Sözcü Plus Giriş
EGE CANSEN

Her nefis bu virüsü tadacaktır

22 Mart 2020

Anladığıma göre bu “korona nam virüs” vakti zamanı gelince hepimize bulaşacakmış. Ancak korkmaya gerek yokmuş. Çünkü çoğumuz bunu, hemen hiç rahatsızlık hissetmeden geçirecekmişiz. Bir kısmımızda grip arazı görülecek, çok azımız da ölecekmiş. Bugünkü yasakların amacı, mikrobun yayılmasını yavaşlatmış. Böylece sağlık sisteminin mevcut kapasitesi yeterli kalacak ve ölüm oranı düşecekmiş. Bu virüs insana bulaştıktan sonra Batılı tıp uleması “Sorunu abartmaya gerek yok; virüs yayılırken insanlarda da bağışıklık gelişecek ve olay pandemi/salgına dönüşmeden atlatılabilecek” diye düşünmüş. Tıp dilinde bu sürece “sürü bağışıklığı” (herd immunity) oluşması deniyormuş. Bu sebeple Avrupa'da, Çin'de olduğu gibi karantinaya başvurulmamış lakin hastalık da salgına dönüşmüş. Yani Batılılar bu sefer fena atlamış. Olay başlar başlamaz radikal önlemler alan Çin ve Türkiye haklı çıkmış. İşini iyi yapan Çin, şimdi Avrupa'ya yardım ediyormuş.

DÜNYA MİLLİ GELİRİ AN BE AN DÜŞÜYOR

Hava, kara ve deniz yollarında uygulanan ulaşım yasakları ve kentlerde yürürlüğe konan karantina ne kadar devam edecek bilinmiyor. En iyimserler bile bu “olağanüstü hal” bir aydan fazla sürer diyor. İnşallah daha kısa sürer. Ama bilelim ki, mal ve insan ulaşımı yavaşladıkça ve hatta zaman zaman durdukça, her gün, her saat, her dakika ve her saniye dünya milli geliri azalıyor. Salgın bittikten sonra (ki bir günde bitmeyecek, tedricen sona erecektir) ekonominin normal seyir hızına ulaşması kolay olmayacaktır. İşlek bir otoyolda bir dakika içinde zincirleme bir kaza olsa, kazaya karışan araçlar bir saatte kaldırılsa, trafiğin normale dönmesi belki 5 saat alır. Buna akordeon hareketi denir. Dolayısıyla 2020 yılı için öngörülen %3.5'lik dünya milli gelir artış hızı herhalde yarıya düşecektir. Türkiye de bundan nasibini alacaktır. Kimse gerçekçi olmayan tablolar çizmesin.

NİZAM-I CEDİD

III. Selim, bunalıma giren Osmanlı Devleti'ni mali ve askeri alanda reforme etmek üzere 1700'li yıllarda “Nizam-ı Cedid” yani “Yeni Düzen”i kurdu. 1929 Dünya Buhranı'nı sona erdirmek için F.D. Roosevelt 1933'te “New Deal”i (Yeni Toplumsal Sözleşme) yürürlüğe koydu. 1990'da Baba Bush Sovyetlerin çökmesinden sonra ABD Meclisi'nde “New Word Order”ı (Yeni Dünya Düzeni) anlattı. Ne zaman biteceğini bilmediğimiz “koronavirüs” salgınını durdurmak için “ekonomiyi adeta durduran” yasaklar belki de dünyada bir ekonomik sistem tadilatına sebep olacaktır. İktisatçıların pek güvendiği ekonominin “kendi kendine düzelten” (self correcting mechanism) özelliği harekete geçemez, hatta “kendi kendini doğuran” (self generating mechanism) “kısır döngü” başlayabilir. O zaman “devlet müdahalesi” kaçınılmaz olur. Yani serbest piyasa o kadar da serbest kalamayabilir.

Son söz: Kervan yola çıkmadan düzeltilir.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more