Sözcü Plus Giriş
EGE CANSEN

Patronu değil firmayı kurtar

21 Temmuz 2019

Döndük dolaştık yine devlet eliyle batık “firma/şirket” kurtarmaya geldik. Meslek hayatımın önemli bir kısmı, şirket kurtarma operasyonlarını yönetmekle geçmiştir. Dolayısıyla bu mesele gündeme gelince, bir hayli karmaşık bir süreç olan firma kurtarmanın teori ve pratiğini anlatmak ihtiyacı hissediyorum. Nitekim Perşembe günü de bu konuyu işledim.
Şirket kurtarma, amaç bu olmasa da netice itibarıyla “patron kurtarmayı” da içerir.  Bu yüzden vatandaş, firma kurtarma girişimlerine şüpheyle bakar. Aynı gerekçeyle, halkın hislerine tercüman olan gazeteciler de, şirket kurtarma operasyonlarına karşı çıkar. Olayı, vergi verenlerin (istisnasız herkes dolaylı vergi verir) cebinden para alıp, bunu zengin patronların cebine koymak diye görür. Hatta “Patron kurtarmayı bırakın, işsiz ve gelirsiz kalmış insanları kurtarın” diye yazılar yazar. Gazeteciler tamamen de haksız değildir. Çünkü kendi hatasından bile kâr çıkaran çakal patronlar da maalesef vardır.

HER BATIK ALACAĞIN ARKASINDA BİR BATIK FİRMA VARDIR

Firma kurtarma mevsiminin yaklaştığının öncü göstergesi, bankaların “batık alacaklarının çoğalmasıdır”. Batık alacağın alafranga adı NPL (non performing loan) yani “baygın kredi”dir. Aslında borçlar değil, borçluları baygındır. Borçlusu kendine gelince, baygın “alacak/borç” canlanır.
NPL'lerin bir kısmı, borçlusu gibi “ne yaşar, ne yaşamaz” haldedir. Yani zombidir. Konkordato denilen “suni teneffüs”  veya “aletli yaşam destek” sürecine geçilmeden, borçlu firmanın sadece baygın mı, yoksa zombi mi olduğu saptanmalıdır. Ölü firmayla kurtarma anlaşması yapılmamalıdır.
Firma kurtarmanın amacı, firmayı kurtararak ekonomiyi iyileştirmektir. Çünkü her iyi firma bir ulusal servettir. Üstelik batık alacakları artınca, bankaların kendisi zora girer. Bankalar acze düşünce, halkın mevduatı tehlikeye girer. Halkın mevduatı tehlikeye girince, ödemeler sistemi çöker, ekonomi felç olur.

BORÇLARI DEĞİL, FİRMAYI YENİDEN YAPILANDIR

Çok yanlış bir şekilde, batık alacak sorunu, alacaklar (borçlar) yeniden yapılandırma (faiz indirme, vade uzatma, anaparayı kısmen silme) ile çözülür sanılmaktadır. 400 milyar liraya ulaştığı açıklanan batık alacakları, bunların borçlusu firmaları rehabilite etmeden, yeniden yapılandırmak işe yaramaz. Batık firmalar “sermaye hasılası”, “sermaye maliyeti”nin üstüne çıkınca yüzmeye başlar.
Bunun için “ciro/bilanço” hızı artırılmalıdır. Patronlar bu sonuca, ciroyu artırarak ulaşmak ister. Bu imkansızdır. Üstelik borcu da büyütür. Öncelikle yapılması gereken şey “firma küçültme” (down-sizing) yoluyla bilançoyu küçültmektir. Küçülme, düşük marjlı işlerden çıkıp, atıl kalan varlıklar satılarak sağlanır.
İş hayatında nihai amaç büyüme olsa da, küçülerek dengeye gelmeden, büyümeye heves edilmemelidir. Buna “back to future” denir.

ÖNEMLİ UYARI: Kurtarmayı yönetenler, operasyona başlamadan önce patronların hisselerini mutlaka rehin almalıdır.

Son söz: Kurtarmamanın bedeli, kurtarmaktan yüksektir.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more