Türkiye’de yoksulluk yaşam biçimi oldu!

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Selçuk, “Türkiye'de yoksulluk, özellikle aşırı yoksulluk, sorun olmaktan kalktı” dedi. Bence haklı… Sefalet öylesine arttı ki, olağanlaştı!

Yoksulsun, etrafına bakıyorsun herkes yoksul… Senin gibi yaşıyorlar dolayısıyla sorun olmuyor. Sanki normal olan bu gibi…

★★★

Aile, çalışma, sosyal hizmet… Üçü bir arada… Yanlış hesaplayacak hali yok ya… Nankörlük yapma! Bir de şöyle hesapla…

Bu ülkede çalışanların yüzde 57'si asgari ücret civarında bir paraya çalışıyor. Yani 2.324 lira… Açlık sınırı ne kadar? 2.516 lira… Ya yoksulluk sınırı? O 7.973 lira…

Maaşın yoksulluk sınırına ulaşabilmesi için 3'e katlaması gerekli… Daha çok yolumuz var yoksul olmaya… Sorunumuz yoksulluk değil, açlık bu durumda…

★★★

Yoksulluk kaderimiz artık… Ülkede yaşayanların geliri Hint fakirlerinden hallice… Böyle bakanlar ülkeyi yönettiği sürece yoksulun gözünün içine baka baka dalga geçerler, ne diyeceğini bilemezsin…

Temel gıda maddesi ayçiçek yağını alırken bile ülke vatandaşlarının durumu sıkıntılı… Yoksul sayısı Cumhuriyet tarihinin bütün rekorlarını kırdı. Yoksul kategorisinde sayılmayanların çoğunluğu da ucu ucuna borç harç yaşayanlar.

Bu gibi politikacılar bırakın gelişmiş ülkelerde, ikinci dünya ülkelerinde bile barınamazlar. Ancak bizim gibi üçüncü dünya ülkelerinde kendilerine koltuk bulurlar.

Vefasızlık yapmayayım! Onlar hep bizi düşünüyor. Parayı ver gerisine karışma! Sonraki seçimde çıkarlar karşına… Halka daha iyi hizmet edebilmek için daha fazla paraya ihtiyaçları var.

Sonuçta bu yönetim sistemini biz istemedik mi? Çalışana istediği zammı yapar, bize bakmak düşer aval aval…

Geçen yıldan akılda kalanlar!

Geçen yıl… Masada yine Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zümrüt Selçuk…

Yaklaşık 200 bin işçinin maaş zammı için sanki pazarlığa oturulmuş gibi sendika ile Çalışma Bakanlığı basın toplantısı düzenliyor.

★★★

Yalnız mikrofon açık unutulmuş! Sendika başkanı Bakan'a dönüp “Uzarsa işi karıştıracağız en azından kapattım böyle” diye takdir bekliyor!

Kesmiyor, sendika başkanı pişkin pişkin Bakan'a; “Tarım Bakanlığı geçicilerini çözeceğim diye söyle burada sen” diyor. “Sen” dediği Bakan önce anlamıyor sonra aynısını söylüyor. Neden orada olduğunu bile bilmiyor!

★★★

Bakan zaten farklı boyutta… Belli ki; anlaşma rakamlarına başka masalarda karar verilmiş. Konuşma metinleri ezberletilmiş, iş tiyatroya çevrilmiş!

Sahi “uzarsa” ne demek? Hak aramak ne zamandan beri “uzatmak” oldu? Hangi işi karıştıracak? Neyi kapattı?

★★★

Her ay işçinin bir günlük alın teri sendikalara aidat olarak ödeniyor. Sahi uzatmayan, karıştırmayan, kapatan başkanı ne kadar maaş alıyor?

Ülke ekonomisinde her şey suni… Neyin kime ne kadar verileceği zaten belli… Adam açlıktan ölmek bize koymaz, kuru ekmek yeriz yine de sevdamız diyor. Sefalet çekmekten hoşlanıyor. Hak ediyor. Bırakın çeksin!

Mutlu olmak onun da hakkı. Lakin kurunun yanında yaş da yandı! Artık kulak arkası da kalmadı! Ülke başkanlık sisteminin altında kaldı!

Ekonomi duasına çıkılabiliyor mu?

“Acaba işler düzelir mi” diye hiç beklemeyin. 2021 Türkiye ekonomisi için kayıp yıllardan biri olacak. Umudu olanlar oturup bir daha düşünsünler. Ne umuyorlar? Hangi şartlar altında umdukları gerçekleşebilir? Cevabını bulurlarsa buyursunlar, piyasa orada…

Aşı gelecek milletin cebine para mı girecek? Hangi parayı harcayacaklar? Harcayamazlarsa şirketler borçlarını nasıl ödeyecek?

★★★

Bu Amerikan yaptırımları ve Halkbank davası da oldukça tatsız… Bu sorun çözülecek olsaydı öncesinde çözülürdü.

Heyetler bizden Amerika'ya gitti, Amerika'dan Türkiye'ye geldi. Görüşmeler yapıldı. İşe yaramadı! Defalarca telefon ile görüşüldü. “Önce sen kapat hayatımdan” ileriye gidilemedi!

Türkiye'de ekonomik güven bitti, gemi meçhule gidiyor. Kimse zifiri karanlık bir geleceğe daha da borçlu girmek istemiyor.

Böyle bir ortamda kim yatırım yapar? Özel sektör yatırım işinden tamamen çekildi. Çok oldu yabancı yatırımcı kaçalı…

Dolayısıyla Türkiye bu yıl da istediği gibi büyüyemeyecek. Enflasyon falan düşmeyecek. Keza işsizlik azalmayacak.

★★★

Ülkeyi yönetenlerin kalibrelerine bakın sonra kararlar alın. İnşallah ile maşallah ile olmaz bu işler… Yağmur duasına çıkarlar ekonomi duasını es geçerler… Ayıp ederler…

Diyanet, o kadar ödenek alıyor. Ekonomi duasına neden çıkılmıyor? Olmayacak duaya amin demek mi istenmiyor!