Turgut ERAT/sozcu.com.tr
ŞEHİDİN DEFNEDİLMESİ MEVZUAT İLE BELİRTİLMİŞ
Aslında şehitliklerin durumu, şehitliğe gömülme işlemleri ve şehit mezarlarının yapılmasında asker, polis, korucu, öğretmen, hemşire ve diğer kamu görevlileri için ilgili yönerge ve yönetmeliklerde, “Şehitler rütbesine bakılmaksızın, ada, parsel ve sıra numarasına göre gömülürler. Şehit ailelerinin buna aykırı istekleri kabul edilmez. Bir ada veya parsel bitmeden diğer ada veya parsele geçilmez. Aynı şekilde, şehitliklerde mezar ve mezar taşları tek tip olarak uygulanır. Şehit varisleri tarafından yaptırılmak istenen mezarlar da aynı tip olacaktır. Başka tip mezar yapımına müsaade edilmez. Belediye, köy veya aile mezarlıklarına defnedilen şehitlerin mezarları da mevcut standartlara göre inşa ettirilir" diyor. Ancak yönetmelikte tek tip uygulama emredilmesine rağmen, uygulamada çeşitlilik söz konusu. Buna en iyi örnek ise Ankara'daki Cebeci asker ve polis şehitliği.
ANKARA CEBECİ ASKER ŞEHİTLİĞİ
Ankara Cebeci Askeri Şehitliği’nde yatan şehitlerimizin mezar taşlarında standartlara uygun şekilde "Şehit" olduğu yazılı ve ayak uçlarında Türk bayrağı dalgalanıyor.
ANKARA CEBECİ POLİS ŞEHİTLİĞİ
Asker Şehitliği'nde mevzuat uygulanırken polis şehitliğinde uygulanmaması vatandaşın tepkisini çekiyor. Çünkü Ankara Cebeci Polis Şehitliği’nde yatan şehitlerimizin mezar taşlarında “Şehit” olduğu yazılmamış. Üstelik Türk bayrağı da yok. İlk bakışta sade vatandaşa ait mezar taşında olduğu gibi isim, soyisim ve tarih yazılmış.
KAMU GÖREVLİSİ ŞEHİTLER İÇİN ŞEHİTLİK BİLE YOK
İl ve ilçe merkezlerinde bulunan şehitlikler, asker ve polis şehitlikleri olarak ayrı ayrı yerlerde oluşturulmuş. Diğer kamu görevlileri için ise şehitlik bile oluşturulmamış. Kamu personeliyken şehit olanlar genellikle Asri Mezarlık'lara defnedilmiş. Bu çelişkiyi Sözcü WhatsApp Hattı'na gönderen Sözcü okuru haklı olarak şöyle diyor; "Vatanın bölünmez bütünlüğü, Türk milletinin birliği, Türk Bayrağı ve Türk Sancağı için, canlarını seve seve feda eden kahraman şehitlerimiz cennette bir arada olmalarına rağmen, ne yazık ki bizler onları bu dünyada ayrı yerlerde ve farklı şekillerde işleme tabi tutmuşuz."


