Sözcü Plus Giriş
ÇİĞDEM TOKER

Saraçoğlu’nda ‘telif’ savaşı başlıyor

14 Aralık 2020

Saraçoğlu'nda sokaklara gerilen yüksek perdelerin gerisindeki restorasyon sürüyor. (İşin sahibi: Emlak Konut GYO. Şirket: Güryapı)

İki önemli gelişme duyuracağım.

Birkaç hafta önce burada yazdım. CHP Ankara Milletvekili Levent Gök, bütçe görüşmesinde, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'a “Saraçoğlu'nun mimarı Paul Bonatz'ın varislerinden izin alındı mı” diye sormuştu.

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na (FSEK) göre, eser sahibinin hakları 70 yıl koruma altındaydı ve bu sürenin bitmesine daha altı yıl vardı.

Bakan Kurum'un yazılı cevabı TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'na ulaştı. Saraçoğlu projesinin “yenileme, koruma ve yaşatma projesi” olduğunu belirten Kurum, “Tescilli yapıların özgün yapısını değiştirmeyen hali hazır durum röleve çalışması, ilgili koruma kurulumuzca onaylanmıştır” diyor.

(Şu taaahütü not düşelim: “Projede iddia edildiği gibi tescilli yapıların özgün mimarisini bozan bir otopark yapısı bulunmamaktadır.”)

Konumuzla ilgili kritik kısım:

“Telif hakkı iddia edilemez”

“660 sayılı ilke kararı gereği restorasyon işlemi öncesi yapılmış röleve işlemimize dayalı olarak telif hakkı iddia edilemez.”

Projenin kapsayıcı bir yaklaşımla hazırlandığını, istişare yapılıp, taleplerin alındığını belirten Bakan Kurum, devamında “Bu güzel mahallenin yine yeşiliyle, güzelliğiyle Ankara'ya nefes aldıracak bir mahalle olarak kalmasını sağlıyoruz” diyor. (Otel, ticari alanlar yapılacağı es geçilmiş.)

Özetle, bakanlık Saraçoğlu'nda şu anda yapılan “proje” için varislerden izin almak gerekmediğini açıklamış oluyor.

Almanya'daki varisten vekalet geldi

Ama varisler aynı fikirde değil.

İlginç bir çakışma oldu. Bakan Kurum'un yukarıdaki cevabını sizlere duyurmaya hazırlanırken, Bonatz'ın Almanya'daki varisiyle ilgili önemli bir gelişmeyi öğrendim.

Saraçoğlu Mahallesi mimarı Paul Bonatz'ın yasal mirasçısı Brigitte Dübers TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi Başkanı Tezcan Karakuş Candan'a vekalet göndermiş.

Candan'ı aradım.

Saraçoğlu'ndaki restorasyon sürecinde oda olarak Bonatz'ın mirasçılarıyla temas kurduklarını belirterek, Dübbers'in 18 Kasım 2020'de Stuttgart'ta noterlikçe düzenlenmiş yetki belgesinin kendilerine ulaştığı bilgisini verdi.

“MÜDAHALENİN MEN'İ DAVASI”

 Belgeye göre Dübbers, Saraçoğlu Mahallesi mimarı Paul Bonatz'ın “vefat eden eşinin dedesi” olduğunu belirtiyor ve “her türlü işlemler ve temsilde yetkili olmak üzere Borçlar Kanunu hükümlerine göre” yetkilerini devrediyor.

Devrettiği yetkiler; bütün kamu kurumları nezdinde temsil etme, her türlü dava açma, feragat gibi geniş kapsamlı.

Yetki belgesine dayanarak nasıl bir yol izleyeceklerini sordum. Candan da devam eden restorasyon projesi hakkında oda olarak, Dübbers adına “müdahalenin men'i davası açacaklarını” söyledi. (Bugünkü Türkçeyle “el atmanın önlenmesi”)

★★★

Saraçoğlu mahallesindeki restorasyon sürecini izlemeye devam edeceğiz.

Yavaş neden veto etmedi?

“Demirkafes” diye de bilinen YDA Center'a dair son yazımda Gökçek döneminde, şirket ile Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin imzaladığı kapsamlı sözleşmeyi açıkladım.

Başkan Mansur Yavaş'ın, Belediye Meclisi'ndeki en son imar değişikliği kararıyla ilgili olarak “sağlam durduk” sözüne yer verdim. Kamuoyunun çok yakından tanıdığı iki isimden mesaj geldi. İki mesajın da konusu aynıydı.

(Not: Biri eski, diğeri mevcut iki siyasetçi. Eski siyasetçi, aslında ticaret ve taahhütle meşgul. Ne ilginç ki, ikisi de isimlerini yazmamı istemedi. Doğrusu, bu izni vermekten çekinmemelerini dilerdim.)

Bahsettiğim iki isim de Başkan Yavaş'ın “Biz sağlam durduk” açıklamasına atfen Belediye Kanunu'nun 23. Maddesi'ni hatırlattı, Yavaş'ın böyle bir hak ve yetkisi varken kullanmamasının soru işaretleri doğurduğunu söyledi.

Maddeyi okudum. Gerçekten de 23. Madde, belediye başkanlarına, Meclis kararlarını veto etme hakkı veriyor. Başkan vetosuna rağmen meclis ısrar ederse, başkan dava açabiliyor.

“ÖDEMELER BOŞA GİTTİ”

Başkan Yavaş'a bu kez 23. Madde'yi, yani “veto+dava açma” yetkisini neden kullanmadığını sordum.

İlk söylediği “Araf'tayız” oldu. Nedenini şöyle açtı:

“Veto ettiğimizde ciddi hukuki sonuçlar doğurabilir. Şahsi sorumluluk, yüklü tazminat ödemeleri gündeme gelebilir. Bizi eleştirenlerin gözden kaçırdığı bu. Sigorta ilişik kesme belgesi dahi alınmış. Biz hiçbir menfaate geçit vermiyoruz. Bu konuda gayet rahatız. Ama karşı tarafın da ‘ödemeler boşa gitti' diye konuştukları kulağımıza geliyor.”