Sözcü Plus Giriş
ÇİĞDEM TOKER

Rönesans’a bu zırh neden?

20 Nisan 2020

Cumhurbaşkanı Erdoğan, cumartesi günü İstanbul Sancaktepe ve Atatürk Havalimanı'nda başlanan iki yeni hastane ile yakında açılması beklenen 2.682 yataklı Başakşehir İkitelli Şehir Hastanesi'ni havadan inceledi.

Ajans haberlerinde fotoğraf ve video da vardı. Bazılarında Erdoğan'ın karşısında, önünde proje görsellerin duran bir “yetkili” de gördük. Gelin görün ki kaynaklarda Erdoğan'ın bilgi aldığı söylenen yetkilinin adı yoktu. Keza, haberde bahsedilen hastaneleri yapan şirketin adı da.

★★★

DHA'nın konuyla ilgili haber videosunu izledim. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sağında İletişim Başkanı Fahrettin Altun, onun karşısında Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın maskeleriyle oturuyor. Erdoğan'ın karşısında yine maskeyle oturan isim Rönesans Holding'in patronu Erman Ilıcak. Cumhurbaşkanlığı logolu görsellerin üzerinde Vaziyet Planı yazıyor.

Erdoğan pencereden görünen inşaat işlerini işaret ederek zaman zaman Ilıcak'a soru soruyor ama kayıtta sadece deklanşör sesleri var.

Onca haberde Ilıcak ile Rönesans'ın adı neden geçmiyor olabilir? Ekibi, Erdoğan varken, karşısındaki “yetkili”nin adını anmayı gerekli görmüyor olabilir. İkinci ihtimal ise yeni hastanelerin yapımına ihalesiz başlanması. Dolayısıyla bu isimlerin verilmesi halinde yeni soruların geleceği bilindiği için baştan önünü kesmek.

Hangi Projeler

Daha önce de yazdım. Rönesans; Cumhurbaşkanlığı Sarayı, Yargıtay, MİT Yerleşkesi, Millet Kütüphanesi, Okluk Yazlık Sarayı'nın yanısıra Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) modeli ile yaptırılan şehir hastaneleri alanında en çok hastane üstlenmiş grup. Adana, Bursa, Elazığ, Yozgat'tan sonra bu hafta da İkitelli Şehir Hastanesi'nin açılması bekleniyor.

Sağlık Bakanlığı, arazisini verdiği bu hastanelerin her birinde ayrı ayrı Rönesans'a kiracı konumunda.

Özel madde Torba'daydı, çıktı

Rönesans, Sancaktepe ve Atatürk Havalimanı yakınındaki hastanelere ihalesiz başladı. (Tıpkı Okluk Yazlık Sarayı gibi).

Oysa yeni yasalaşan son torba kanunda tam bu duruma “uydurulacak” madde vardı.

Meraklısı takip etmiştir. TBMM'ye 62 madde olarak getirilen son torba kanun, 15 maddeye indirilip hızlı bir şekilde geçirildi. İşte o metinde Kamu İhale Kanunu'na eklenen maddeyle, salgın hastalık hallerinde, Cumhurbaşkanı'na kanunun dışına çıkma yetkisi veriliyordu. Cumhurbaşkanı salgın hastalıkta ihalesiz mal hizmet alımı ve yapım işleri için doğrudan bir şirketi görevlendirebilecekti. Alfabedeki 29 harfin bitirildiği “istisna” başlıklı 3. Madde'ye şöyle bir ibare eklenecekti: “veya doğal afetler, kanuni grev, genel salgın hastalık kısmi veya genel seferberlik gibi mücbir sebep hallerinde ihtiyaç olan.”

Ama bu madde torbadan çıkarıldı. Bunun gibi çıkarılan 50'ye yakın maddenin Ramazan Bayramı sonrası tekrar TBMM'ye getirilmesi bekleniyor.

Özet: İstanbul'a yaptırılan iki yeni hastane şu anda hukuki dayanaktan yoksun görünüyor. Aksi ifade ediliyorsa görüşleri burada yayımlamaya hazırım. Hukuki dayanağı olmadığı için bu aşamada iki hastanenin Hazine'ye maliyetini de ne bilen var ne de soran.

Salda'nın kumları

Güngör Tarım İnşaat adlı şirketin üstlendiği Salda Gölü Millet Bahçesi işinde doğa harikası kumların hangi lüks villaların havuz başlarına taşındığı Melih Aşık sordu biliyorsunuz. Çevre Bakanlığı Tabiat Varlıkları Genel Müdürü M. Ali Kahraman, Aşık'a şu bilgiyi vermiş:

“Kumların bir başka yere taşınması kesinlikle söz konusu değildir. Kumlar bir plajdan alınmış, bir başka plaja nakledilmiştir. Müteahhit sıkıca tembihlenmesine rağmen böyle hatalı bir davranışta bulunmuştur.

Şu sırada hem bakanlığın uzmanları hem üniversitelerden bir ekip kumların tekrar eski yerine taşınması için vaka yerinde inceleme yapmaktadır. Kumların eski yerine taşınması mümkün görünmektedir.”

Oysa kumların beyazlığı, Salda suyunun biyolojik ve kimyasal yapısından kaynaklanıyor. Siz bu kumları alıp başka ortamlara döktüğünüzde eski halini koruyabilir mi? Ayrıca kumların gittiği “başka plaj” neresi acaba?

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more