Sözcü Plus Giriş
HÜSNÜ MAHALLİ

Bellek olmayınca!

18 Ağustos 2019

Öncesinde Ağustos 1980'de Irak İran'a saldırmış ve üç hafta sonra da (tesadüf değil) 12 Eylül darbesi olmuştu ama biz 1991'den başlayalım.
Şubat 1991'de 34 ülkenin desteğiyle Amerikalılar Saddam'ı Kuveyt'ten çıkardı.
Saddam'ı 8 yıl İran'la savaştıran Körfez ülkeleri bu savaşın da masrafını karşıladı.
Fırsattan istifade Rahmetli Özal Kuzey Irak'ı Türkiye'ye katmak istedi ve bu amaçla Barzani ve Talabani'ye kırmızı pasaport verdi.
Dönemin Genel Kurmay Başkanı Necip Torumtay ‘Bu iş olmaz' deyince istifaya zorlandı.
O sıra Özal'ın danışmanlığını yapan ‘Evet ama yetmezci' Cengiz Çandar AKP ile arası bozulunca İsveç'e kaçtı. Özal  sonrasında Demirel ve Erbakan'ın da danışmanlığını yapan İlnur Çevik 2017'de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın danışmanı oldu.
Özal'ın daveti üzerine gelen Çekiç Güç içindeki Amerikalı askerler Diyarbakır ve Pirinçlik üslerine yerleşti.
36.Paralel'in kuzeyinde Kürtleri korumak için 3 aylığına gelen Güç 12 yıl kaldıktan sonra çekip gitti.
Gittiklerinde Irak işgal edilmiş ve Kuzey Irak'ta Kürtler yarı bağımsız olmuştu.
Sırada ikinci hamle vardı.
1 Mart Tezkeresi öncesinde Amerikan askerleri ülkenin her yerine dağıldı.
Limanlar, havaalanları ve kara yolları onlara tahsis edildi.
Adamlar sanki Türkiye'yi işgale gelmişti.
Tezkere'nin çıkacağından çok emindiler.
Henüz başbakan olmayan Erdoğan Aralık 2002 Washington ziyaretinde Başkan Bush'a söz vermişti.
Ama TBMM CHP ve 80 AKP'li vekilin oyu ile Tezkere'ye ‘Hayır' dedi.
Amerikalılar kızarak gitti ama intikamları çok acı oldu.
20 Mart'ta Irak'ı işgal eden Amerikalılar 4 Temmuz'da 11 Türk askerinin kafasına çuval geçirdi.
Ankara'da sesini çıkaran olmadı.
Haziran 2004'te BOP'da Eş-Başkan olduk.
Yahudi lobileri cesaret madalyaları verdi.
Sonrasında orduyu dağıtma operasyonu başladı:
Ergenekon, Balyoz, Casusluk ve bilumum Fetö'cu kumpas.
En sonunda 15 Temmuz iğrenç darbe girişimi.
Tezkere'ye dönelim.
11 askerin kafasına çuval geçiren ve daha sonra ABD Merkez Kuvvetler Komutanı ve CİA Başkanı olan General David Petraeus ve ABD Kara Kuvvetleri Komutanı olan General Raymond Odierno birçok kez Ankara'ya geldi ve her seferinde en üst düzeyde ve resmî törenlerle karşılandılar.
29 Ocak 2015'te Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hulusi Akar'ı Washington'da karşılayan Odierno Akar'a ‘Suriye konusundaki tutumu ve Türkiye ile ABD askeri kuvvetlerinin iş birliğine sağladığı katkıdan' dolayı liyakat nişan taktı.
Peki üç ay öncesinde ne olmuştu?
IŞİD'le savaşan YPG/PKK'lılara yardım etmek amacıyla Iraklı Peşmergeler 1 Kasım 2014'te karadan Habur ve havadan Urfa'ya gelerek Suruç üzerinden Kobani'ye geçtiler.
O zaman Ankara'nın PYD ve PKK ile arası çok iyiydi.
O zaman AKP çok sevdiği PYD lideri Salih Müslim'i Ankara ve İstanbul'da misafir ediyor ve  Esad'a karşı ayaklanmasını istiyordu.
Şimdi Urfa yine gündemde.
Şimdi Kobani yine gündemde.
Şimdi Hulusi Akar Savunma Bakanı ve ordunun en yetkili kişisi.
1 Mart Tezkeresi'ni geçiremeyen AKP Genel Başkanı Erdoğan şimdi artık Cumhurbaşkanı ve ülkenin tek hakimi.
Güvenli Bölge için önceki gün Urfa'ya gelen ABD'nin Avrupa Kuvvetleri Komutan Yardımcısı Korgeneral Stephen Twitty ise tam bir baş belası. Adam 1991 Kuveyt, 1999 Kosova, 2001 Afganistan ve 2003 Irak işgallerine katılmış.
Yani ‘işgal uzmanı'!
Şimdi de Fırat'ın doğusundan sorumlu.
Kobani'yi ziyaret eden diğer Amerikalı komutanlar gibi yakında o da PYD/YPG komutanlarıyla oturur ve Kuzey Suriye'de özerklik ya da federal bir Kürt bölgesi için anlaşır.
O bölge şimdi zaten var ve bunun sorumlusu AKP'dir.
Yani 2011'den bu yana devam eden Arap Baharı ve özelinde Suriye politikası.
Belleğimiz Kuzey Irak'ta.
Bakalım İran'ın batısına sıra ne zaman gelecek?
Sonrasına dilim varmıyor!

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more