Uzmanı tek tek anlattı: Bozkurt’u yok eden Ezine Çayı nasıl afete yol açtı?

Kastamonu'nun Bozkurt ilçesinde 11 Ağustos günü yaşanan selin nasıl afete dönüştüğünü emekli Uzman Paleosismolog Dr. Ramazan Demirtaş SÖZCÜ'ye anlattı.

Uzmanı tek tek anlattı: Bozkurt’u yok eden Ezine Çayı nasıl afete yol açtı?

Bozkurt’ta 11 Ağustos’ta şiddetli sağanak yağmur sonrasında meydana gelen selde onlarca insan hayatını kaybederken birçok bina da kullanılamaz hale geldi. Ezine Çayı’nın kenarına kurulan ilçenin yaklaşık bir saat içinde yok olmasını Uzman Paleosismolog Dr. Ramazan Demirtaş anlattı. Demirtaş, SÖZCÜ’ye yaptığı açıklamada jeolojik olayların, o yerin yapısına göre belirli aralıklarla kendisini tekrarladığını ileri sürdü.

“VADİNİN 400 METRELİK TABANI 15 METREYE DÜŞÜRÜLMÜŞ”

Vadinin tabanının daraltıldığına dikkat çeken Demirtaş, “Bozkurt vadi tabanı yaklaşık 400 metre. Geçmişte bu akarsu oralardan akmış. Zamanla akarsu kuraklık, küresel iklim değişikliği gibi etkenler ile yatağını değiştirmeye başlıyor ve daralıyor. Yerel yönetimler de suyun azaldığını düşünüyor ve çok fazla su olmaz diye düşünerek daraltıyor. 400 metrelik vadi tabanı 15-20 metreye düşüyor. Sonra da bu alanlar imara açılıyor. Bunu değiştirdiğiniz zaman akarsuyun akış hızını da değiştiriyorsunuz. Arkadan büyük bir kütle geliyor. Bu kütle dar bir alana girdiği için su yükselmeye başlıyor. Sonra bu gibi felaketler oluyor. Dere yataklarının hiç bir şekilde imara açılamaması lazım” dedi.

“ELİMİZDEN GELDİĞİ KADAR RİSKİ ARTTIRMIŞIZ”

Ezine Çayı’nın belki 300-400 yıl önce bu 400 metrelik vadiyi bir kere olsun kullandığını belirten Demirtaş, “Bu olaylarda bütün suçu küresel iklim değişikliğine atmak doğru değil. Küresel iklim değişiklikleri daha önceki yıllarda da yaşandı. Bunlar bahane değil. Biz riskli hale getirmişiz. İmara açılan dere yataklarına binalar yaparak set oluşturuyoruz. Ama su akmak zorunda. O zaman su yıkıp gidiyor. Akarsu üstüne yapılan köprüler düz ve alçak olunca kolay tıkanıyor. Kemerli ve yüksek köprüler yapılmalı. Şimdiki köprüler mühendislik açısından sıkıntılı. Yani elimizden geldiği kadar bütün riski arttırmışız ve afete biz dönüştürmüşüz” diye konuştu.

“TAŞKIN PLANLARI YAPMAK ZORUNDAYIZ”

Bozkurt’ta yıkılan binaların aynı yerlerine yapılmasının hata olacağını dile getiren Demirtaş, “Şimdi orada yaşayanlar böyle bir olayı daha önce görmediklerini söylüyor. Ama bu sel geçmiş dönemlerde de yaşanmıştır. Dere yatağında inceleme yapılırsa ne zaman daha önce ne zaman sel olduğu anlaşılır. Kent yeniden aynı yere kurulsun, belki birkaç yüz yıl sonra yine bu sel meydana gelecektir. Bu sel geçmişte oldu gelecekte de olacaktır. Bunun için 50-100-500 yıllık taşkın planları yapmak zorundayız. 500 yıl sonra bir yağış gelir afete dönüştürür. Yani akarsuyun yatağı boş olursa afete dönüşmez” ifadelerini kullandı.

“AFET ÖNCESİ PLANLAR OLMASI GEREKİYOR”

Meteorolojinin bölge halkını 3 gün önceden uyardığını hatırlatan Ramazan Demirtaş, “Meteoroloji üzerine düşeni yapmış. Ama bu uyarıdan sonra bir şeylerin devreye girmesi gerekiyor. Vatandaş ne yapacak? 3 gün önceden insanları tahliye etmemiz gerekiyor veya yükseklere çıkarabilirdik bu can kaybını önleyebilirdik. Meteorolojinin uyarmasıyla olmuyor. Afet öncesi yapılacak planların olması gerekiyor. Ama biz afet olduktan sonra plan yapıyoruz” dedi.

Ramazan Demirtaş

“BOZKURT GİBİ BİR ÇOK YER VAR”

İlçenin afet kapsamına alındığını söyleyen Demirtaş, kentleşme yaparken riskin çok arttırıldığına dikkat çekerek, “Afet yasasına göre hasar tespit çalışması yapılacak. Hasarlı binalar yıkılacak ve yeni yer seçimi yapılacak. Bir ilçeyi başka bir yere taşımak zor ve uzun bir zaman alır. Ancak bulunduğu yere binayı tekrar yaparsak bu olay yeniden yaşanacak. Riski çok arttırdık şimdi çözüm arıyoruz. Taşkın sınırları belirlenerek, Bozkurt’ta yapılaşmaya gidilmelidir. Olay afete dönüşmüş can ve mal kaybı olmuş. Ama şuan Bozkurt’un durumda olan bir çok şehir ve ilçeler var. Oralarda Bozkurt gibi olacak. Oralara şimdiden çözüm bulmalıyız. Her afetten ders çıkarmalıyız. Şimdi Bozkurt’a çözüm bulmaya çalışıyoruz. Oysa yeniden bu afeti başka şehirlerde yaşamamak için afete dönüşmeden önce önlemleri almalıyız” şeklinde konuştu.

Karadeniz'de sel felaketi: Can kaybı 44'e yükseldi İlginizi Çekebilir Karadeniz'de sel felaketi: Can kaybı 44'e yükseldi Tomruk faciası: Ayancık'ta bir köyde 47 bina yıkıldı İlginizi Çekebilir Tomruk faciası: Ayancık'ta bir köyde 47 bina yıkıldı