Reklamsız Sözcü
MURAT MURATOĞLU

Siz inandınız mı?

19 Haziran 2017

Şu yüzde 5 büyüdük safsatasını iyice bir irdelemek gerekiyor. Ne kadar rahat sayılarla oynayabildiklerini, nasıl da rahat manipüle edebildiklerini görmemiz açısından önemli buluyorum. Gerçek olmayan, tutarsız bir veri tabanı üzerinden cumhurbaşkanının, başbakanın, bakanların kendine pay çıkarması, başarılı pozlarına takınması ayrı bir hadise…
Kedi buysa ciğer nerede? Açıklanan büyüme yorum yapmayı gerektirmeyecek kadar uydurma, yanıltma amaçlıdır.
Tutarsız
Güzel kardeşim, açıklıyorsun, diyorsun ki; Sanayi yüzde 1.7 büyüdü… Utanmıyorsun bir de elektrik tüketimimizin yüzde 1.8 artış gösterdiğini açıklıyorsun. Peki, yüzde 5 nasıl büyüdük? Belli ki mum ışığında, üretmeden büyümüşüz!
2016'nın ilk üç ayında sanayi imalatı sırasıyla 5.5, 5.9 ve 3.0 oranında artmıştı. Bu dönemde büyüme rakamı yüzde 4.5 olmuştu.
2017'nin ilk üç ayında sanayi imalatı 2.6, 1.0 ve 2.8, yani geçen senenin yarısında bile değil ama büyüme bu yıl yüzde 5… Yersen!

Hormonlu

Hesaplamada yeni bir yöntem kullanmaya başladılar. Bu yöntemi kullanmayı Ecevit veya Demirel akıl etmiş olsaydı, Türkiye her yıl uzak ara dünyanın en hızlı büyüyen ülkesi payesini alırdı.
En basitinden; 2009-2015 yılları arası Sanayi Milli Geliri yüzde 5.4 hesaplanırken, yeni yöntemle yüzde 8.3 çıkıyor. Aynı yıllar arasında İnşaat Milli Geliri yüzde 6.1 çıkarken yeni numarayı çevirince yüzde 12.2 çıkıyor. Tam ikiye katlıyor.
Zira İstatistik Kurumu'nun Ocak-Mart dönemini ihtiva eden verilerine göre inşaat sektöründe istihdam yüzde 3.5, çalışılan saat yüzde 3.6 ve brüt ücret-maaş da yüzde 0.4 azalmıştı. Oysa çift haneli büyümüş! Nasıl yani?

İşin ucunda G-20'den atılmak varsa

Aslında şu bakımdan hak vermiyor da değilim. Türkiye'nin geliri o kadar hızlı düşüyor ki, öylesine hızlı fakirleşiyoruz ki G-20'den atılma tehlikesi baş gösterdi.
G-20 dediğin uluslararası ekonomik işbirliğini artırmayı amaçlayan, gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomileri bir araya getiren, küresel ekonomik kararların alındığı bir platform.… Türkiye bunun dışına çıkartılırsa her anlamda darbe yer, fasulyeden bir ülke konumuna düşer.
Mecburen, bu gurupta kalmak adına milli geliri mi yukarı çekmek gerekiyor, çek! Ekonomiyi mi büyütmek gerekiyor, büyüt! Ne yap et, bu grubun içerisinde kal! Yoksa dünya 5'ten büyüktür lafı bir anda dünya 20'den büyüktür olacak. Diğer ülkeler “hadi len” çekecek!

Suni mi? Sentetik mi?

Dünya Bankası çalışanları naif, terbiyeli insanlar. Diyorlar ki; “Bu büyüme Kredi Garanti Fonu tarafından tetiklenen suni bir büyüme……” Türkçe meali; “Siz açıkladınız ama biz inanmadık, suni demekle yetindik. Yine de dikkatli olun, ekonominiz taklaya gelebilir.”
Türkiye böyle büyümeye devam edebilir mi? Yapılanların, yapılacakların garantisi olduğu ortamdayız. Yalnız bu sentetik büyümeyi mantık çerçevesine oturtmak için birkaç değişikliğe daha ihtiyaçları var. Hele bir onları yapsınlar, göreceksiniz ki daha fazlası yolda……
Peki, gerçekte ne kadar büyüdük? İftar çadırlarındaki bedava yemek kuyruklarına bakın, anlarsınız büyüdük mü, büyütüldük mü?

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp