Sözcü Plus Giriş
EGE CANSEN

Yeni bir hikayenin kendisi bir hikayedir

2 Haziran 2019

İktisat profesörü Asaf Savaş Akat, bana çok şey öğreten bir dosttur. Kendisiyle 1980 yılında “Banka ve Ekonomik Yorumlar Dergisi”nin yayın kurulunda tanışmıştım. Kemal Kurdaş (1920-2011) kurul başkanımızdı. Kurdaş, Maliye Bakanlığı tarafından bilgi ve görgüsü artsın diye IMF'ye gönderilmiş ve 1956-1960 yılları arasında orada çalışmıştı. O dönemde Latin Amerika ülkelerine IMF adına danışmanlık yapmıştı. 1960 darbesinden sonra Milli Birlik Komitesi tarafından ekonominin başına geçmesi için ülkeye çağrılmış ve Maliye Bakanı olmuştu. Kurdaş'tan sonra 1971'de Dünya Bankası'ndan Atilla Karaosmanoğlu (1932-2013) ve 2001'de de yine Dünya Bankası'ndan Kemal Derviş “ekonomiyi kurtarsın” diye göreve çağrıldı. Esas ününe ODTÜ Rektörü olarak kavuşan Kemal Kurdaş (bizim gibi) bir “cari açık” düşmanıydı. Asaf ve ben, Deniz Gökçe, Taner Berksoy ve Mahfi Eğilmez ile Ekodialog programlarını yaptık. Bugünlerde de Bloomberg'de Barış Esen'in programında boy gösteriyoruz.

TÜRKİYE'YE YENİ BİR HİKAYE LAZIM

Asaf Hoca ile görüntülü bir mülâkat yapılmış. Kendisine şu soru sorulmuş: “Türkiye'nin halen içinde debelenip durduğu ‘devalüasyon-enflasyon-faiz-küçülme-işsizlik' döngüsünden kurtulması için yeni bir hikayeye ihtiyacı var deniyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?” Asaf kendine mahsus hınzır edasını takınarak soruyu şöyle yanıtlıyor: “Bana göre Türkiye'ye yeni bir hikaye lazım diyenler, ‘Cari açığı kapamayı boşverin; krizden çıkmak için, yeniden yüksek miktarda dış borç alıp iç talebi canlandırmaktan başka çaremiz yoktur' diyor. Pek tabii yüklü dış borç almak için de halen sıcak para musluklarını kısmış Batılı bankacıları muslukları açmaya ikna etmeye yarayacak ‘hikaye' anlatmamız lazımdır.” Asaf, “Bu yeni hikayenin kendisi bir hikayedir. Yabancı bankacıların bizim yeniden yüklü dış borç almak için yazacağımız (uyduracağımız) bir hikayeye inanmalarını beklemiyorum” diyerek sözü bağlıyor.

DEMOKRASİ, İNSAN HAKLARI, HUKUK VE EĞİTİM REFORMU

Gazeteci soruyor: “Sizce ekonominin rayına girmesi için demokrasinin eksiksiz uygulanması gerekmez mi?” Asaf, “Lütfen kendisi bizatihi bir amaç olan demokrasiyi araçlaştırmayalım; o zaman demokrasi de inilip binilen bir tramvay olur” diyor. Gazeteci devam ediyor: “Hukuk, insan hakları ve eğitim reformları sağlıklı bir ekonomi için şart değil mi?” Asaf hafiften kızıyor: “Ekonominin ‘bütçe denkliği', ‘ödemeler dengesi', ‘para politikası', ‘kambiyo ve kur rejimi' gibi zor tercih içeren yakıcı başlıkları tartışmak yerine, kimsenin itirazı olmayan sosyal ve siyasi konuları öne çıkarmak, ‘dış borçla, iç talebi canlandırma' arzusundan başka bir şey değildir.”

Son söz: Cari fazla veren ülkenin hikayeye ihtiyacı yoktur.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more