Sözcü Plus Giriş
ÇİĞDEM TOKER

Köleliğin yeni adı: Kapalı devre çalışma

31 Temmuz 2020

Covid-19, büyük ölçekli bazı işletmeler için altın bir “fırsat”a (!) dönüştü. Hastalanma ile işini kaybetme tehdidi arasına sıkışan işçilere insanlık dışı koşulları dayatma fırsatına. Üstelik bu dayatmayı yaparken, sağlığı ve güvenliği düşünüyormuş havası yaymayı ihmal etmeden.

★★★

Konserve ton balığı üreten Dardanel'in Çanakkale fabrikasında Covid-19 vakalarının artması üzerine, işçiler 14 gün süreyle zorunlu karantina altında çalıştırılmaya başlandı. Dardanel işçileri 9 Ağustos'a kadar fabrikadan ve kendilerine gösterilen zorunlu barınma yeri dışına çıkamayacak.

Fabrikada zorunlu karantina uygulaması kanunsuz.

Ne var ki şirkete bu kapıyı açan da devletin ta kendisi.

Valiliğiyle, il müdürlükleri, belediye başkanıyla, işçilerin temel haklarını sermayenin kârlılığına kurban eden bir karara imza atılıyor.

CHP'Lİ BAŞKANIN İMZASI

Çanakkale Valiliği İl Hıfzısıhha Kurulu'nun Dardanel'e işçileri kapalı devre altında çalıştırmasına onay veren kararın örneği Bianet'te (Sakine Orman imzasıyla) yer aldı. 25 Temmuz tarihini taşıyan vali başkanlığındaki İl Hıfzısıhha Kurulu'nun oybirliğiyle aldığı kararda, Çanakkale'nin CHP'li belediye başkanı Ülgür Gökhan'ın da imzası bulunuyor. Kararın can alıcı cümlesi “Kapalı sistem çalışacak olan işletme personelinin fabrikaya ve sonra izole edileceği yere götürülerek bırakılmasına.”

★★★

Şirketin hisseleri borsada işlem görüyor. Bakın devletten bu kararı aldıktan sonra 27 Temmuz'da yaptıkları açıklamada neler demişler:

Şirketimizin Çanakkale'deki fabrikasında Covid-19 salgınına karşı  çalışanlarımızın sağlığını korumaya yönelik alınan tedbirler sıkı şekilde  uygulanmaktadır. Bu sayede üretim faaliyetlerimizde herhangi bir aksama yaşanmamıştır.

Bundan sonra da üretim faaliyetlerimizde bir aksama yaşanmaması için, bugünden geçerli olmak üzere 14 gün süreyle çalışanlarımızın mesai saatleri dışında da tarafımızca gözetim altında tutulduğu kapalı devre çalışma sistemi tedbir olarak uygulanacaktır.”

★★★

Çalışanların sağlığını düşünüyor gibi yaparken hemen peşinden üretimde aksama yaşanmadığı vurgulanıyor. Dahası, ikinci paragraf yasalarda yeri olmayan angaryanın aleni itirafı: Çalışanların mesai saatleri dışında da gözetim altında tutulduğu kapalı devre çalışma sistemi uygulanacakmış.

ÇALIŞMA KAMPI KANUNSUZ

Hukukçu ve çalışma ekonomisi uzmanı Dr. Murat Özveri kararın hukuksuzluğunu sosyal medya hesabından ayrıntılı olarak açıkladı. Bu bilgiyi görünür kılmak gerekiyor. Özveri, kararın dayandığı iddia edilen Umumi Hıfzıssıhha Kanunu 72. Maddesi'ne göre ‘karantina'nın ancak sağlık merkezlerinde, sıhhi şartları taşıyan merkezlerde veya evlerde uygulanabileceğini vurguluyor. Maddede virüsün görüldüğü işyeri yok.

Kapalı devre çalışma sistemi adı verilen uygulamanın, yasaya aykırı bir biçimde “çalışma kampı kurmak” anlamına geldiğini belirten Özveri, salgın koşullarında işçileri işyerinde çalışmaya zorlamanın can güvenliğini yok saymak olduğunu vurguluyor. Çalışma Bakanlığı'nın bu kararı durdurması gerektiğini belirtiyor. Covid-19'un sermaye için “fırsat” olarak görüldüğünün ilk büyük işareti MÜSİAD'ın izole sanayi bölgelerinden geldi.

Sözün özü, devlet desteğini arkasına alan sermaye şirketleri karşısında, işçileri savunmasız ve güçsüz bırakan uygulamalar yaygınlaşırken, Çanakkale örneğinde olduğu gibi muhalefet partisi yönetimindeki yerel yönetimlerin tutumu ayrı bir önem taşıyor.

Değerli okurların bayramını en iyi dileklerimle kutluyorum.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more