Karakoldaki şüpheli ölümle ilgili 12 polis memuru hakkında dava açıldı

Esenyurt Polis Karakolu’nda şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden Birol Yıldırım’ın ölümüyle ilgili yürütülen soruşturma tamamlandı. Tutuklu bir komiser yardımcısı ve tutuksuz 11 polis memuru hakkında dava açıldı.

Karakoldaki şüpheli ölümle ilgili 12 polis memuru hakkında dava açıldı

Özel bir güvenlik şirketinde yönetici olarak çalışan Birol Yıldırım, 5 Haziran gecesi mesai arkadaşı Barış Uysal'ın, oğlu Alihan Uysal ile birlikte bir kavgaya karıştığını ve gözaltına alındığını öğrenmiş, durumları hakkında bilgi almak için Esenyurt Polis Karakoluna gitmişti.

Burada polislerle tartışan Yıldırım, ters kelepçeyle gözaltına alınarak, nezarethanede yer olmadığı gerekçesiyle güvenlik kameralarının olmadığı mutfağa alınmıştı. İlerleyen saatlerde Yıldırım'ın öldüğü haberi ailesine verilmişti. Olaya ilişkin aileyle konuşan Alihan Uysal, karakolda darbedildiklerini iddia etmişti. Yıldırım'ın ailesi ise ölümün darp sonucu olduğunu iddia etmişti.

12 KİŞİ HAKKINDA DAVA AÇILDI

Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlandı. ATK raporunun ardından tutuklanan komiser yardımcısı İsmail Alperen S. ile 11 polis memuru olmak üzere toplamda 12 kişi hakkında dava açıldı.

Başsavcılıkça hazırlanan iddianamede, olay günü Esenyurt'ta bir sitede esnaf ile güvenlik görevlileri arasında karşılıklı kasten yaralama olayı üzerine Esenyurt İlçe Emniyet Müdürlüğü Devriye Ekipler Amirliğine bağlı görevlilerin olay yerine gittikleri ve söz konusu olaya katılan sitenin güvenlik amiri Barış Uysal ile oğlu Alihan Uysal'ın polis merkezine götürüldükleri anlatıldı.

İddianamede, sitenin özel güvenlik müdürü olan Birol Yıldırım'ın, olaya katılan güvenlik görevlisinin durumunu sormak için polis merkezine gittiği, bilgi sahibi olarak ifadelerine başvurulan polis memurlarının beyanlarına göre hal ve hareketlerinden alkollü olduğu düşünülerek, karakol önünde, olaya karışan karşı taraf ile tartıştığı belirtildi.

İddianamede, Birol Yıldırım'ın karşı taraf ile tartışması üzerine orada bulunan komiser yardımcısı İsmail Alperen S.'nin müdahalesi ile polis merkezi amirliğinden gönderilmek istendiği, Yıldırım'ın ise karakoldan ayrılmak üzere çıkış kapısına yöneldiği esnada karşı tarafa, ‘Sizinle görüşeceğiz. Sizi öldüreceğim' demesi üzerine karşı tarafın, Yıldırım'dan şikayetçi oldukları anlatıldı.

Hakkında adli işlem yapılmak üzere yeniden karakola alınmak istenen Yıldırım'ın, fiziki olarak direndiğinin belirtildiği iddianamede, Yıldırım'ın direnci kırıldıktan sonra karakolun mutfağına alındığı, diğer müştekiler Barış ve Alihan Uysal'ın da mutfakta bulundukları kaydedildi.

“‘KALP HASTASIYIM' DEDİĞİ HALDE DÖVMEYE DEVAM ETTİLER”

İddianamede beyanlarına yer verilen Barış ve Alihan Uysal'ın, yüzlerinin duvara dönük olduğu halde, polis memurlarının Yıldırım'ı darp ettikleri, Yıldırım'ın, ‘Ben kalp hastasıyım, kalbimde stent var' dediği halde polis memurlarının Yıldırım'ı dövmeye devam ettiklerini, kendilerinin de aynı polisler tarafından darp edildiklerini ve darp eylemi sırasında polislerce ıslatıldıklarını, komiser yardımcısı İsmail Alperen S.'nin, kendilerini darp eden polisleri azmettirdiğini ifade ettikleri kaydedildi.

