İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa’dan sel felaketi ön raporu

11 Ağustos'ta Batı Karadeniz bölgesinde başlayan yağışlar sonucunda meydana gelen sel afetinin ardından İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Mühendislik Fakültesi, İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyeleri inceleme yaparak ön değerlendirme raporu hazırladı.

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa’dan sel felaketi ön raporu

Öğretim üyeleri Doç. Dr. M. Kubilay Keleşoğlu ve Doç. Dr. Rasim Temür tarafından saha ziyaretleri yapılarak teknik incelemelerde bulunuldu. Saha ziyaretleri Kastamonu’na bağlı Abana, Bozkurt ve Çatalzeytin ilçeleri ile Sinop’a bağlı Ayancık ilçesini kapsadı.

Sahadan elde edilen bulgular değerlendirilerek Prof. Dr. Cevza Melek Kazezyılmaz Alhan, Prof. Dr. İlknur Bozbey, Prof. Dr. Nurdan Memişoğlu Apaydın ve Doç. Dr. Sezar Gülbaz'ın da katılımlarıyla hazırlanan ön değerlendirme raporunda şunlar belirtildi

1. Meteoroloji Genel Müdürlüğü  verilerine ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından yapılan açıklamaya göre 11 Ağustos 2021 tarihinde Kastamonu Küre'ye 198 mm, Pınarbaşı'na 167 mm, Azdavay'a 145 mm, İnebolu'ya 123 mm, Abana'ya 122 mm, Bozkurt'a 117 mm yağış düşmüştür. Ölçülen bu yağış değerleri tipik 100 yıllık tekerrür (tekrarlanma) aralığına sahip yağış miktarının üzerindedir.

2. Alanın topoğrafyası incelendiğinde, Bozkurt ilçesinde yer alan ve taşkına maruz kalan yerleşim alanlarının eski dere yatağında ve taşkın yatağında olduğu görülmektedir.

3. Kastamonu ili Bozkurt ilçesinde meydana gelen sel afeti Ezine Çayı'nın taşması sonucu oluşmuştur. Ezine Çayı, yaklaşık 375 km2 havza alanına sahip olup Abana'dan Karadeniz'e dökülmektedir. Sel felaketinin en yoğun yaşandığı Bozkurt ilçesi havzanın çıkış noktasına yakındır. Bu durum nedeni ile ilçe sınırları içinde kalan yerleşim alanları havza yüzeyinde meydana gelen maksimum akışa maruz kalmıştır.

4. Sinop ili Ayancık ilçesinde meydana gelen sel afeti ise Ayancık Çayı'nın taşması sonucu oluşmuştur. Ayancık Çayı yaklaşık 670 km2 havza alanına sahip olup doğrudan Ayancık sahilden Karadeniz'e dökülmektedir . Sel felaketinin en yoğun yaşandığı yerleşimlerden biri olan Ayancık ilçesi havzanın çıkış noktasında yer almaktadır. Bu durum nedeni ile ilçe sınırları içinde kalan yerleşim alanları havza yüzeyinde meydana gelen maksimum akışa maruz kalmıştır.

5. Islah edilen (düzenlenen) Bozkurt Ezine Çayı'nın (yaklaşık 32 m genişliğinde) yeni yatağının şiddetli yağış sonucunda oluşan akışı taşıyamadığı görülmektedir.

6. Akış ile birlikte sürüklenen ağaç, sediment vb. kaba malzemenin dereler üzerinde yer alan köprü ve menfez gibi tüm sanat yapılarının akış kesit alanını daralttığı, kesitlerde kapasite kayıplarına sebep olduğu görülmektedir . Ayrıca, sel suları ile ormandan taşınan ağaç parçalarının ve tomrukların, köprü ayaklarındaki hasarı arttırıcı etkisi olduğu görülmektedir. Köprü geçişlerinin (açıklık ve köprü hava payları) tıkanmasının baraj (set) etkisine neden olduğu ve köprünün arkasında biriken suyun dere yatağından meskun mahallere doğru taştığı görülmektedir.

7. Dere kenarlarına inşa edilen yapıların bir kısmında temel taban kotlarının, olası bir taşkın sırasında yükselecek su seviyesine göre hesaplanan, dere kret (üst) kotu seviyesinde ve hatta altında olduğu görülmektedir

GÖZLENEN HASARLAR VE OLASI NEDENLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

* Binalarda oluşan hasarların seviyesi dere yatağına olan yakınlıklarına göre çoktan daha aza doğru sınıflandırılabilir. Binalarda oluşan hasarların aşağıdaki farklı nedenlerle oluştuğu değerlendirilmektedir.

