Yolsuzluk (corruption) eski tabiriyle “irtikâp” kişi­nin görevi icabı sahip olduğu “başkasının parasını har­cama yetkisini” kendine menfaat sağlayacak şekilde kullanmasıdır. Yolsuzluk sadece kamuda olmaz. Apartman yönetiminden tu­tun, firma, kooperatif veya dernek yönetimine kadar her alanda rastlanan bir ah­laksızlıktır. Pek tabii büyük yolsuzluklar, büyük para dönen kamuda olur. Devlet, dolaylı ve dolaysız vergiler­le halktan para toplar. Bu paralar, merkezi hükümet veya yerel yönetimlerin emrine verilir. Seçilmiş veya atanmış yöneticiler de bu paraları mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinde “kamu adına” harcar. Eğer bu süreçten, yetkili kişi, kendine bir “fay­da” çıkarmışsa, yolsuzluk yapmış olur. Yani yolsuzluk için illaki cebine para gir­miş olması gerekmez. Bu harcama yolsuzluğudur. Bir de kamuya “gelir sağlar­ken” yapılan yolsuzluklar vardır. Yetkililer kamu mülklerini satarken, kiraya verirken veya rant yaratan imtiyazlar dağıtırken kişisel çıkar sağlayabilirler. Her iki tür yolsuzluğun iktisadi açıklaması “piyasa fiya­tı” altında veya üstünde bir fiyatla iş bağlamaktır. Yolsuzluk, işin “piyasa fiyatının” oluşmasıyla önlenir. Piyasa fiyatı ya da âdil fiyat da “şeffaflık” ortamında oluşur. Bu orta­mı da ancak, hesap verme sorumluluğu olan “dü­rüst/namuslu/ahlaklı” bir yönetim sağlayabilir.

ULUSLARARASI ŞEFFAFLIK ÖRGÜTÜ

Yolsuzluk dünyanın her yerinde kalubeladan beri vardır. Ama dozu ülkeden ülkeye değişir. Zaman zaman yolsuzluklar kü­resel veya ulusal ölçekte artar. Nitekim son yıllarda “yolsuzluk” daha doğ­rusu “yolsuzluk algısı” bütün dünyada artıyormuş. “Transparency Inter­national” (Uluslararası Şeffaflık) Dünya Bankası yöneticilerinden Peter Eigen ve dokuz arkadaşı ta­rafından 1993’te Berlin’de kurulmuş. Yolsuzlukla mü­cadelede “halkı bilinçlen­direcek” bilgiler üretiyor ve önerilerde bulunuyorlar. Arasında Türkiye’nin de bulunduğu 100’den fazla ülkede faaliyet gösteren bu örgüt, her yıl 182 ülkeyi kapsayan üç rapor yayın­lıyor. Bunlar 1. Yolsuzluk Algı Endeksi, 2. Rüşvet Verenler Endeksi ve 3. Kü­resel Yolsuzluk Raporu’dur. Türkiye, 2013’te “Yolsuz­luk Algı Endeksinde” 53. sırayla ortalarda yer alırken, 2025’te 182 ülke arasında 124. sıraya gerile­miş. Yani yolsuzluk (algısı) artmış. Bu kötü bir değişimdir.

YOLSUZLUK VE SİYASET

Uluslararası Şeffaflık Örgütü Türkiye Derneği’nin ilk konuşmacılarından biri bendim. Herhalde 20 yıl önceydi. Yolsuzluğun sosyo-ekonomik ve kül­türel sebepleri başlıklı bir sunum yapmıştım. Özetle yolsuzluğun kök sebebi, bir toplumda “benden çalan hırsızdır ama benim için çalan hırsız değildir” şeklinde bir değer yargısının mevcudiyetidir demiştim. Geri kalmış toplumlarda “küçük grup sadakati” yani bireylerin etnik ve yöresel bağları, vatandaşlık sorumluluğundan önce ge­lir. Ayrıca yolsuzluk gelir­lerinin önemli bir kısmının “siyasetin finansmanın­da” kullanılması yolsuzluğu siyaseten meşrulaştırıyor tezini savunmuştum. Şimdi yapacak olsam bu konuş­maya yolsuzluk yapanların “Herkes yapıyor, ben de yaptım” ve “Hacca gider günahlarımı sildiririm” savlarını eklerdim.

SON SÖZ: Sana gü­nah olan bana sevaptır.