Sözcü Plus Giriş

Gözaltındaki emekli amirallerin avukatı Şule Nazlıoğlu Erol’dan açıklama

KRT TV'de yayınlanan 'Şimdiki Zaman' programına katılan gözaltındaki emekli amirallerin avukatı Şule Nazlıoğlu Erol, gözaltı süreci ve yaşananlara dair bilgiler verdi. Erol, "Yakışmadıkları yerdeler, bana acı ve üzücü geliyor. Onlar benim gözümde ülkenin göz bebeği, vatansever insanlar" dedi. Amirallerin düşüncelerini de aktaran Erol, "Son derece üzgünler. Böyle bir suçlamayı da hiç beklemediklerini söylüyorlar, çünkü ortada bir suç olmadığını düşünüyorlar" dedi.

Hakan KAYA
Güncellenme: 22:55, 06/04/2021

Cumartesi gecesi yayınlanan Montrö bildirisi nedeniyle gözaltına alınan emekli amirallerin avukatı Şule Nazlıoğlu Erol, KRT’de yayınlanan Şimdiki Zaman programına katılarak açıklamalarda bulundu.

“ONLAR BU ÜLKENİN GÖZBEBEĞİ VATANSEVER İNSANLAR”

Emekli amirallerin gözaltına alınmasından üzüntü ve acı duyduğunu aktaran Erol, “44 yıl ceza avukatlığı yapmış biri olarak bana gerçekten acı ve üzücü geliyor. Onlar benim gözümde bu ülkenin gözbebeği vatansever insanlar. Bu konuda hassasiyetim çok büyük. Bugün yine yanlarındaydım. Oradaki emniyet mensubu arkadaşlar gayet kibar davranıyorlar ama yine de ben onları oraya yakıştıramıyorum” dedi.

“BU İNSANLAR KAÇACAK, GÖÇECEK İNSANLAR DEĞİL”

Yaşları nedeniyle gözaltına alınmayan amirallerin ifadelerine henüz başvurulmadığını belirten Erol, şöyle konuştu:

* Bugün, yaşları nedeniyle gözaltına alınmayan 4 amiralin ifadelerinin pazartesi günü alınacağı yolunda da  bir haber geldi. Aslında pazar günü verilen bir karar bu  4’üncü gün bitiyor.

* Pazartesi günü bunlara gel demelerinin sebebini şu şekilde yorumluyorum iyi niyetimle, ‘nasıl olsa siz yaş nedeniyle ileri yaştasınız nasıl olsa ifadelerinizi alırız. Pazartesi gelseniz de olur’ şeklinde algılamak istiyorum.

* Ama soruşturmayı yürüten savcı beyle yarın gidip görüşeceğim, tekrar uzatma var mıdır, yok mudur? Net bilgiyi yarın öğreneceğim.

* Bir hukukçu olarak bana sorarsanız birinci gözaltı 4 günlük süreyi bırakın, ikinci gözaltının hiç verilmemesi gerektiğini, adil yargılanma koşullarına da  aykırı buluyorum.

* Çünkü bu insanlar kaçacak, göçecek insanlar değil. Hatırlatmak istiyorum, Balyoz Davası sırasında da  ellerinde çantalarıyla geldiler, her türlü şeyi göze alarak, asla hiçbiri de kaçmadı.

SOZCÜ yazarı İsmail Saymaz’ın “Aynı suçlamayla getirilen amirallerle birlikte mi kalıyorlar, ayrı mı kalıyorlar?” sorusuna Erol, “Hayır, tek tek. Bu sırada diğer suçlamalardan gelen şüphelilerle birlikte dağıtılmış vaziyetteler” cevabını verdi.

Emekli amirallerin yaşanan durumu nasıl karşıladığı şeklinde soruya da Erol, “Son derece üzgünler. Böyle bir suçlamayı da  hiç beklemediklerini söylüyorlar çünkü ortada bir suç olmadığını düşünüyorlar” yanıtını verdi.

“DENİZLER, BOĞAZLAR, ANLAŞMALAR, SÖZLEŞMELER KONUSUNDA TÜRKİYE’DE BİLİRKİŞİ İNSANLAR”

Erol, şöyle konuştu:

* Öncelikle bu bir bildiri değil, yani iktidarın anladığı şekilde bir bildiri değil. Öyle bir bildiri olması için arkasında kamu gücünü barındırması lazım.

* Bunlar hepsi emekli amiraller, bunlar anayasal hakkını kullanmış insanlar, fikirlerini beyan etmişler. Bir de bunlar denizler, boğazlar, anlaşmalar, sözleşmeler konusunda Türkiye’de bilirkişi insanlar.

