Sözcü Plus Giriş
SERPİL YILMAZ

Dünya Göz Hastanesi’ni de Ziraat mi kurtaracak?

19 Aralık 2019

1 – Dünya Göz Hastanesi'ni de Ziraat Mi kurtaracak?

Ziraat Bankası'nın şimdi de Dünya Göz Hastanesi'nin 200 milyon dolarlık kredi borcunu temizleyip karşılığında hisse satın alacağı iddia ediliyor.

Simit Sarayı'ndan sonra gözler Dünya Göz Hastanesi'ne çevrildi. Ziraat GSYO, Dünya Göz Hastanesi'nin Ziraat Bankası'na olan 200 milyon dolarlık kredi borcunu temizleyip, karşılığında hisse satın alacak… Hisselerinin yüzde 100'ü Ziraat Bankası'na ait olan Ziraat Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı'nın (GSYO) ilk kurtaracağı şirket Simit Sarayı olmayacaktı aslında.

Kurtarılacak şirketlerin başında Dünya Göz Hastanesi geliyordu. Nasıl olduysa Simit Sarayı dosyası öne çekildi.

Eray Kapıcıoğlu'nun Yönetim Kurulu Başkanı olduğu Dünya Göz Hastanesi'nin çeşitli bankalara olan 200 milyon dolarlık kredi borcu yapılandırıldı.  Hepsi Ziraat Bankası'na yüklendi. Bundan 6 ay önce Dünya Göz Hastanesi'nin bağımsız denetim raporu (audit report) çıktı. Şirketin röntgeni çekildi.

1996 yılından 2004 yılına kadar kendi mecrasında akıp giden hastane birden hamle yapmaya başladı. Yurtiçinde açtığı hastane sayısı 20'yi geçti…

2009 yılında 30 milyon doların üzerinde yatırımla Ankara'da en lüks hastanesini açtı. 15 bin kapalı alanı olan 18 katlı binanın mülkü Ziraat Bankası'na geçti.

Kapıcıoğlu; 2010 yılında National Bank of Kuwait'e bağlı NBK Capital'e sattığı Dünya Göz Hastanesi'nin yüzde 30 hissesini 3 yıl sonra geri aldı.

“Borç yiğidin kamçısıdır” diye boşuna söylememiş atalarımız! Bundan 6 ay önce hazırlanan denetim raporunda zincir hastane grubunun en yaldızlı tarafı parlatıldı. Yurtdışında yalnızca göz sağlığına odaklanan 4 hastane açmıştı.

İlk yurtdışı hastanesi 2015 yılında Almanya'nın Frankfurt kentinde hizmete girdi. Onu Hollanda'nın Amsterdam ve son olarak 2018 yılında da Azerbaycan'ın Bakü hastanesi izledi.

İSTEYENLERE VERMEDİ

Bir yılda yurtdışından gelen 80 bin hasta, Dünya Göz Hastanesi'nde tedavi gördü. Her bir yabancı hasta için Sağlık Bakanlığı'nın sağladığı sağlık turizmi teşviğinden yararlandılar. Kapıcıoğlu'nun hedefinde Londra'da, Belçika'da, Bulgaristan'da da hastane yatırımları vardı. Kapıcıoğlu bir yandan bankalardan kredi kullanmayı, öte yandan kapalı alanı 12-15 bin metrekareden az olmayan büyük hastane yatırımlarını yapmayı sürdürdü.

Dünya Göz, 2016'nın sonunda şirketin toplamda 430 milyon lira borcu bulunduğunu ve borçlarını ödemek için gayrimenkul ve hisse satışına gitmeyi planladıklarını açıkladı.

Aynı yıl bankalar ile sürdürdüğü (borç) yeniden yapılandırma çalışmalarında; varlık ve hisse satış işlemlerini de kapsayan “kredi koşulları mutabakat anlaşması”nın ana bankalar ile beraber imzalanarak yürürlüğe girdiğini duyurdu. Grup, 2017 yılına gelindiğinde yaklaşık 800 milyon TL'lik borç yüküyle karşı karşıyaydı… Bugün 200 milyon dolara ulaşan borcunun, TL karşılığının 1.5 milyar olduğunu söylemek yanlış olmaz. Kapıcıoğlu, Dünya Göz'ü Katarlılar istedi vermedi, Suudi Arabistan sermayesi istedi vermedi… ABD'li bir fona hisse satacaktı, adamlar vazgeçti!

Yüzdürdüğü borçları Ziraat Girişim'e park etti. Ziraat Girişim'in Dünya Göz hisselerini devralması gecikirken, ortaya bir dedikodu da atıldı. Şehir hastanelerinin zararda olduğunu itiraf eden Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın hastane zinciri Medipol ile Albayrak Grubu alıcı olarak kapıda bekliyormuş…

Koca, geçtiğimiz günlerde muhalefet ile aynı cümleleri kurunca şaşırtmıştı.

Doğrudan yabancı semaye yatırımları düşüyor, şirketlerin kredi yükü bankaların bütçesini zorluyor.

Bankaların bilançolarında artık TL yerine binalar görebiliriz!

2 – Simit Sarayı'nı halk veto etti

Yüzde 51'lik hisse devrini 12 Aralık tarihinde açıklayan Rekabet Kurumu, duyuruyu web sitesinden apar topar kaldırdı.

