Reklamsız Sözcü
NEDİM TÜRKMEN

Son gün 7 Eylül…

25 Temmuz 2017

Son dört gündür gerek bu sütunlarda ve gerekse gazetemizin ekonomik sayfalarında, Emlak Vergisi'nde 4 yılda bir belirlenen arazi ve arsa asgari birim değerlerinde; takdir komisyonlarınca yüzde 700'lere varan artışlar yapıldığı konusunu ve Emlak Vergisi mükelleflerinin neler yapmaları gerektiğini ayrıntılı bir biçimde, Sözcü okurlarının dikkatine sunduk. Bugün çok kısa bir özet yaparak konuyu tamamlamış olacağız.

DAVA AÇMAKTAN BAŞKA ÇÖZÜM YOK

Emlak Vergisi mükelleflerinin, Emlak Vergisi'ne tabi arsa, arazi ve gayrimenkullerinin bağlı bulundukları muhtarlıklardan asgari birim değer tespitine ilişkin takdir komisyonu kararlarını tebliğ almaları yapmaları gereken ilk iştir.

TEK KİŞİNİN DAVA AÇMASI YETERLİ…

Bu tebliğden itibaren yapılması gereken ikinci iş; 30 gün içinde Vergi Mahkemesi'nde söz konusu takdir komisyonu kararlarının “nedensiz ve fahiş artış” gerekçesiyle iptali için dava açmaktır. Bu davayı aynı mahalle, aynı cadde ya da aynı sokakta oturan tek bir kişiye açtırarak da takdir komisyonu kararını iptal ettirmek mümkündür. Bu durumda takdir komisyonlarının yeniden belirledikleri asgari birim değerlerden aynı mahalle, aynı cadde ve aynı sokakta bulunan emlak vergisi mükelleflerinin de yararlanabileceğinin altını çizmemiz gerekmektedir.
Dünkü yazımızda dava açma süresinin sonunun, adli tatil nedeni ile eylül ayının ilk haftası şeklinde yazılması gerekirken son haftası olarak yer almıştır. Emlak Vergisi Mükelleflerinin adli tatili dikkate aldığımız da; en son dava açabilecekleri tarih 7 Eylül 2017'dir. Bu tarihe kadar dava açılmaması durumunda; nedensiz ve fahiş olarak takdir edilen değerler dikkate alınarak Emlak Vergisi ödeyeceğinizi unutmayınız.
Emlak Vergisi mükelleflerine, dava sürecinin bir an önce sonuçlanması açısından adli tatilin bitimini beklemeden davalarını açmalarını öneririm.

MALİYE BAKANLIĞI NEDEN DEVREYE GİRMİYOR?

Maliye Bakanlığı Vergi Usul Kanunu uyarınca Emlak Vergisi'ne ilişkin değer tespitleri yapan takdir komisyonları ile ilgili tek belirleyici kurum olmasına, yayımladığı Emlak Vergisi İç Genelgelerine uyulmamasına rağmen, bu konuda denetim yapıp, eksiklik ve yanlışlıkları neden düzelttirmediği kamu oyununun merak ettiği bir konudur. Takdir komisyonlarınca belirlenen asgari birim değerler sadece Emlak Vergisi'ni ilgilendirmemekte, tapu harcı, gelir ve kurumlar vergisi matrahını da ve dolayısıyla da bu vergi tutarlarını direkt etkilemektedir. Dolayısıyla Maliye Bakanlığı bu sorunu çözmek zorundadır.

Tek suçlu belediyeler mi?

Türkiye'de Emlak Vergisine tabi arsa, arazi, konut ve işyerlerine ilişkin belirlenen Emlak Vergi değerlerinin genellikle yıllar itibarıyla piyasa rayiçlerinin altında olduğu muhakkaktır. Yeni seçilen bir belediye başkanı, bu rakamları rayiçlere uygun hale getirmeye kalktığında yüzde 700'e varan büyük fahiş rakamlar çıkabilmektedir. Ancak bu istisnai bir durumdur. Bu yıl yapılan asgari birim değer tespitlerini, belediyelerin vergi alma iştahı belirlemiştir. Vatandaşlarımız hiç telaş yapmasın, konuyu Vergi Mahkemeleri'ne taşıdığınızda hiçbir belediyenin yüzde 200'den başlayıp yüzde 700'e varan artışları, objektif kriterlere dayandıramayacağını göreceksiniz.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more