MUHAFAZAKARLAR AYRILIKÇI
Tartışmaların odağında olanlar ise İngiltere’de yaşayan AB üyesi ülke vatandaşları. Resmi verilere göre, İngiltere’de çalışan AB üyesi ülke vatandaşlarının sayısı 2.1 milyon civarında. Bu kesimin işgücüne katılım oranları 10 yıl önce yüzde 2.6 iken, şimdi yüzde 6.8 düzeyinde. AB’den çıkılması halinde bu kişilerin yerleşim, iş ve sosyal güvenlik hakları ortadan kalkacak.
Başbakan David Cameron şahsen AB’den tavizler alarak üyeliğin devam etmesini savunurken, aralarında 5 bakanın da olduğu birçok Muhafazakar Partili ayrılmayı savunuyor.
Ayrılık ve üyelik yanlısı kampanyalar partiler üstü gruplar tarafından, toplanan bağışlarla yürütülüyor. Son seçimde yüzde 13 oy alan UKIP üyelerinin tamamı ayrılıktan yanayken, iki ana partide her iki görüş de temsil ediliyor.
Adalet Bakanı ve “Ayrılmayı Oyla” kampanyasının lideri Michael Gove dünkü basın toplantısında, AB üyeliğinin sürmesi halinde 2030 yılında Birleşik Krallık nüfusuna İskoçya’nınki kadar göçmen ekleneceğini ve ulusal sağlık sisteminin çökeceğini iddia etti.
DEV ŞİRKETLERDEN UYARI
Gove, İngiltere’nin desteğiyle Türkiye’nin AB üyesi olacağını da öne sürdü. Başbakan Cameron, bu yöndeki eleştiriler nedeniyle “Türkiye’nin yakın tarihte AB üyesi olmayacağını” savunmuştu.
Diğer yandan, aralarında Airbus, Microsoft, Cisco, Hitachi, Mars ve IBM gibi uluslararası devlerin olduğu şirket temsilcileri bir açık mektup yayımlayarak, İngiltere’nin AB üyeliğinden ayrılmasının bu ülkeye yapılan yatırımları etkileyeceği uyarısında bulundu. İmzacılar arasında bulunan New York eski Belediye Başkanı ve milyarder Michael Bloomberg de İngiliz yayın kuruluşu BBC’ye yaptığı açıklamada, ayrılma kararı çıkması halinde İngiltere’nin Avrupa’daki ticaret anlaşmalarını etkileme şansının azalacağını söyledi.
SANATÇILAR DESTEKLİYOR
Ayrılma yanlısı Çalışma Bakanı Priti Patel ise mektuba tepki göstererek, “Tabii ki Brüksel, kendi ikramiyelerini umursayan kodamanlar ve büyük şirketler için iyidir. Ama küçük işyerleri ve girişimciler için kötüdür” dedi.
Aktör Benedict Cumberbatch’ın başını çektiği 283 sanatçı, yazar ve sporcu da bir mektup yayımlayarak, AB içinde kalınmasını savunduklarını bildirdi.
‘FELAKET OLUR’ DİYENLER
Ulusal Ekonomik ve Sosyal Araştırma Enstitüsü araştırması, AB’den ayrılması halinde İngiltere’de Gayri Safı Yurtiçi Hasılanın (GSYH) kalıcı olarak yüzde 2.25 oranında düşeceğini gösteriyor. Dünyanın saygın eğitim kurumlarından London School of Economics tahminine göre, ayrılmanın ilk etkisi GSYH’de yüzde 6.3 ila yüzde 9.5 arasında bir düşüş olacak. Ayrılıktan sonra AB ile serbest ticaret anlaşması imzalanabilirse GSYH’deki düşüş yüzde 2.2 ile sınırlanacak.
IMF Başkanı Christine Lagarde ise geçen haftaki Londra ziyaretinde çok daha karamsar bir tablo çizdi. Lagarde, ayrılma yönündeki bir referandum sonucunun panik dalgası yaratıp ekonomik durgunluğa (resesyon) yol açacağını iddia ederek, “Bütün senaryolara baktık. Ödevimizi yaptık ve Brexit oylaması için söylenebilecek pozitif bir şey bulamadık” diye konuştu.
