profesörlerle, Azeri kardeşlerimiz tarafından büyük ilgiyle izlendi.
Atatürk’üm ve ülkem adına ulvi bir görevi daha gururla yapıp döndüm.”
Tebessüm
Güller ve dikenler
Temel, Türkiye’de görev yapan bir Amerikalı ile takışır... Burnu büyük Amerikalı övünmek için:
“Amerika dünyanın efendisidir.” der ve şöyle devam eder:
“Bizim her şeyimiz sizden çok daha üstündür. Hangi birini anlatayım ki!.. Sizin güzel dediğiniz lalelerinizle biz kıçımızı sileriz. Sizin rengarenk dediğiniz o katmer katmer güllerinizle de kıçımızı sileriz...”
Temel:
“Bizim ülkenin kaktüsleri de güzeldir. Ha bunlarla kıçınızı silin de poponuzun halini
göreyim!”
Günün Sözü
Yalan dört nala gider, gerçek adım adım yürür ama yine de vaktinde yetişir!