“Fakirleştiren büyümeye mahkum hale getirildik”

Hintli iktisatçı Bhagwati’nin geliştirdiği “fakirleştiren büyüme” teorisinin Türkiye’de hayat bulduğunu söyleyen Ufuk Söylemez, enflasyonu “yoksulu daha da yoksullaştıran en adaletsiz vergi” olarak tanımladı.

“Fakirleştiren büyümeye mahkum hale getirildik”

Yüksek faiz ve enflasyonda Türkiye'nin dünya liderliğine doğru gittiğini vurgulayan eski Ekonomi Bakanı Ufuk Söylemez, “Büyüme dedikleri fakirleştiren büyüme. Ekonomi şahlanıyor demek ciddiyetten çok uzak. En yüksek enflasyon kimde diye baktığınızda Türkiye Avrupa'da birinci, G20 ülkeleri arasında Arjantin'den sonra ikinci sırada” dedi. Son büyüme rakamlarının baz etkisi kaynaklı olduğunu vurgulayan Söylemez, “Vatandaşın cebine dokunmuyor bu büyüme, yaşamını kolaylaştırmıyor. Hayat pahalılığını ortadan kaldırmıyor, vatandaşı zenginleştirmiyor” ifadesini kullandı. Söylemez, Hint asıllı iktisatçı Jagdish Bhagwati tarafından geliştirilen “fakirleştiren büyüme” teorisinin Türkiye'de hayat bulduğunu söyledi.

Söz konusu teoriye göre, dış ticaret hadlerindeki bozulma sonucu, ekonomideki büyüme ülke refahını eskisinden daha düşük bir düzeye düşürüyor. Söylemez, “Türkiye, emek yoğun düşük teknolojili ürünler üreterek ihraç ediyor. İthalata bağımlı ülkelerde, daha fazla ihracat yapmanıza rağmen daha fazla para elinize geçmiyor. Bu şekilde büyümenin ülkeyi fakirleştirmesi kaçınılmaz” dedi. Söylemez Türkiye'nin ileri teknoloji ürünleri ihracatının yüzde 3.1'lere gerilediğini ve TL'nin değerinin tarihi düşük seviyelerde olduğunu vurgularken, “Türkiye ekonomisi şahlanıyor olsa yabancı sermaye girişi olur. Oysa ki ülkemiz, vatandaşlık almak için ülkesinden kaçanların ev almak için getirdiği sermaye dışında bir yabancı sermaye çekemez halde” diye konuştu.

EN ADALETSİZ VERGİ

Ufuk Söylemez, enflasyonun çok ciddi bir sorun haline geldiğini vurgulayarak, bunun gelir dağılımında sorunlara yol açacağını belirtti ve “Enflasyon, yoksulları daha da yoksullaştıran en adaletsiz vergidir” dedi.

Büyüme oranının “ekonomide şahlanma” olarak tanımlanmasını eleştiren Söylemez, “Baz etkisi bu örneğin Azerbaycan da yüzde 35 büyüdü” dedi.

Gereken teknolojik atılım imam hatip açmakla olmaz

Doğru rakamlara bakarak analiz yapmak gerektiğini vurgulayan Ufuk Söylemez, “Bir ülkenin borçlarını ödeyebilmesi açısından gösterge olarak kabul edilen, düşük olduğunda kolay borçlanma imkanı sağlayan CDS'lerde Türkiye bugün en kötü durumdaki ülke” ifadesini kullandı. CDS'te Türkiye 358 ile açık ara en kötü durumda olan ülke. Brezilya en kötü ikinci risk primine sahip: 174. Üçüncü en kötü Meksika'nın risk primi ise 85 seviyesinde. Söylemez, “Üretim ekonomisi lafla değil teknolojiyle, Ar-Ge'ye yatırımla olur. Fakirleştiren büyümenin önüne geçebilmek için gereken teknolojide atılım imam hatip okulu açmakla olmaz” dedi.