Reklamsız Sözcü
SONER YALÇIN

Şok Mangası

29 Mayıs 2015

ESASDER nedir, bilir misiniz?
Bildiğinizi sanmam…
En iyisi baştan anlatmak…
Askeri öğrenciler, Kuleli, Maltepe, Işıklar gibi askeri liselerden mezun olduktan sonra Harp Okulları'na sınavsız geçer.
Ancak…
İzmir Menteş bölgesindeki kampta intibak eğitiminden geçerler.
Burada askeri öğrencilere, yüzme gibi sporlar yaptırılır; temel askerlik bilgisi verilir; ve atış becerileri geliştirilir. Fakat…
Kimi öğrenciler “Şok Mangası” adı verilen özel gruplara alınır.
Bu gruptaki öğrencilerin eğitimi çok ağırdır; bunlara, günde sadece 2-3 saat uyku izni verilir; yemeksiz ve susuz çok ağır eğitimler yaptırılır; sürekli küfür ve hakaretle psikolojik şiddet uygulanır.
Örneğin, saat 13.00'te başlayan eğitim ertesi gün 05.00'e kadar aralıksız sürer!
Evet… “Seçilen” askeri öğrenciler günlerce uyumaz; bin bir hakaret işiterek eğitim yaparken; diğer “seçilmeyen” öğrenciler günlük standart uykularını alır, üç öğün yemeklerini yiyip, hafif spor yapar…
Amaç bellidir; “Şok Mangası”na “seçilen” askeri öğrenciler yıldırılarak Türk Silahlı Kuvvetleri'nden koparmak!
Peki…
Kimi askeri öğrenciler “Şok Mangası”na kimler tarafından hangi kıstaslarla seçiliyordu?
Meselenin özüne geliyoruz…

“Seçilmişler”

Askeri öğrenci Alparslan Arısoy'un; Alev Coşkun'un, Mustafa Kemal'i anlattığı “Samsun'dan Önce Bilinmeyen 6 Ay” kitabını okuması “Şok Mangası”na seçilme nedeniydi! Sonrası malum; ayrılmak zorunda kaldı…
Bu köşede dün mektubunu yayınladığım askeri öğrenci, Cemaat'le ilişkisini kopardıktan sonra “Şok Mangası”na seçildi. Sonrası malum; ayrılmak zorunda kaldı. Şöyle yazıyordu mektubunda:
“Şok mangasına alınarak bezdirilen seçilmiş öğrencilere bir kağıt imzalatılıyordu. Kağıtta, kendi isteğimizle ayrıldığımız, hiçbir şekilde baskı görmediğimiz yazılıydı. Ayrılmadan önce doktor geliyor, kabaca bir muayene yapıyor ve ‘cebir-şiddet görmemiştir' raporu veriyordu. Bu olay 2006 senesinde başladı ve hâlâ her kampta devam ediyor. Ne ilginçtir; ayrılan tüm öğrencilerin, her sene virgülüne kadar aynı dilekçeyi vermesi yukarıdan (karargahtan) kimsenin dikkatini çekmiyor!..
Askeri lise yıllarımda ders başarılarıma, aldığım disiplin onur belgelerime, davranışlarımdan dolayı aldığım taktir belgelerine, komutanlarımın ‘harp okuluna gitmeden dahi teğmen yapılabilecek bir öğrenci' notuna ve askeri yaşantım boyunca hiç ceza almamama rağmen rest çektiğim Cemaat beni okuldan ayırmayı başardı.
Harp Okulu'nun kapısından çıktığımızda beş arkadaş yürüyemez halde otogara ulaştık memleketlerimize dönmek üzere. Ailemin dahi okulu bıraktığımdan haberi olmadan önce Cemaat ağabeyleri arayarak çok üzgün olduklarını, beni defalarca uyardıklarını, sonucun bu olduğunun belli olduğunu söylediler… “

“Allah bunları görüyor”