“ÖLÜM SIRASINDA TIBBEN İLLİYET BAĞI OLACAĞI…”

ATK raporunun da yer aldığı iddianamede, Yıldırım'ın ölümüne sebebiyet verecek nitelikte travmatik bulgunun tespit edilemediği, ölümün, kalp damar hastalığı sonucu meydana gelmiş olduğu belirtilirken, ATK'den alınan ek raporda ise, “Kişinin polis karakolunda darp edildiğinin kabulü halinde maruz kaldığı olayın stresinin kendisinde mevcut olan kronik kalp damar hastalığını aktif hale getireceği, olayla ölüm arasında tıbben illiyet bağı olacağı ancak bu hususta kesin bir değerlendirme yapılamadığı, olayın adli tahkikat ile aydınlatılmasının uygun olacağı oy birliği ile mütalaa edilmiştir” değerlendirmesine yer verildiği belirtildi.

ELLERİNE PANSUMAN VE BUZ TEDAVİSİ UYGULADILAR

İddianamede, güvenlik kamera görüntülerinde, İsmail Alperen S.'nin sağ eline pansuman yaptığı, Muhammet K.'nin ise sağ eline buz tedavisi uyguladığı, yine İsmail Alperen S.'nin Yıldırım'ın direnmesi sırasında, tekme attığının tespit edildiği belirtildi.

SUÇLAMAYI KABUL ETMEDİLER

İddianamede ifadelerine yer verilen polis memurlarının, Yıldırım'ın ölmesine sebebiyet verecek eylemlerinin olmadığını savundukları ve Barış ile Alihan Uysal'ı da darp etmediklerini beyan ettikleri kaydedildi.

“ÖLMESİNDE YOĞUN KUSURLU BULUNDUĞU YÖNÜNDE YOĞUN ŞÜPHE”

İddianamede, savunmalar ve dosya kapsamı doğrultusunda İsmail Alperen S.'nin Yıldırm'a karşı acı verecek nitelikte darp eyleminde bulunduğu ve ölümünde kusurlu bulunduğu yönünde yoğun şüphe oluştuğu vurgulandı.

Müştekilerin iddiası ve tanık beyanlarına göre, polis memurlarının Yıldırım'ın kalp hastası olduğunu bildikleri ve ölmesine sebebiyet verecek nitelikte kusurlu olduklarının değerlendirildiği iddianamede, polislerin eylemi ile Yıldırım'ın ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu belirtildi.

12'ŞER YILA KADAR HAPİS İSTENDİ

Komiser yardımcısı İsmail Alperen S. ile polis memurları Muhammet K., İsmail G., Muhammed Ş., Mustafa Ş., Erdoğan K. ve Bilal K.’nin, Birol Yıldırım'a karşı ‘bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermek', Barış ile Alihan Uysal'a karşı ise, ‘kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuzu kötüye kullanılmak suretiyle kasten yaralama' suçlarından ayrı ayrı toplamda 3 yıl 8'er aydan 12'şer yıla kadar hapisleri istendi.

Diğer 5 memurun ise Barış ve Alihan Uysal'a karşı, ‘kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuzu kötüye kullanılmak suretiyle kasten yaralama' suçundan ayrı ayrı 1 yıl 6 aydan 4 yıl 6 aya kadar hapisleri istendi.

İddianame, Büyükçekmece Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Sanık memurların önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkması bekleniyor.

Karamollaoğlu'ndan iktidara zam eleştirisi İlginizi Çekebilir Karamollaoğlu'ndan iktidara zam eleştirisi