Sözcü Plus Giriş

Cumhuriyet, halk çocukları rejimidir

37 yaşında Türkiye’nin en büyük ilçelerinden Beşiktaş’a belediye başkanı seçilen CHP’li Rıza Akpolat, 29 Ekim arifesinde Cumhuriyet’i böyle niteledi.

Hande ZEYREK
Güncellenme: 11:29, 03/10/2020
Cumhuriyet, halk çocukları rejimidir

Pek çoğumuz 2019 yerel seçimlerinde tanıdık Rıza Akpolat'ı. 37 yaşında Beşiktaş Belediyesi'ne başkan olduğunda kim olduğu daha da merak edildi. Siyasete 14'ünde başladığını, çok iyi bağlama çalıp, türküler söylediğini anlatan Akpolat, SÖZCÜ HaftaSonu için bilinmeyen yönlerini ve ‘artık büyük bir aileyiz' dediği Beşiktaş için yapacaklarını sıraladı…

Belediye başkanı kimliğini çıkardığında kendini nasıl tanımlar Rıza Akpolat?

Bu sorulduğunda hep Nazım Hikmet'in kendi otobiyografisini yazdığı şiiri “Ve on dördümden beri şairlik ederim” aklıma gelir. 1982 yılında İstanbul'da doğdum, Nazım on dördünde şiire başlamış ben de on dördümde siyasete başladım. Elbette okulu ihmal etmedim. Kamu Yönetimi'nden mezun olduktan sonra farklı alanlarda eğitim çalışmalarımı sürdürdüm.

İSTANBUL TARİH YAZDI

Siyasete ilk adımınız nasıl oldu?

Atatürkçü, Cumhuriyetçi ve sol geleneği kendi içinde bütünleştiren bir ortamda büyüdüm. Babam CHP'de yöneticilik yaptı. Sokaklarında bayrağını astığım partimin en saygın görevlerinden ve sorumluluklarından birini yerine getiriyorum. Cumhuriyet bir halk çocukları rejimidir… Çünkü “kimsesizlerin kimsesi” olduğu için biz bugün bu görevlerdeyiz… Yaşamımızın çok büyük bir bölümü AKP'nin yerel ve genel iktidarında geçti. Kurmak istedikleri düzenin yapı taşlarını İstanbul'da döşediler ve biz de buna karşı mücadele ettik.  23 Haziran'da İmamoğlu ve İstanbul halkı tarih yazdı. Demokrasiye, hukukun üstünlüğüne, halkın iradesine yönelik tarihi bir sahiplenmeye tanıklık ettik. Şimdi büyük bir azim ve kararlılıkla halkımıza hizmet etmenin onurunu yaşıyoruz…

AVRUPA'YA ÖRNEK OLDUK

Yaş ortalaması yüksek bir ilçe Beşiktaş. Sizin genç bir belediye başkanı olmanız avantaj mı?

Bence avantaj. Artık bir aile oluyorsunuz ve sizi kendi çocukları gibi görüyorlar. Balkonlarından, camlarından oğlum diye sesleniyorlar. Bana olan sevgi ve güvenlerini asla boşa çıkarmayacağım. Ancak Beşiktaş yoğunlukla gençlerin yaşamlarını geçirdikleri bir yer. Günlük nüfusu 2.5 milyon.

Pandemi süreci belediyecilik hizmeti açısından neleri değiştirdi?

İki milyon ayni yardım (hijyen kiti – destek paketleri, yemek, hasta bezi vs.) yaptık. ‘Dost Eller Mutfak' hizmetiyle ihtiyaç sahibi ve ileri yaştaki komşularımızın evlerine sıcak yemek hizmeti vermeye başladık. Bir grup markette Dayanışma Askısı uygulamasını başlattık. İşyerini kapayan esnafımızdan ‘işgaliye bedeli', öğrencilerimizden yurt ücreti ve kreşlerimizdeki çocuklarımızdan kreş ücreti almadık. Sağlık çalışanlarına 185 yatak kapasiteli yurt tahsisi gerçekleştirdik. Belediyemiz koranavirüs mücadelesi ile dünyanın önemli organizasyonlarından OECD tarafından dünyaya örnek gösterildi. Eşitlik Evde Başlar Kampanyası'na ayrıca dikkat çekildi. Koronavirüse karşı yürüttüğümüz etkin mücadele ve hizmetler Avrupa Şehirler Birliği olarak adlandırılan EUROCITIES'in web sayfasında geniş yer buldu.

COŞKUYU YAŞATACAĞIZ

Beşiktaş Cumhuriyet Bayramı'nın en coşkulu kutlandığı ilçelerden biridir. Önümüzdeki 29 Ekim'de nasıl bir kutlama planlanıyor?

Büyük Atatürk ülkemizin kuruluş ve kurtuluş mücadelesinin ilk adımını Beşiktaş'tan attı. Farklı etkinlikleri sosyal medya üzerinden halkımıza ulaştıracağız ve o büyük coşkuyu birlikte yaşayacağız. Ancak SÖZCÜ okurlarına şunun müjdesini vermek isterim. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına girerken Beşiktaş Belediyesi olarak kültürel, sanatsal ve entelektüel olarak hazırlıkların merkezi olacağız. Bugünden çalışmalara başladık.

Başkan Akpolat, eşi Derya Hanım ve kızları Duru ve Deren ile birlikte.

FIRSAT YARATARAK AiLEMLE BOLCA ZAMAN GEÇiRiYORUM

Evli iki çocuğunuz olduğunu biliyoruz. Kaç yaşındalar?

Duru 8 yaşında, Deren 5 yaşında. İkisi de Beşiktaşlı (Gülüyor)…

Başkanlık görevi aile ilişkilerini nasıl etkiliyor?

Şuna inanıyorum, muazzam bir sevgi ve asla ihmal edilmeyen sorumluluklar sağlıklı bir yuva için vazgeçilmezdir. Büyük bir ailede ve sevgi dolu bir ortamda büyüdüm. Aynı atmosferi şimdi de yaşıyorum. Fırsat buldukça değil fırsat yaratarak ailemle ilgileniyorum. Elbette eşim Derya'nın her alanda katkısı benim için paha biçilmez ve hayati değerde. Ama artık büyük bir ailem olduğunu biliyorlar ve bunun anlayışını fazlasıyla gösteriyorlar.

Maçlara gidiyor musunuz?

İlkokulda babamın muhasebecisiyle ilk defa Beşiktaş maçına gitmiştim. Gençlik yıllarımızda Çarşı maceramız başladı. Çarşı'da arkadaşlarla buluşup marşlarla, sloganlarla stada yürüyorduk. Pandemi bittiğinde en çok yapmak istediğim işlerin başında da maça gitmek geliyor.

MÜTEVAZI OLMAYACAĞIM İYİ BAĞLAMA ÇALARIM

“Sadece iyi bir dinleyici değilim ve bu konuda mütevazı da olmayacağım (gülüyor) çok iyi bağlama çalarım. Ben radyoda, pikapta, teypte Aşık Veysel, Mahsuni Şerif, Neşet Ertaş çalınan bir evde büyüdüm. Ozanların, aşıkların geleneği, sazı sözü çok erken yaşlarda ruhumuza işledi adeta… Onların her sözünde geçen insan sevgisi, toprak sevgisi ve doğa sevgisi benim kılavuzum oldu. O yüzden müziğin hayatımda vazgeçilmez bir rolü var. Ülkemizin hemen hemen her yöresine ait halk oyunlarını bilir ve oynarım. Müziksiz bir hayat olmaz.”

Yayınlanma Tarihi:06:00,
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more