Reklamsız Sözcü
HÜSNÜ MAHALLİ

‘Atatürk demişti’

11 Mayıs 2018

Başta bölge ülkeleri olmak üzere dünyada herkes 24 Haziran seçimleriyle ilgileniyor.
Az ya da çok.
Herkesin kendine göre bir gerekçesi var.
Hafızamızı yoklayalım:
Haziran 2004'te ABD'nin Sea İsland kasabasında toplanan BOP zirvesinde Türkiye, Yemen ve İtalya ile birlikte Demokrasi Komitesi'nin Eş-Başkanı seçilince AKP ve lideri Erdoğan herkesin ilgi odağı olmuştu.
Batı'ya göre demokratik, laik ve Müslüman Türkiye'de Müslüman Kardeşler kökenli AKP Müslüman ülkeler için örnek bir model olabilir.
Herkes el ele verip bu modelin başarılı olması için çalışmaya başladı.
Türkiye herkesin ilgi odağı haline getirildi.
Başta Aşk-ı Memnu olmak üzere Türk dizileri Arap ülkelerinde izlenme rekorları kırıyordu.
Bu dizilerin hiç birinde ‘İslami motif ve söylem' yoktu.
İran ve Arap ülkelerinden milyonlarca insan Türkiye'yi tanımak için turist olarak bu ülkeye gelmeye başladı.
AKP başta Suriye olmak üzere bölgenin tüm ülkelerine yakın ilişki kurup pozitif etnik ve mezhepsel söylemleriyle herkese dostluk elini uzatınca Türkiye ve dönemin Başbakanı Erdoğan bölgede ve dünyada büyük saygınlık ve prestij kazandı.
2011'e kadar.
‘Arap Baharı'yla birlikte Batı, AKP modelini bölge ülkelerine kopyalamaya çalışınca Türkiye'de Osmanlı ruhu yeniden canlandı ve ‘Stratejik Derinlik'in zekasıyla saltanat ve hilafet senaryoları konuşulmaya başlandı.
AKP esen rüzgara göre yelken açınca Arap ve Müslüman alemindeki tüm İslamcılar Türkiye'yi yeni ‘Kıble' olarak bellediler.
Böyle bir tercih AKP'nin hoşuna gitti ve giderek İslamcılaşmaya başladı.
Dışarda ve içerde.
Hikayenin özeti bu.
Bugün geldiğimiz nokta bunu açıklıyor.
24 Haziran seçimlerine bu açıdan bakmak gerekir.
Başta Suriye, Mısır, Tunus, Libya, Pakistan, Afganistan  ve Irak olmak üzere her yerdeki İslamcılar bu seçimleri çok önemsiyor.
AKP kazanırsa büyük moral bulup mücadeleye devam edecekler.
Ilımlı, radikal, silahlı, silahsız ama daha önemlisi ideolojik.
AKP kaybederse hepsi yenilmiş olacak.
Çok örnek var ama bir teki yeter:
Suriye'nin kuzeyinde TSK'nın kontrol ettiği bölgede radikal-ılımlı en az 100 bin silahlı militan ve aileleri ne olacak?
Her şeylerini şu anda AKP yönetiminde Ankara karşılıyor.
AKP kaybederse bölgede tüm İslamcılar oturup kendilerini sorgulayacak.
Kaldı ki bazıları bu sorgulama işini 17-25 olayı, Suriye müdahalesi ve son olarak iki İslamcı grup AKP -Feto çatışmasından bu yana yapıyordu.
Batı'nın hatta Rusya ve Çin'in İslamcılarla ilgili olarak hesaplarını unutmamak gerekiyor.
Vahabi ideolojisiyle Suudi parasını çok iyi değerlendiren ABD her zaman İslamcıları kullandı kullanıyor.
Kaide, Taliban, El-Elşabab, Boko Haram, IŞİD, Nusra, ÖSO ve benzeri yüzlerce silahlı örgüt.
Dünyanın her tarafında binlerce cami, okul, dernek, tarikat, cemaat, parti, profesör, gazeteci ve çeşit çeşit oluşumların arkasında hep ABD gücü ve Suudi parası oldu ve var.
Gelelim başka büyük ülkelere:
Çeçenler'den dolayı Rusya Uygur Türk'ünden dolayı Çin, BOP'un İslamcılarından çok tedirgin.
Başkalarının da çeşit çeşit hesabı var.
İşte bu nedenle herkes 24 Haziran seçimlerini yakından izliyor ve olası sonuçlarıyla ilgili hesap kitap yapıyor.
Türkiye çok önemli bir ülke.
Bu ülkenin siyasal tercihleri ve dış tutum ve davranışları  herkesi yakından ilgilendiriyor.
Başta muhalefet adayları olmak üzere herkes bu anlayış ve bilinçle hareket edip seçim sürecine etkin katkı sağlamalıdır.
Harika bir Türkiye  yaratmak sizin elinizde.
Kendi içinde kavgasız ve çevresiyle barışık bir Türkiye'yi hiç kimse tutamaz.
Ne demiş Gazi Mustafa Kemal:
‘Yurtta Sulh Cihanda Sulh'.
Müthiş dört sözcük.
Anlayana değerini bilene.

sozcu-banner-1

Merakla beklenen Yılmaz Özdil'in son kitabı "Mustafa Kemal" Plus abonelerine hediye.

Hüsnü Mahalli
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more