* Bırakın uzmanlıklarını, bilirkişiler. Artı bir de Montrö konusunda hassasiyetleri çok büyük.

* Sadece onların mı hassasiyetleri çok büyük, benim günlerce uykularım kaçıyor Montrö meselesi gündeme geldiğinden beri ben uyku uyuyamıyorum.

“BALYOZ’DAN KURTULUYORLAR, NEZARETHANEYE DÜŞÜYORLAR”

Erol konuşmasına şöyle devam etti:

* Emekli olan bu insanların iddia edilen suçları işlemek için ellerinde hiçbir kuvvet, yetki, silah, araç-gereç yok.

* Peki (TCK) 316 bir suç için anlaşma, iyi güzel de suç için anlaşmanın unsurları uyuyor mu? Hayır, uymuyor.

* Önce bir araya gelip suç için anlaşmaları gerekiyor. Bu suç için bir araya gelip kullanacakları vasıtalar konusunda da  anlaşmaları gerekiyor.

* Duyuruyu görünce çok önemli fırsat çıktı biz bunu değerlendirelim şeklinde maalesef üzerine gidildi. Anayasal hak tamamen çiğnendi.

* Pırıl pırıl amiraller, şu anda ülkenin ihtiyacı olan insanlar en verimli çağındaki insanlar, Balyoz’dan kurtuluyorlar, nezarethaneye düşüyorlar.

“HİÇBİRİ LOJMANDA OTURMUYOR”

Gazeteci Barış Yarkadaş’ın “Emekli amirallerin Lojman ve koruma haklarının ellerinden alındığı söylendi. Emekli amiraller lojmanda oturuyor mu? Korumaları var mı?” sorusuna, avukat Şule Nazlıoğlu Erol, şu yanıtı verdi:

* Ben kendi müvekkillerim açısından konuşmak istiyorum. Diğerlerini bilmiyorum.

* Ancak Balyoz Davası’nda yargılandıktan sonra hiç biri ne lojman aldı, ne de koruma aldı. Hiçbiri lojmanda oturmuyor.

* Bir başka konu daha var kamuoyunda abartılan, tazminat paralarını almadıkları gibi, ben tazminat konusunda da avukatlıklarını yürütüyorum, ya insan bir kere açar telefonla avukatına sorar ‘bu tazminatlar ne oldu?’ diye asla sormadılar biliyor musunuz?

* Ve halen de alamadılar tazminatlarını, Yargıtay durmadan bozup, bozup gönderiyor. İşte, aylık 10 bin lira üzülmüşsündür, yok 20 bin lira üzülmüşsündür falan yani bunlar çok ciddi adalet yarası.

“VATANDAŞLAR AĞLAYARAK TELEFONLA BENİ ARIYOR”

Erol konuşmasına şöyle devam etti:

* Aslında bu soruşturmanın hiç açılmaması gerekiyordu. Neden, sakın kıyas kabul etmesinler, ‘aman beni yanlış anlamasınlar niye onlara olmadı da niye bize oldu’ şeklinde düşünmesinler.

* Bir hafta önce emekli büyükelçiler de aynı hassasiyeti gösterip ülkeleri için duydukları hassasiyeti gösterip böyle bir açıklamada bulundular. Şimdi bunların farkı ne? Bir farkları var mı?

* Her ikisi de Anayasa’nın 26’ncı maddesine göre hassasiyetlerini, düşüncelerini bir vatandaş olarak belirttiler. Yani bunların asker olmaları illa da bir muhtıra, illa da bir darbeyi mi çağrıştırıyor böyle bir şey olabilir mi? Buna hiç kimse inanmıyor.

* Gün boyunca vatandaşlardan telefon alıyorum. Telefonlarımı öğrenmişler bir yerden. Açtım Emin bey isimli birisi Bursa’dan aradı. Ağlayarak anlatıyordu, ‘Biz artık inanmıyoruz bunlara. Lütfen onların peşini bırakmadınız yine bırakmayın. Biz onların suçsuz olduklarını biliyoruz. Bizim adımıza hassasiyet gösterdiklerini biliyoruz. Çok perişanız, ağlıyoruz’ diye anlatıyor adam telefonda ağlıyordu. Onun gibi 3-4 kişiye daha denk geldim.

İlginizi ÇekebilirCumhurbaşkanı Erdoğan'dan emekli amirallerin bildirisiyle ilgili kritik açıklamalarCumhurbaşkanı Erdoğan'dan emekli amirallerin bildirisiyle ilgili kritik açıklamalarİlginizi ÇekebilirKılıçdaroğlu'ndan bildiri açıklamasıKılıçdaroğlu'ndan bildiri açıklaması
Yayınlanma Tarihi:21:59,