Son 10 gündür memleket Simit Sarayı'nın kamu kaynağı ile kurtarılmasına isyan ediyor, memlekette uçan kuşu kendisine bağlayan Sayın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan lütfediyor, gazetecilerin sorusu üzerine bu hisse devrini “Tasvip etmiyorum” açıklamasını yapıyor. Termik santrallerin baca filtre takma zorunluluğunun 2.5 yıl ertelenmesi yasa teklifini veto etmesi gibi bir olay yaşadık!

Sevinmedim değil.

Halkın parasının, Türkiye'nin rekabet gücünü artırmaya katkısı olmayacak şirketi kurtarmak için kullanılması önlendi…

Acı olan; devletin bağımsız düzenleme ve denetleme kurumu Rekabet Kurumu'nun satışı onaylamasına ramak kala devletin tepki vermesi…

Bu köşeden 10 Aralık'ta Simit Sarayı hisselerini, Ziraat Bankası'nın yüzde 100'üne sahip olduğu Ziraat Girişim'in alacağını yazdık.

12 Aralık'ta Rekabet Kurumu da, “kurtarmayı” doğrulayan açıklamayı yaptı.

Kurumun “devralma” nitelikli durum açıklamasında aynen şu metin yer alıyordu:

“İşlem kapsamında mevcut hissedarlar arasında yapılacak hisse devirleri ile hedef şirket olan Simit Sarayı Yatırım A.Ş.'nin sermayesini temsil eden payların yaklaşık 20.706.000 adedi Kavukcu Yapı San. İnşaat Turizm ve Tic. A.Ş. tarafından alıcı konumunda bulunan Ziraat Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı A.Ş.'ye devrine, eşzamanlı olarak sermaye artırımına ilişkin yapılacak genel kurul neticesinde, alıcının ihraç edilecek emisyon primli payları iktisap etmesi suretiyle hedef şirketin sermayesini temsilen payların toplam yüzde 51'ini elde etmesine ilişkindir.”

HEDEF ŞİRKET

Rekabet Kurumu ne güzel isim takmış “Simit Sarayı”na; “hedef şirket”…

Evet kamuoyunun ciğerini yakan hedef şirket!

Bir kamu bankası simit dükkanlarının ortağı oluyordu az kalsın…

Erdoğan'ın “Bunu duyduğum anda genel müdürümüzü aradım. Genel müdürümüz, ‘Bir ara gündeme geldi ama böyle bir şeyi şu anda düşünmüyoruz' dedi. Zaten Ziraat Bankası değil, Ziraat Bankası'nın girişim sermayesi şirketi. O tablo şu anda bu seyirde” sözleri, finans yönetiminin zavallı halini ortaya koyuyor.

“Bir ara” ne demek!

Bir hafta önce Rekabet Kurumu'na başvurmuş ya ey müdür!

Ziraat'in her kuruşu halkın parası.

Akbank'tan leasing (uzun vadeli kiralama) ile 11 milyon dolara aldığı özel uçağın bile 2.5 milyon dolar borcu duruyor.

Kavukcu'nun ayakları, şirketini tutmak için yere basamamış!

Ziraat'in ipine sarılacağına, uçağını satmakla küçülmeye başlasaydı, değil mi?

Yok… Güveniyor. “Nasıl olsa kurtarırlar” diye kendine öyle bir güveniyor ki…

Erdoğan'ın “Tasvip etmiyorum” açıklamasıyla eş zamanlı olarak Rekabet Kurumu'nun web sitesinden “devralma” duyurusu kaldırılmış.

Hafizalarımıza da bir “temizleme” programı yüklerlerse mesele unutulur gider: Zannediyorlar!

ERDOĞAN: TASVİP ETMİYORUM

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cenevre'de gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan, Ziraat Finans Grubu'nun Simit Sarayı'nın yüzde 51'ini satın almak için Rekabet Kurumu'na başvurması hakkında sorulan bir soruya “Bunu tasvip etmem. Duyar duymaz genel müdürümüzü aradım. Genel müdür ‘Konu gündeme geldi ancak düşünmüyoruz' dedi” şeklinde yanıt verdi. Erdoğan, “Sizin tasvip etmediğiniz bir şey mi?” sorusuna şöyle yanıt verdi: “Benim bunu tasvip etmem mümkün değil. Geçmişte kamu bankalarının görev zararı olayları sebebiyle nasıl battığını hatırlayın. Bütün kamu bankaları görev zararı adı altında çökertilmişti. Biz geldik, önce kamu bankalarımızın tamamını görev zararlarından kurtardık. Şu anda Ziraat sadece ulusal değil, uluslararası alanda önde gelen bankalardan bir tanesi. Halkbank da, Vakıfbank da öyle. Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün Vakıfbank'ta belli bir oranda hissesi var. Yeni atılan adımla Vakıflar Genel Müdürlüğü bundan sonra hizmet etmede büyük bir imkana sahip olacak. Yatırımlarını vakıf hizmetlerinde daha etkin gerçekleştirecek.”

Kavukcu ‘Ziraat' kelimesini kullanmadan cümle kurmuş!

Son 10 gündür kulağının üstüne yatan Abdullah Kavukcu, Erdoğan'ın “Tasvip etmiyorum” açıklamasından sonra lütfedip kamuoyunu aydınlatmış. Açıklamasını “Ziraat” kelimesini kullanmadan tamamlamayı başarmış! Yabancı fonlarla görüşmelerin sürdüğünü belirtiyor. Bankalara kredi borcunun 500 milyon dolar düzeyinde olmadığını söylüyor. Ortadaki ceset bu. Şimdi Ziraat Girişim, hangi rakamı esas aldıysa açıklamalı.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more