Sözcü Plus Giriş

RTÜK’ün ekran karartma kararı yargıda

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından alınan kararla Halk TV ve TELE 1’e verilen “5 gün ekran karartma” cezası yargıya taşındı. RTÜK’ün CHP kontenjanından seçilen üyeleri Okan Konuralp ile İlhan Taşcı kararın iptali için mahkemeye başvurdu. Taşçı, “RTÜK’ün doğrudan doğruya basın özgürlüğüne müdahale nitelikli kararlarına yargı denetimi kaçınılmaz oldu” diye konuştu.

14:19 -
RTÜK’ün ekran karartma kararı yargıda

RTÜK'ün CHP kontenjanından seçilen üyeleri Okan Konuralp ile İlhan Taşcı, üst kurulun TELE 1 ve Halk TV hakkında verdiği “5 gün ekran karartma” cezasının iptali istemiyle idare mahkemesine başvurdu.

Konuralp ve Taşcı'nın idare mahkemesine verdiği dilekçede, RTÜK üyesi olarak basın özgürlüğü ve düşüncenin yayılması özgürlüğünün güvence altına alınmasının görevleri arasında olduğu vurgulandı.

Taşçı, “RTÜK'ün doğrudan doğruya basın özgürlüğüne müdahale nitelikli kararlarına yargı denetimi kaçınılmaz oldu” dedi.

 “RTÜK'ÜN KARARLARINA YARGI DENETİMİ KAÇINILMAZ OLDU”

RTÜK'ün CHP kontenjanından seçilen üyesi İlhan Taşcı'nın sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, “RTÜK'ün doğrudan doğruya basın özgürlüğüne müdahale nitelikli kararlarına yargı denetimi kaçınılmaz oldu. En son verilen 5 gün ekran karartma kararı 83 milyonun haber alma hakkını ortadan kaldıracağı için yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle idare mahkemesine başvurduk” ifadelerini kullandı.

“5 GÜN BOYUNCA ‘KARARTILMASI' CİDDİ MÜDAHALE”

5 günlük ekran karartma cezasının vatandaşın haber alma hakkına yönelik ciddi bir müdahale olarak değerlendiren Taşçı'nın açıklaması şöyle:

* RTÜK son dönemde aldığı kararlarla basın ve düşünce, ifadenin yayılması ve haber alma hakkına ilişkin dar bir bakış açısıyla hareket ettiğini göstermektedir.

* RTÜK'ün son olarak TELE 1 ve Halk TV'ye verdiği 5'er günlük ekran karartma cezası; salt bu yayıncılara yönelik olarak değerlendirilemeyecek kadar önemlidir.

* Ulusal düzeyde yayın yapan televizyonların ekranlarının 5 gün boyunca ‘karartılması' doğrudan doğruya basın ve düşünce özgürlüğü ile yurttaşların haber alma hakkına yönelik ciddi müdahale niteliğindedir. Dolayısıyla kararlara sadece bu durumdan etkilenen yayıncılar açısından bakılamaz.

* Türkiye'nin özgürlüklere bakışını ve dünyadaki saygınlığının da önemli bir parametre de olacak bu kararların mutlaka ama mutlaka Türk Milleti adına karar veren yargı denetiminden geçmesi bir zorunluluk haline gelmiştir.”

“83 MİLYON YURTTAŞIMIZ İÇİN BU DAVAYI AÇTIK”

Üst Kurul üyesi olarak, görevleri arasında basın özgürlüğü, düşünce ve düşünceni yayılması özgürlüğünün sağlanmasının da yer aldığını belirten Taşçı, “83 milyon yurttaşımız adına bu davayı açtık. Mahkemelerin bu davaya Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında güvence altına alınan basın ve düşünce özgürlüğü çerçevesinde bakmasını umut ediyoruz” diye konuştu.

İLGİLİ HABERBasın Konseyi'nden RTÜK'e Halk TV ve TELE 1 tepkisi!Basın Konseyi'nden RTÜK'e Halk TV ve TELE 1 tepkisi!
Son güncelleme: 14:23 13.07.2020
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more