Reklamsız Sözcü
NASUH MAHRUKİ

AKP’nin bu dünya zenginleri, imam hatiplerle Türk çocuğuna öbür dünyadaki zenginliği pazarlıyor

10 Ekim 2017

AKP, bir yandan anaokuluna kadar inip bütün okullardaki ders müfredatlarını Atatürkçü, laik ve demokratik değerlerden, Cumhuriyet tarihinden, Kurtuluş Savaşı'mızdan sinsice ayıklayıp baştan sona hurafelerle doldururken, öte yandan dinci vakıflarla Milli Eğitim Bakanlığı'nı ve il Milli Eğitim Müdürlüklerini işbirliği içine sokarak, protokoller imzalayarak ve yetki devri yaparak, dinci vakıfların şeriat temelli aşırı söylemlerine hem görünürlük kazandırıyor hem normalleştiriyor hem de para akıtarak bu dinci yapıları semirtiyor, güçlendiriyor. Bunlar aracılığıyla bütün topluma kendi Sünni İslami ideolojisini dayatıyor…

Tek hedefleri cahil nesiller yetiştirmek. Beyni hurafelerle ve dinsel masallarla yıkanmış, çağdaş dünyanın değerlerinden uzak, bilim kafasıyla, sorgulayan akılla ve şüpheci bir yaklaşımla olayları sistematik olarak analiz edebilmeye ve sonuçları sebepleriyle birlikte kavramaya çalışmak yerine, bilmediklerini bilmesine gerek olmadığına inanan ve hayatındaki tüm varoluşsal bilinmezleri gayba havale ederek kendine sahte bir dünya yaratan, kendini bir birey olarak değil de ümmetin bir parçası olarak gören ve varlığına ancak bu şekilde bir anlam yükleyebilen, insanlar arasında yaradılıştan ast üst farkı olduğuna inanan, kendi sınıfsal statüsünü sorgulamayan, aşmaya çalışmayan, reislerine biat eden robotlar yetiştirmek istiyorlar…

Çağdaş eğitim, bireyi hayata, dünyaya, toplumsal yaşama, insanlığın çağdaş değerlerine ve kültürüne hazırlamak için tasarlanır. Çocuğa, hayatı boyunca ihtiyaç duyacağı bilgi ve becerileri öğretir, kendi yeteneklerini keşfetmesine ve açığa çıkarmasına yardımcı olur. Hayatında karşısına çıkabilecek zorluklara karşı özgüvenli, dirençli ve mücadeleci olmayı öğretir. Çağdaş eğitim, çocuğu içine doğduğu dünyaya ve dünyada karşılaşabileceği her tür şeye hazırlamayı amaçlar…

Dini eğitim ise, ölümden sonra olduğuna inanılan sonsuz yaşama hazırlamayı vaat eder. İlkinin odağı bu dünyadır, çocuğun herkesle birlikte paylaştığı kendi yaşamıdır, ikincisinin odağı ise öbür dünyadır, ölümden sonraki sonsuz yaşamdır. Herkes kendine göre bir şey canlandırır zihninde öbür dünya hakkında. Artık aklında, hayalinde nasıl düşünüyorsa, o dünyaya layık olmaya odaklıdır. Bu dünyanın nimetlerine, fırsatlarına, potansiyeline ilgisi de öbür dünyaya ilgisi oranında az olur. İktidar mensupları, hepimizden çocuklarımızı öbür dünyaya hazırlamamızı isterken, yani döve döve, zorla tüm okulları imam hatipe çevirerek, her köşeyi camilerle doldurup dayatırken, kendileri maşallah zenginliğin, şatafatın, savurganlığın, sonradan görmeliğin en kepaze örneklerini veriyorlar her gün…

Avrupa'ya gittiklerinde alışveriş için sadece ultra lüx mağazaları değil mağazanın sokağını bile kapattırıyorlar. Dünyanın sayılı zenginlerinden Başbakanın obez oğlu Singapur'da kumarhanede yakalanıyor, bir rüşvetçi Bakanın oğlu Ritz Carlton otelinin lüx süitinde, rüşvet paralarını doldurduğu 7 tane para kasası ve para sayma makinesiyle yaşıyor, AKP'nin hayırsever işadamı Reza Zarrab'ın, İran'da idama mahkum olan Babek Zenjani'yle Türkiye'de dağıttığı 8.5 milyar dolar rüşvetin 50 küsur milyon dolarını alan, üstüne yüzbinlerce dolarlık rüşvet saati gururla takan Bakan hakkında Amerika'da tutuklama kararı çıkarılıyor, öbür rüşvetçi Bakan, yediği bir diğer Bakan, rüşvetlerini çikolata kutusunun altına saklanmış şekilde teslim alıyor, bir diğer rüşvetçi ayakkabı kutularında milyonlarca dolar saklıyor vs, vs…

Kendileri yırtık çorapla, tabanı pençeli ayakkabıyla, bir tek nikah yüzüğüyle siyasete girip, bu dünyada 10 – 15 yıl içinde Karun gibi zengin olanlar, bizden çaldıkları paraları oğullarıyla sıfırlayanlar, yedi sülaleleriyle ve yandaşlarıyla birlikte afiyetle yiyenler, Türk çocuğuna öbür dünyada sonsuz zenginliği vadediyorlar, daha doğrusu bu vaatlerine kanacak şekilde çekirdekten yetişsin istiyorlar. Sorma, sorgulama, merak etme, öğrenme, şüphe etme, itiraz etme, peki ne yap, biat et ve ibadet et ki sonsuz Cennette yerin garanti olsun çağdışılıklarına inanacak nesiller istiyorlar. Çünkü biliyorlar ki başka türlüsünde işler fena halde sarpa saracak hepsi için…

Her tür suça ve rüşvete bulaşan, aşırı zenginleşen AKP'liler, bütün güçleriyle Anayasa'ya aykırı olarak dini eğitimi güçlendirmek istiyorlar. Kendilerini her tür zenginliğe, şatafata, itibara layık gören iktidar mensupları, sizin çocuklarınızı ancak imam hatiplere layık görüyor. Çünkü kendileri koca ülkeyi, ülkenin bütün varlıklarını, devlet ihalelerini, en değerli arazilerini, şirketlerini, vakıflarını, koylarını, ormanlarını, madenlerini, limanlarını, hastanelerini parsel parsel zimmetlerine geçirirken, kamu kaynaklarıyla yani bizim paramızla Euro milyoneri, Dolar milyarderi olurken, halkın bunlara fazla kafayı takmaması için öbür dünyaya odaklı yetişmesini ve öyle yaşamasını istiyorlar…

AKP'nin Milli Eğitim düşmanlığı aslında Cumhuriyet düşmanlığıdır. Cumhuriyet'in yetiştirdiği, eşitlik bilinci olan ve yaşa, eğitime, sosyal statüye, zenginliğe, cinsiyete, cinsel tercihe, milliyete, inançlara, etnisiteye, mezhebe vs bakmaksızın, herkesin eşit doğduğunu ve eşit olduğunu içselleştirmiş, özgür düşünen, açık fikirli, kendini dünyanın bu coğrafyasında doğmuş bir vatandaşı olarak gören, Atatürkçü, laik yaşam biçimini benimsemiş, çağdaş dünyanın değerleriyle insanı ve bugünü algılayan, bireyi yani insanı, insanın yaşama hakkını kutsayan, varoluşuna bu dünyada anlam bulan insana düşmanlar…

Nasuh Mahruki
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp