Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, pazartesi günü Yeni Parti’ye “Adınızı değiştirin” diye resmi yazı gönderdi. YENİLİK PARTİSİ ŞİKAYET ETTİ Yazıya geçmeden bu aşamaya nasıl gelindiğini biraz anlatmalıyım. Özel, 24 Temmuz’da Yeni Parti’yi kurdu. Öztürk Yılmaz’ın Yenilik Partisi, üç gün sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurdu. Başvuruda ‘Yenilik’ ile ‘Yeni’ adlarının karıştırılabileceğini ileri sürdüler. Başvuruyu değerlendiren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 12 Ağustos’ta Yeni Parti’ye iki sayfalık yazı gönderdi. Başsavcı Muhsin Şentürk imzalı yazıda Siyasi Partiler Yasası’nın 96/1. maddesi hatırlatılıyor. Bu maddede “partilerin isim, amblem, rumuz, rozet ve benzeri işaretlerinin aynen veya iltibasa mahal verecek şekilde başka partice kullanılmayacağı” vurgulanıyor. Yazıdan: “Bir siyasi partinin isim, amblem veya rumuzunu tıpatıp kullanması sadece yasaya aykırı olmayacak, aynı zamanda iltibasa mahal verecek, yani partiler arasında karışıklığa neden olacak şekilde kullanımı da yasaya aykırılık teşkil edecektir.” Yeni Parti adının Yenilik Partisi ile benzerlik gösterdiği belirtilerek, şöyle deniliyor: “Partinizin ismi, Yenilik Partisi’nin ismi ile iltibasa sebebiyet verecek şekilde benzerlik göstermektedir.” Oy pusulasında amblemlerin yer alacağı vurgulanarak, şu uyarıda bulunuluyor: “Seçmen iradesini engelleyecek biçimde hukuki ve demokratik olmayan sonuçların ortaya çıkmasının engellenmesi için partinizin isminin iltibasa sebebiyet vermeyecek şekilde değiştirilmesi gerekmektedir.” 19 Aralık 2024’te Yeni Parti adıyla bir parti kurulduğu, Yenilik Partisi ile benzerliği nedeniyle 7 Ocak 2025’te Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yazı yazıldığı ve partinin adını Yükselen Türkiye Partisi diye değiştirdiği hatırlatılıyor. Yeni Parti’nin adının değiştirilerek, sonucun 30 gün içerisinde bildirilmesi, aksi halde AYM’den Yeni Parti’nin adının hükümsüzlüğüne ve parti sicilinden terkine karar verilmesinin isteneceği vurgulanıyor. AYM’yi bekleyecekler Özel’in önünde iki seçenek var. Ya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın uyarısını dinleyip ad değiştirecekler ya da tebligatı dikkate almayacaklar. O takdirde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, AYM’ye başvuracak. Mahkemenin kararı beklenecek. Dün Yeni Parti’nin MYK’sı toplandı, ikinci seçeneği tercih etti. İki ay önce kurulan Yeni Parti, aylar boyunca bu krizle boğuşacak. Parti tanınmışken ve seçim için geri sayım başlamışken, AYM “Adınızı değiştirin” derse ne olacak? Yeni Partililer AYM’den olumlu karar çıkacağını düşünüyor. AYM’nin benzerlik iddiasıyla yapılan başvuruları geri çevirdiğini ifade eden bir Yeni Parti yöneticisi bana şunları söyledi: “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı karar vermiyor. ‘İsterseniz değiştirin’ diyor. Biz de dedik ki ‘Yollayın, AYM denetlesin. Anayasa hukukçularından görüş aldık. İltibas olmayacağı yönünde geçmiş kararlar var. Örneğin, ‘Millet’ ile ‘Milletin’i iltibas saymamışlar. AYM, ‘İltibas var’ derse isme ekleme yaparız. Cezası, partinin kuruluşuna engel tarafı yok.” Yeni Partililer tebligat geldikten sonra değil, parti adına karar verirken, hukukçulara sorsaydılar keşke. Haksızlık etmek istemem. Özel, butlan kararı çıkınca yeni parti kurmaları için seçmen ve muhalif medyanın baskısı altında kaldı. İstifadan önceki ve sonraki gelişmeler hazırlıklı olmadıklarını gösteriyor. Özel, butlan davasına ilişkin ne vakit soru yöneltilse hep şöyle karşılık verdi: “Bu yargılama sonuç değil, süreç odaklı.” Demek istiyordu ki... Asıl amaç, CHP yönetimini değiştirmek değil, partiyi iç kavgayla meşgul edip yıpratmak. Bu öngörüsüzlüğün faturası ağır oldu. Yine Özel, olası bir butlan kararına karşılık a, b ve c planlarının hazır olduğunu söyledi. Gel gör ki a, b ve c planları yokmuş! Parti yeni, adı eski Yeni Parti kurulurken, kurucular kurulunu oluşturan milletvekillerine iki dilekçe imzalatıldı. Birinin üzerinde Yeni Parti, diğerinde Değişim Partisi’nin adı yazıyordu. Sonunda ‘Yeni Parti’de karar kıldılar. Oysa bu çok eski bir isim... 1993 yılında Yusuf Bozkurt Özal, 2008’de Tuncay Özkan, Yeni adıyla parti kurmuştu. Yeni Partili yetkililere bu isimden ötürü sorun çıkma ihtimalini hesap edip etmediklerini sordum. Bir yetkili “Faaliyetteki partiler listesine baktık, ‘Yeni’ adını görmeyince koyduk” dedi. Aslında o günlerde Yenilik Partisi’nin itirazı vardı. Müesses nizamın kendilerine adım attırmama kararlılığında olduğunu, seçime girip girmeyeceklerinin tartışıldığını görerek, olasılıklı en kötü senaryoyu göz önünde bulundurmalıydılar. Hukukçulara danışmalı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ve Anayasa Mahkemesi’nin kararlarına bakmalıydılar. Tek problem bu da değil. Yeni Parti o kadar aceleye getirildi ki, amblemi bile yok. Özel, kurultayda ambleme karar vereceklerini ifade etmişti. Şimdi kurultayda adı da düşünecekler. İktidara hazır mı? MHP’den ayrılanlar İyi Parti’yi, AK Parti’den kopanlar DEVA ve Gelecek Partisi’ni kurarken programlarına, adlarına ve amblemlerine haftalarca çalıştılar. Yeni Parti’nin, bu partilerle kıyaslandığında hazırlıksız olduğunu düşünüyorum. Butlan kararının çıkacağı belliyken, yeni bir partiye, partinin adına ve amblemine hazırlık yapmayan ana muhalefet Türkiye’yi yönetmeye ne kadar hazır olabilir?