* Binalara yönelik saha çalışmamızın amacı, selin oluşumuna ve gelişimine bağlı olarak alandaki mühendislik yapılarındaki genel hasarları değerlendirmek olduğu için parsel ya da bina bazında hasar çalışmaları kapsamımız dışında bırakılmıştır. İncelenen yıkık ve hasarlı yapıların tamamı dere kenarında ve taşkın yatağında olup, iri blok ve çakıl içerikli kumlu dere alüvyonu üzerine inşa edilmiştir. Islah edilen dere hattını belirleyen ve dereyi içine alan istinat yapılarının yıkılması ile duvarların hemen arkasındaki binaların oturduğu zemin, yüksek akış neden ile hızlı bir şekilde oyularak ortamdan taşınmıştır. Buna bağlı olarak, temel zemininin yapıyı taşıma kapasitesini tamamen ya da kısmen kaybetmesi sonucu üstyapıda göçmeye varan hasarlar oluşmuştur.

* Bozkurt ilçesinde sel suyunun debisi ve suyun yüksek hızı nedeniyle hidrolik kuvvetlerin yüksek olması ve ilave olarak sürüklenen ağaç, tomruk, sediment vb. kaba malzeme sebebiyle ilçenin doğu kesiminde yer alan pek çok binada taşkın seviyesi altında kalan dış duvarların yıkıldığı gözlenmiştir . Bu tür hasarın doğu kesiminde görece yoğun olma sebebinin ise batı kesimine göre daha düşük zemin kotuna sahip olmasıdır.

* Selin etkilediği Bozkurt ve Ayancık ilçe merkezlerindeki köprü ve menfezlerde önemli hasarlar oluşmuştur. Örneğin, Bozkurt ilçe merkezinde bulunan yedi köprüden altısı yıkılmış biri ise çok ağır hasar görmüştür. Bozkurt ilçesine bağlı İlişi Köyünde bulunan üç köprüden ikisi yıkılmıştır. Köprü ayaklarında düşey ve yatay hareketlere ilaveten burulmalar oluşmuştur. Oluşan aşırı deplasmanlar neticesinde köprü tabliyelerinde ayrılmalar, düşmeler ve köprülerde toptan göçmeler meydana gelmiştir. Gözlemler neticesinde köprülerde oluşan hasarların aşağıdaki farklı nedenlerle oluştuğu değerlendirilmektedir.

* Sel afeti yaşanan bölgelerin ormanlık olması nedeniyle, çok sayıda ağacın, büyük hacimli bitkilerin ve orman sanayi ürünü olan tomrukların sel suları ile taşınmış olması köprü hasarlarını artırmıştır.

* Köprülerde oluşan hasarların büyük bölümü, köprü ayaklarının oturduğu zeminin oyulmasına bağlı olarak, ayaklardaki stabilite kaybı sonucunda oluşmuştur. Sel sırasında  akarsu hızının çok yüksek olması ve buna bağlı olarak  köprü ayaklarının oturduğu zeminin kolayca oyulabilir zemin tipi olması (çimentolaşması sınırlı dere alüvyonu; silt, kum, kil ve çakıldan oluşan) nedeniyle köprü ayak temellerinde ciddi seviyede oyulmalar ve buna bağlı stabilite sorunları oluşmuştur.

* Taşkın ile birlikte taşınan büyük ağaçların gövdelerinin ve kütüklerin köprü ayaklarına çarpması neticesinde yapısal hasarlar oluşmuştur.

* Köprü geçişlerinin tıkanması ile oluşan baraj etkisi nedeniyle köprüler üzerinde ilave yatay hidrodinamik basınç oluştuğu tahmin edilmektedir.

* DSİ'nin mevcut mevzuatına göre meskun mahaller içindeki köprüler 500 yıllık taşkın debisine karşılık gelen su yüksekliği dikkate alınarak boyutlandırılmaktadır. Bu selde zarar gören köprülerin büyük çoğunluğunun, daha önceki mevzuata göre, yaklaşık 40 sene önce ve 100 yıllık taşkın verisine göre tasarlandığı göz önüne alındığında ve ilaveten 11 Ağustos 2021 tarihli yağışların 100 yıllık tekerrür aralığına sahip yağış miktarının üzerinde olduğu değerlendirildiğinde, gerçekleşen taşkın debisi için köprülerin hidrolik kesitlerinin yetersiz kaldığı değerlendirilmektedir.

