Isparta’da 16 yıl önce gece 01.36’da düşen ya da düşürülen uçakta; 6’sı bilim insanı, 7’si mürettebat, 57 insanımız hayatını kaybetti. Atlasjet Uçak Kazası; karanlıklar, ihanet, cinayet, suikast, komplo iddialarıyla dün 16. yılı doldurdu. Türkiye’nin bilimle kalkınmasını engelleme hedefli, iç ve dış odaklı küresel bir komplo muydu? Kritik soruyu kazada hayatını kaybeden Prof. Dr. Engin Arık’ın ekibinde olup, uçağa son anda özel bir nedenle binmediği için tesadüfen hayatta kalan tek öğrencisi Prof. Dr. Serkant Ali Çetin ve Türk Hızlandırıcı Merkezi’ni kurmak için gece gündüz çalıştığı yakın dostu Prof. Dr. Saleh Sultansoy’a sordum.

DİBE ÇAKILDIK

Öğretim üyeleri Prof. Dr. Engin Arık, Prof. Dr. Şenel Fatma Boydağ, Doç. Dr. İskender Hikmet, araştırmacılar Özgen Berkol Doğan, Mustafa Fidan ve Engin Abat kazada yaşamını yitirdi. Bu ekip; Türk Hızlandırıcı Projesi, Bilim Kenti, CERN’e tam üyelik, toryum, bor madenleri gibi hassas konularda çalışıyordu. Türkiye yıllarca bu kazayı, toryum ve bor çıkarılmasını sabotaj çerçevesinde tartıştı. Oysa Prof. Arık ve ekibinin asıl hedefi Türkiye’nin ilk deneysel parçacık fizik hızlandırıcı üssünü kurmaktı, üs hâlâ kurulmadı. 2007’deki uçak kazası, 1997-2010 arası DPT desteğiyle geliştirilen Türk Hızlandırıcı Kompleksi Projesi’ni de dibe çaktı.

YARIŞTA YOKUZ

Dünyada bugün Japon Mucizesi varsa Japonlar bunu 1962’de devlet desteğiyle kurulan Ulusal Yüksek Enerji Fiziği Laboratuvarı’na (KEK) borçlu. Alman Mucizesi denilen Alman Elektron Sinkrotronu (DESY) 1959’da kuruldu. ABD Enerji Bakanlığı Ulusal Hızlandırıcı Laboratuvarı, 1962’de Silikon Vadisi’ndeydi. Hızlandırıcı, algıç ve bilişim teknolojilerinin merkezi CERN, 1954’te kuruldu. Türkiye 1961’de gözlemci olduğu CERN’e, 2009’da tam üyeliğe başvurdu. 12 yıl önce asli üyelikten çekildi. Türkiye, para gerekçesiyle asli üyelikten kendi isteğiyle çekilip kısmi üye olan CERN tarihindeki ilk ve tek ülke. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı verilerine göre dünyada 30 binden fazla aktif hızlandırıcı var. Türkiye’nin hâlâ bir tane bile hızlandırıcısı yok!

OMURGA DAĞILDI

Almanlar, Japonlar ve Amerikalılar, 60 yıl önce hızlandırıcı merkezlerini kurarken Türkler ne yaptı? Bilim insanlarımızın, Türk Hızlandırıcı Merkezi’ni kurmaya en çok yaklaştığı anda olan uçak kazası, süreci geriletti. Prof. Arık’ın ekibinden CERN Atlas Deneyi Ulusal Koordinatörü ve İstinye Üniversitesi Temel Bilimler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Serkant Ali Çetin, “Engin Arık, 1997-2000 arası BM Nükleer Denemeleri Engelleme Örgütü’nde Türkiye’nin resmi temsilcisi yapılıp Viyana’ya görevlendirilince, laboratuvarındaki çalışmalar baltalandı. 2007’de aramızdan ayrıldığında ise hızlandırıcı merkezi kurulması sekteye uğradı. Çünkü Arık, projenin omurgasıydı, ölümüyle birlikte omurga dağıldı” diyor.

KÜRESEL ÜÇGEN

Türk Hızlandırıcı Merkezi’nin kurulması, Türkiye’nin CERN üyeliği için TÜBİTAK, TAEK, Kalkınma Bakanlığı ve Sanayi Teknoloji Bakanlığı’nın sürece dahil olması için Engin Arık mekik dokuyordu. Boğaziçi’nde öğretim üyeliği, CERN Atlas Deneyi takım liderliği görevlerine Viyana’daki 2 yıllık görevi de eklendi. Araştırmalar için Avusturya-Türkiye-İsviçre üçgeninde ekibiyle buluşsa da tempoya ayak uyduramayan ekip dağıldı. Viyana’dan döndüğünde ekipten geriye bir tek Çetin kalmıştı. Profesör Çetin, “Engin Arık ve araştırma ekibinin o yıllarda yaşadığı gibi parçacık fiziği alanında çalışan araştırmacılar, bugün de uçurumun kıyısında. Bilimsel çalışmaların önündeki en önemli engel devleti yanında görmemek. Kaygan zemindeki projelerimiz, hocamız Viyana’da görevlendirilince riske girdi. Bu tipik bir Bizans oyunuydu. Kale içten yıkıldı” dedi.

MUCİZE BEKLEMEYİN

Türk Hızlandırıcı Merkezi’ni kurulması için Arık’la çalışan Prof. Dr. Saleh Sultansoy,  “Arık’ın, Viyana’ya gönderilmesinde böyle bir olasılık olabilir. Türkiye ve CERN’deki işler epey aksadı. CERN Atlas Deneyi’nden ayrılanlar oldu. Ekip kısmen dağıldı. Kaza olmasaydı Türkiye Yüksek Hızlandırıcı Merkezi çoktan kurulmuştu” diyor. Türk Hızlandırıcı Merkezi’nin kuruluşunun engellenmesi için Engin Arık’ın Viyana’ya gönderildiği, uçağın düşürüldüğü iddiaları çok ciddi bir komplo teorisi gibi görünse de hızlandırıcı merkezinin hâlâ kurulmamış olması şüpheleri güçlendiriyor. Saraylar, hanlar, hamamlar yaptırarak; Alman, Japon mucizeleriyle kalkınmayı bekleyemezsiniz. Stratejik önemi olan Türk Hızlandırıcı Merkezi acilen kurulmadan, yüksek teknoloji gelişmeyeceği gibi Türk Milleti de yoksulluktan kurtulamaz!