Reklamsız Sözcü

Türkiye G20’nin 17. büyük ekonomisi

Uluslararası ekonomik işbirliğini arttırmayı amaçlayan, gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomileri bir araya getiren, küresel ekonomik kararların alındığı bir platform olan G20 zirvesi bugün Hamburg'da toplanıyor. Nisan ayı verileriene göre G20 ülkeleri arasında 17. sırada bulunan Türkiye'nin Endonezya ile arasında 6 milyar dolarlık bir fark kaldı. Peki Türkiye mevcut konumunu koruyabilecek mi? Önümüzdeki dönemde Türkiye'yi neler bekliyor?

android-time 12:14 7 Temmuz 2017
Türkiye G20’nin 17. büyük ekonomisi
Uluslararası ekonomik işbirliğini arttırmayı amaçlayan, gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomileri bir araya getiren, küresel ekonomik kararların alındığı bir platform olan G20 zirvesi bugün Hamburg'da toplanıyor. Nisan ayı verileriene göre G20 ülkeleri arasında 17. sırada bulunan Türkiye'nin Endonezya ile arasında 6 milyar dolarlık bir fark kaldı. Peki Türkiye mevcut konumunu koruyabilecek mi? Önümüzdeki dönemde Türkiye'yi neler bekliyor?

Türkçe’nin haberinbe göre; Dünyanın en büyük ekonomilerinin yer aldığı G20’de 2016’da 17. sırada yer alan Türkiye, G20 içinde en yüksek işsizliğe sahip üçüncü ülke konumunda. Buna karşın geçen yıl G20 içinde en yüksek büyüme performansı gösteren dördüncü ülke olmayı başaran Türkiye’nin önümüzdeki dönemde ekonomide nasıl bir performans sergileyeceği merak konusu.

Deutsche Welle Türkçe’ye konuşan uzmanlara göre, Türkiye’nin G20’deki yerini belirleyen asıl faktör, ekonomik büyüklükten ziyade stratejik konumu. Uzmanlar, bölgesel gelişmeler düşünüldüğünde Türkiye’nin G20 içerisindeki öneminin yeni dönemde daha da artacağı görüşünde.

İLGİLİ HABERAlmanya Başbakanı Merkel'den G20 Zirvesi açıklamasıAlmanya Başbakanı Merkel'den G20 Zirvesi açıklaması

Dünyanın dolar bazında en büyük ekonomisine sahip 19 ülkesi ve Avrupa Birliği’nden oluşan G20 ülkeleri zirvesi, bugün Almanya’nın Hamburg kentinde başlıyor.

Dünya nüfusunun yüzde 64’ünü, dünya ekonomisin ise yüzde 80’ini temsil eden G20 zirvesinin ana gündem maddelerini yine başlıca küresel ekonomik sorunlar oluşturacak. Zirvede işsizlik, enerji politikaları, korumacılık ve yolsuzlukla mücadele gibi konuların yanı sıra, eğitim, sağlık, terörizm ve kadın sorunları da diğer önemli konu başlıkları arasında yer alıyor.

Peki, Türkiye ekonomisi G20 ülkeleri içerisinde nasıl bir performans sergiliyor?

İLGİLİ HABERG20'ye günler kala Almanya'da Erdoğan kriziG20'ye günler kala Almanya'da Erdoğan krizi

İLK ÇEYREKTE BAŞARILI BÜYÜME

2010-2015 döneminde yüzde 7’nin üzerinde büyüyen Türkiye ekonomisi artan jeopolitik gerilimler ve yurtiçinde yaşanan olumsuzluklar sonucunda 2016’da belirgin olarak yavaşladı. Bu yavaşlamaya rağmen Türkiye ekonomisi hem 2016’da hem de 2017 yılının ilk çeyreğinde G20 ülkeleri arasında Çin, Hindistan ve Endonezya’nın ardından en hızlı büyüyen ekonomi oldu.

DW Türkçe’ye konuşan Odeabank Ekonomi Araştırma ve Stratejik Planlama Müdürü Şakir Turan, büyümedeki başarılı performansa karşın Türkiye’nin G20’de toplam gayri safi yurtiçi hasıla sıralamasında bir kademe gerilediğine işaret ediyor.

İLGİLİ HABERCumhurbaşkanı Erdoğan, Merkel ile görüştüCumhurbaşkanı Erdoğan, Merkel ile görüştü

2010 yılında dolar bazında GSYH rakamlarına göre G20 içerisinde 15. sırada yer alan Türkiye, 2016 yılı verilerine göre 16. sırada bulunuyor.

Türkiye’den sonra ise Suudi Arabistan, Arjantin ve Güney Afrika listenin son sıralarında yer alıyor. 856 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşan Türkiye ekonomisinin en yakın rakipleri ise Endonezya, Meksika ve İspanya. Bununla birlikte Türkiye yüzde 11,7 ile G20 ülkeleri arasında işsizlik oranının en yüksek olduğu üçüncü ülke oldu. İşsizlikte yüzde 27,7 ile Güney Afrika birinci, yüzde 13,6 ile Brezilya ikinci sırada yer alıyor.