Askeri öğrenci Ümit Berkan Kılıç, babası emekli Astsubay Bilal Kılıç'a yazdığı mektupta Menteş Kampı'nda yaşadıklarını şöyle anlattı:
“Babacığım bana ilk iki yıl nedense inanmadın, daimi olarak beni haksız buldun. Oysa ben bu okulda Harbiye ruhunu, terbiyesini almış biriyim asla yalan söylemedim, ama maalesef böyle. Planlı, maksatlı bir grubun baskısı var burada. Özellikle askeri liselerden gelenler ki en başarılı öğrenciler birer birer okuldan uzaklaştırıldı…
Sevgili babacığım senin adını lekeleyecek hiçbir şey yapmadım. Adalete inancım kalmadı. Ben elimden geleni yapıyorum. Allah bunları görüyor. Lütfen sen üzülme. Ama inan babacığım okuldaki bu kadro beni okutmaz. Allah bana bu haksızlığı reva gösterenlerden hakkımı sorsun…”
Ümit Berkan Kılıç canından çok sevdiği Harbiye'den ayrılmak zorunda bırakıldı…
Cemal Öztürk, Mustafa Yılmaz, Muhammed Akbulut, Mert Tunçbilek, Veli Cihan Gökkaya, Hasan Hüseyin Akşit, Bayram Tuğrul Yıldırım, Muharrem Yayla…
Onlarca askeri öğrenci, TBMM Dilekçe Komisyonu'na verdikleri dilekçelerde, askeri okullarda ayrımcılığa uğradıklarını ve haksız olarak ilişiklerinin kesildiğini belirterek, konunun araştırılmasını istedi…
Bilirkişi Doç. Dr. Hüseyin Cinoğlu tarafından TBMM Alt Komisyonu'na sunulan raporda; özellikle 2008 yılından itibaren “kendi isteğiyle” okuldan ayrılan öğrencilerle ilgili istatistiklere bakıldığında bu rakamın oldukça yüksek olduğuna dikkat çekilerek, “Ayrılma kararının kendi özgür iradeleri ile değil de, değişik baskı ve uygulamalar sonucu aldırıldığı” yazılıydı. Sonuç alınamadı.
Oysa.. Bu öğrenciler arasında askeri liseyi derece ile bitirmiş çok sayıda öğrenci vardı. Yani bunlar geleceğin kurmay subaylarıydı…
Örneğin, Kuleli Askeri Lisesi'ni 100 puanla bitiren; atletizm dalında 20'ye yakın madalyası bulunan Turgut Selman Tümer, Menteş Kampı'ndaki baskılar sonucu ayrılmak zorunda bırakıldı.
Örneğin, Maltepe Askeri Lisesi'ni birincilikle bitiren Mehmet Altan da ayrılmak zorunda bırakıldı.
TBMM ne yaptı dersiniz; Askeri öğrencilerin ayrılığını kolaylaştırmak için, 2012 yılında tazminat miktarını 40 bin liradan 15 bin liraya düşürdü!
Son yedi yıl içinde ayrılmak zorunda bırakılan askeri öğrenci sayısı 2 bin 396 idi.
Harp Okulları'nda askeri öğrenci açığı sivil okullardan alınan öğrencilerle dolduruldu! Örneğin, 2010'da Hava Askeri Lisesi'nden mezun olan 159 öğrenciden sadece 70'i Hava Harp Okulu'nda kaldı. 200 kişilik mevcudun 130'u ise sivil okullardan gelenlerdi.
Peki…
Askeri liselerde Atatürkçü öğrencileri fişleyen ve sistemli bezdirme yapan “Şok Mangası” subaylarının kimler olduğunu Genelkurmay karargahı bilmiyor mu? Neler olduğunu öğrenmek isteseydiler, bir gün olsun ESASDER'in kapısını çalardı.
ESASDER ne mi?
Eski Askeri Öğrenciler Derneği…
Haklarını almak için mücadele ediyorlar.
Siz hâlâ…
Cemaat'in, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde ne kadar güçlü olduğunu görmek/anlamak istemiyor musunuz?..

Merakla beklenen Yılmaz Özdil'in son kitabı "Mustafa Kemal" Plus abonelerine hediye.

Soner Yalçın
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more