Sözcü Plus Giriş
SAYGI ÖZTÜRK

Korunma yolu bu dualarmış!

Bilim adamları koronavirüsle uğraşırken, tarikat ve cemaatlerde de bu konuda dua, muska yarışı var. Kendisine, yakınlarına koronavirüs bulaşmaması için muska yazdıranlar, hangi duanın kaç kez okunması gerektiği konusunda uyarı ve öneriler de oluyor.

Başkalarından kopya çekip bunu kendi önerdikleri dualarmış gibi “pazarlayan”lara karşı beddua ise; “Allah sana koronavirüsü bulaştırsın.” Açıkçası koronavirüsü fırsata çevirmek isteyen, bunun üzerinden güçlerini artırmak isteyen tarikatlar ve bunların yarışı da var.

DUALI MASKE

Bir gazetenin internet sitesinde “Virüse yakalanmamak için Arap sabunu yiyen kişi hastanelik oldu” haberi yayımlandı. Yozgat Şehir Hastanesi'ni aradım, o isimde doktor da tedavi gören ya da görmüş olan hasta da yoktu. Başhekimle konuştum, “Asparagas haber” dedi. Yetinmeyip meslektaşlarım İleri Gazetesi'nden Seyfi Çelikkaya'ya, Çamlık Gazetesi'nden Tarık Yılmaz'a sordum. Gerçekle ilgisi olmadığını söylediler.

Kabir azabından, cehennem ateşinden koruması için “Yanmaz kefen” üretildiği belirtilen ülkemizde, şimdi sırada dualı maske var. Bu maskeyi takanlara virüsün yaklaşmaya cesaret edemediği anlatılıyor. Cemaatlerin de şu aşamada virüse karşı neler yaptığını öğrenmek için önce Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü'ye, “Koronavirüse karşı siz nasıl korunuyorsunuz? Farklı bir yöntem ya da duanız var mı?” diye sordum. İşte Ünlü'nün cevabı:

“Benim adıma muska uydurup satanlar var. Onlara virüs bulaşsın diye beddua ediyorum. Kendi okuduğum ve yeni kaynaklara ulaşıp tertip ettiğim bir dua mecmuasını sosyal hesaplarımda paylaştım. Bu duaları satanlara hakkım haram olsun, virüs bulaşsın.”

VİRÜSE KARŞI BU DUALAR

Cübbeli Ahmet Hoca'nın gönderdiği duaların başında günde 132 kez okunması gereken “Bulaşıcı mikroplardan korunma” duası var. Sabah-akşam ayrıca bulunduğu her mekanda okuyana, oradan ayrılana kadar hiçbir şeyin zarar vermeyeceği ayrı bir dua yer alıyor. Sabah-akşam üçer kez okuyana hiçbir şeyin zarar vermeyeceği hadisten zikredilen dua da bulunuyor. Amansız dertlerin şifası için, özellikle bulaşıcı hastalıkların gitmesi için sıkça salavat okunması öneriliyor. “İlacı bulunmamış kötü hastalıklardan sığınma duası”nın yanı sıra, bulaşıcı virüslerin zararını def için her namazdan sonra üçer kez okuyana hiçbir mikrop bulaşmayacağı açıklaması da yer alıyor. Okuyan ya da abdestliyken üzerinde taşıyan kişiyi ve aile fertlerini bulaşıcı mikroplardan koruyan bir dua da Cübbeli Hoca'nın önerdiği duaları arasında.

Menzil tarikatının sayfasında yayınlandığı öne sürülüp sosyal medyada paylaşılan bir nottan söz ediliyor. Koronavirüs dünyayı kasıp kavururken Gavs, mana aleminde virüsle görüşür. Virüs dile gelip, “Ey Gavs, bana Covid-19 derler, vazifem yer yüzünü sarıp Ademoğlunu cezalandırmaktır. Müsaade edersen Türkiye'ye de musallat olacağım” der.  Gavs “Müsaade etmiyorum. Ben sağ olduğum müddetçe sana Türkiye'de selamet yoktur” der ve bunun üzerine virüs gider.

HİZMET, MELEKLERDEN

Böyle bir şeyin olacağına siz inanmamışsınızdır. Ama Sağlık Bakanlığı yıllarca bu tarikatın mensupları tarafından yönetildi. Menzil'de gönüllü olarak çalışanlara, “Sizin yaptığınız bütün işleri bize melekler yapıyor. Sevap kazanasınız diye sizi çalıştırıyoruz” dediğini, 30 yıldır bu tarikatın içinde yer alan ve yıllardır TRT'de iftar programlarını hazırlayan kişinin paylaşımından duymuştum. Kendisini arayıp bunların doğru olup olmadığını sorduğumda, “Evet, bütün işleri melekler yapıyor. Sevap kazanmaları için insanlar gönüllü olarak çalıştırılıyor” demişti. Bunu, Doğan Kitap'tan çıkan “Menzil- Bir Tarikatın İki Yüzü” kitabımda da yazdım.  O yüzden, virüs paylaşımının doğru olup olmadığını Seyda Saki Erol'a sordum. Ancak buna cevap alamadım.

Ülkemizde “Bize bir şey olmaz” diyen bir kesim olduğu gibi, alınan önlemleri abartan, panik havasına girenler de var. Koronavirüs için dua edecekseniz edin ama asıl kendimizi emanet edeceğimiz Türk hekimleridir. Dün de onların bayramı vardı.

Nazif Ay, İslamcı gruplar içinde tam 42 yıl kaldı. “Tıpkı bugünün klasik İslamcıları gibi düşünüyordum” diyen Ay, bu yapılardan kopup radikal ayarlı organizasyonların ipliğini pazara dökenlerin, onların iç bünyelerini kamuoyu ile paylaşanların şeytan tarafından kandırıldığını, ruhlarını İslam düşmanlarına sattığını varsayan birisi olduğunu belirtiyor.

Dindarlık serüveniyle birlikte Türk toplumunda ve dünyada değişen din algısını Tekin Yayınlarından çıkan “İslam'ın Kozmik Odası” kitabında yazan Nazif Ay, “İslamcıların içine bizzat girip söz söyleme cesaretini gösteren tek ilahiyat uzmanıyım” diyor. İslam ile İslamcılık tabirlerinin birbirine karıştırılmaması uyarısını da kitabının ilk sayfasında yapan Ay, “dindarlığın geldiği nokta”yı da açıklıyor.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more