Bu dönemde enflasyon ve işsizlik oranlarındaki yükselişin makroekonomik temellerdeki zayıflamaya işaret ettiğini dile getiren Şakir Turan, “Bununla birlikte, bütçe açığı ve borç stokunun GSYH’ye oranlarının görece düşük kalmaya devam etmesini Türkiye’nin güçlü yanları olarak değerlendirebiliriz. Her ne kadar 2016 sonrasında alınan tedbirler kamu maliyesi dengesini bir miktar olumsuz etkilese de bu alanda kısa vadede bozulmanın sınırlı kalacağını düşünüyoruz” diyor.

“YÜKSEL BÜYÜME SÜRECEK”

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek de geçtiğimiz günlerde Türkiye İhracatçılar Meclisi toplantısında Türkiye’nin yüksek oranlarda büyümeye devam edeceğini söyledi. Türkiye’nin son 15 yılda ortalama yüzde 5.7 büyüdüğüne dikkat çeken Şimşek, şöyle konuştu: “Türkiye küresel kriz sonrası dönemde bile yüzde 6.7’lik bir büyüme performansı ortaya koydu. Türkiye sadece güçlü büyümedi, dünyada gelir dağılımında adaletsizliğin arttığı, sıkıntıların hat safhaya ulaştığı bir dönemde kapsayıcı büyümeyi başarmıştır. Gelir dağılımında iyileştirmeyi sağlayan nadir OECD ülkelerinden bir tanesi Türkiye olmuştur. Öncü göstergelere bakarsanız Türkiye çok daha hızlı büyüyecek.”

Ancak Türkiye’nin büyümedeki başarısını hükümetin büyüme hesaplamalarında yaptığı revizyonlara bağlayanlar da var. DW Türkçe’ye konuşan Bürümcekçi Araştırma ve Danışmanlık şirketinin sahibi ekonomist Haluk Bürümcekçi, “Eğer büyüme hesaplarında yapılan revizyon olmasaydı, ki bu revizyon büyümede yüzde 20 artış getirdi, G20’de geriye gidiş daha fazla olacaktı” diyor.

“TÜRKİYE G-20’NİN DIŞINDA KALMAZ”

Peki mevcut ekonomik performansı, Türkiye’nin G20 ülkeleri içerisinde yer almasına yetecek mi?

DW Türkçe’ye konuşan Piri Reis Üniversitesi Ekonomi ve Finans Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, bu soruya “Türkiye’nin G20 içindeki önemi sadece ekonomik değil” yanıtını veriyor. G20’nin 1999 yılında G7 ülkeleri adı verilen dünyanın en güçlü 7 ülkesinin çağrısı ile gelişmekte olan ülkeleri içine alacak şekilde genişletilerek ortaya çıktığını anımsatan Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, “G7’den G20’ye genişleme olurken, davet edilen ülkeler yalnızca ekonomik büyüklükleri baz alınarak seçilmedi” diye konuşuyor.

G20’ye girebilmek için gerekli temek faktörlerin ekonomik büyüklüğün yanı sıra nüfus, stratejik önem ve diplomatik ağırlık gibi ölçüler olduğuna işaret eden Prof. Aslanoğlu, “Dolayısıyla Türkiye’nin de G20 içindeki önemine böyle bakmak gerekiyor. Yalnızca GSYH büyüklüğü değil, coğrafi konum ve stratejik önem de Türkiye’nin G20’deki yerini sağlamlaştırıyor. Örneğin İspanya ekonomisi Türkiye’den daha büyük ama G20’nin asli üyesi değil” değerlendirmesinde bulunuyor.

Aslanoğlu, Türkiye’nin G20’deki yerinin son yıllarda yaşanan ekonomik ve siyasi pek çok olumsuz gelişme nedeniyle bir iki sıra düşebileceğini ama Türkiye’nin çok büyük bir değişim yaşanmadıkça G20 dışında kalmayacağını vurguluyor.

“TÜRKİYE’NİN ÖNEMİ ARTACAK”

Türkiye’de büyümenin kaynaklarına bakıldığında, kamu yatırım ve harcamalarının öne çıktığına işaret eden ekonomist Haluk Bürümcekçi ise şunları söylüyor: “Türkiye’deki özel sektör yatırımlarda ciddi bir gerileme var. Bu durum sürdürülebilir büyümenin önündeki en büyük engel. Buna karşın, ben yeni dönemde Türkiye’nin G20 içerisindeki ağırlığının ve etkisinin artacağını düşünüyorum. Bölgemizdeki gelişmeler ve Türkiye’nin stratejik rolü göz önüne alındığında, Türkiye G20’de daha fazla dikkat verilecek ülkelerden biri olacak.”

Son güncelleme: android-time 15:1707.07.2017
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more