• Sel bölgesinde büyük zarar gören ve binalardaki hasar seviyesinin büyük miktarda artmasına neden olan istinat yapıları ile ilgili değerlendirmelerimiz de aşağıda verilmektedir.

– Dere kenarlarında ıslah amacıyla inşa edilen istinat yapıları incelendiğinde, bu tip duvarların T tipi betonarme duvar ya da trapez kesitli ağırlık tipi yığma duvar oldukları görülmektedir. Duvarların temel derinlikleri kesin olarak bilinmemekle birlikte, bütünlüğünü koruyarak devrilen duvarlarda yapılan görsel değerlendirmelere dayanarak, bu yapıların gömme derinliklerinin sığ olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sel sularının debisi ve hızı sebebiyle, dere kenarındaki istinat yapı temellerinin oturduğu alüvyon tabakanın kısmen veya tamamen oyulduğu ve bu oyulma neticesinde istinat yapılarının işlevini ve stabilitesini tamamen kaybettiği anlaşılmaktadır.

* Saha gözlemleri neticesinde tespit edilen bu durum hem T kesitli betonarme istinat duvarları hem de dere kenarlarının büyük çoğunluğunda tercih edilen ağırlık tipi istinat yapıları için aynı ölçüde geçerlidir. Duvar tipinden bağımsız olmak üzere, gömme derinliğinin düşük olması nedeniyle oyulma etkisinde kalan tüm duvarlarda stabilitenin tamamen yitirildiği tespit edilmiştir.

* İstinat yapılarında yatay stabilite, düşey stabilite ve devrilmeye karşı stabilitenin sağlanması gerekir. Taşkın sebebiyle tüm bu stabilite değerlerinde büyük değişiklikler oluşmuş ve istinat yapıları bazı yerlerde tamamen, bazı yerlerde kısmen işlevini kaybetmiştir. Oyulma etkisi dışında sel durumu için istinat yapıları bakımından olumsuz diğer etkiler aşağıda verilmektedir.

* İstinat yapılarına etkiyen büyük hidrodinamik basınçları sebebiyle yapılar her yönde stabilite sorunu yaşamıştır. Özellikle, sel sularının yüksekliği nedeniyle oluşan yüksek kaldırma kuvvetlerine bağlı olarak, istinat yapıları düşeyde stabilitelerini kaybetmiş ve temel zemin ile temaslarını kaybederek hareket etmişlerdir.

* Yine yüksek su seviyeleri nedeniyle temel seviyesinde zeminde efektif gerilme değerlerinde büyük miktarda azalma oluştuğu ve bu nedenle temel zemininin mukavemetini ve rijitliğini kaybetmiş olduğu değerlendirilmektedir.

* Bazı köprü geçişlerinin tıkanması baraj etkisi oluşturmuştur. Bu etki ile sel sularının dere yatağı dışına taşmasına bağlı olarak bazı istinat yapılarının artan hidrolik kuvvetler sebebiyle yıkılmış olması muhtemeldir. Bozkurt ilçesinin kuzey kesiminde bulunan betonarme konsol istinat duvarlarının enkazı bu görüşü desteklemektedir.

* Tüm bu mekanizmaların ayrı ayrı etkileri olmakla birlikte, hangi mekanizmanın hasar ya da göçme üzerinde daha çok etkili olduğu bölgesel olarak değişmektedir. Bu durum, ancak daha detaylı tetkiklerle belirlenebilir.

* Şehirlerarası ve şehir içerisindeki yollarda da hasarlar oluşmuştur. Bu hasarların şiddetli yağışlardan dolayı menfezlerin yetersiz kalması neticesinde oluştuğu tahmin edilmektedir. Yollarda, dolgu şevlerindeki oyulmalar nedeniyle stabilite sorunları oluşmuştur. Şehir içerisinde dere kenarlarında ıslah amacıyla inşa edilen istinat duvarlarının arkasındaki yollarda, istinat yapılarının yıkılması neticesinde tüm yol dolgusunun kaybolduğu görülmektedir.

İTÜ'lü bilim insanları Bozkurt'taki sel felaketinin sebebini açıkladı İlginizi Çekebilir İTÜ'lü bilim insanları Bozkurt'taki sel felaketinin sebebini açıkladı