‘İYİ OLUR’ DİYENLER
“Avrupa ile Sorun” kitabının yazarı Roger Bootle, İngiltere’nin AB kurumlarına 2012 yılında 16.4 milyar sterlin ödeme yaptığını kaydetti. AB bütçesinden İngiltere’ye ve bu ülkedeki özel sektöre yapılan harcamaları ise 2.9 milyar sterlin olarak hesaplayan Bootle, toplamda İngiltere’nin her yıl AB üyeliği nedeniyle 9.6 milyar sterlin ödediğini ve bunun GSYH’nin yüzde 0.6’sına karşılık geldiğini belirtti.
Göçmen karşıtı Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi (UKIP) liderlerinden ekonomist Tim Congdon ise AB yasa ve düzenlemeleri nedeniyle İngiltere’nin her yıl 185 milyar sterlin kaybettiğini ve üyelikten çıkılmasıyla GSYH’nin yüzde 11.5 artacağını öne sürdü. Ayrılığı savunanların öne sürdüğü gerekçelerden biri ise, bu durumda konut fiyatlarının oldukça ucuzlayacağı yönünde. Bütün araştırmalar da bu iddiayı destekliyor.
BAŞBAKAN CAMERON ‘EVET’ KAMPANYASI SÜRDÜRÜYORMuhafazakar Partili İngiltere Başbakanı David Cameron, göçmen karşıtı Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi’nin (UKIP) 2015 seçimleri öncesindeki kampanyasının güçlenmesi üzerine, iktidara gelmeleri halinde AB üyeliğini referanduma sunma sözü verdi. Muhafazakarlar tek başına iktidar olunca, Başbakan Cameron, sözünü tuttu ve 23 Haziran’da refaranduma gidilmesine onay verdi. Şimdi partisinin yarısı ayrılığı, yarısı AB üyeliğini savunuyor.
ANKETLERDE AB TARAFTARLARI ÖNDE GİDİYOR
Sık sık yapılan anketler, üyeliğin devamını isteyenler kısmen önde olsa da, oranların birbirine yakın olduğuna işaret ediyor. Fakat çoğunluğu üyelikten yana olan genç seçmenlerin sandığa gitme alışkanlığının yaşı yüksek seçmenlere göre daha az olmasının sonuca etki edebileceği konuşuluyor. Televizyon kanalı ITV News ile Daily Mail Gazetesi tarafından yapılan son ankete göre, oy vermeye istekli olduğunu söyleyenlerin yüzde 57’si üyelikten yana görüş belirtirken, yüzde 43’lük kesim ayrılıktan yana olduğunu bildirdi.
Bütün seçmenler genelindeki dağıtılmış tahmin ise yüzde 52’ye yüzde 41’le üyelik yanlılarının baskın olduğunu gösterdi.
Araştırma şirketi YouGov’un 17 Mayıs tarihli anketine göre, yüzde 44’lük kesim üyelikten, yüzde 40’lık kesim ayrılmaktan yanayken, yüzde 15’lik kesimin kararsızlığı sürüyor. Ipsos Mori’nin 16 Mayıs’ta açıklanan telefon anketi ise üyelik yanlılarını yüzde 55’e yüzde 37 önde gösteriyor.
Arazilerin fiyatları ucuzladı
Referandum tartışmaları kızışırken, tarım arazisi fiyatları 2008’den bu yanaki en düşük düzeye geriledi. 3 dönümlük bir tarım arazisinin fiyatı 8 bin sterline (34 bin 750 TL) kadar düştü. Çiftçi gelirlerinin yarısının AB’den geldiği ülkede, AB kurallarına bağlı tarım desteklerinin ve ticaret anlaşmalarının geleceğinin belirsizlik yaratması nedeniyle tarım sektöründe talebin hızla düştüğü belirtiliyor.
