İşte o protokol

Muhalefet partisi temsilcilerinden “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemi- GPS” sıkça duyuyoruz. Bunu duyuyoruz ama içinde neler olduğunu açıkçası pek bilenimiz yok. CHP, İYİ Parti, DEVA Partisi. Gelecek Partisi, Demokrat Parti, Saadet Partisi, marka haline gelen “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem”in içini doldurmak için çalışıyor. Bugüne kadar ikisi uzaktan olmak üzere her partiden birer hukukçu 6 kez bir araya geldi.

Toplantılara CHP'den Muharrem Erkek, İYİ Parti'den Bahadır Erdem, DEVA Partisi'nden Mustafa Yeneroğlu, Gelecek Partisi'nden Ayhan Sefer Üstün, Demokrat Parti'den Bülent Şahinalp, Saadet Partisi'nden Bülent Kaya katılıyor. Şu anda yürütülen toplantılarda genelde görüş birliği hakim.

TOPLANTI PROTOKOLÜ

Belirlenen konular 3 ana başlık altında toplanmış. Girişi dört maddeden oluşuyor.

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem'in temel esasları başlığı altında; yasama beş ana, 27 alt başlıktan, yürütme dört ana 17 alt başlıktan, yargı yedi ana, 19 alt başlıktan oluşuyor. Demokratik bir sistemin temel esasları başlığı da üç ana dokuz alt başlık olmak üzere toplam 101 maddeden oluşuyor.

Maddeler tek tek ele alınıyor. Örneğin seçim barajının tamamen kaldırılması da gündemde. Siyasi partilerde lider ağırlığına son verilmesi, ön seçimler yapılması gibi toplumun beklediği, özlediği birçok konu enine-boyuna tartışılıyor. Çalışmalar tamamlandıktan sonra liderler bir araya gelecek ve rapora son şeklini verdikten sonra özeti kamuoyuna açıklanacak.

UYUMLU BİR ÇALIŞMA

Belirlenen konularda siyasi partiler arasında görüş birliği var. Örneğin, hepsi ülkedeki yolsuzluklardan yakınıyor, bunun nasıl önlenmesi gerektiği üzerinde duruyor. Yargının durumu yine öncelikler arasında. Hakimler Kurulu ayrı, Savcılar Kurulu ayrı olacak.

Taraflar arasında imzalanan protokolün giriş bölümünde şu konular yer alıyor:

-Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne nasıl gelindi?

-Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne neden karşı çıkıyoruz?

-GPS önerimizle geçmişe dönmeyi reddediyoruz!

-Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem'in temel esasları:

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem'in temel esasları: Yasama. Yasamanın oluşumu.

Seçimler: Meclisin görev süresi. Seçim barajı. Seçim sistemi.

Siyasi partiler hakkında genel tutum (Anayasa 68, 69): Parti içi demokrasinin güçlendirilmesi. Siyasetin finansmanın şeffaflaştırılması. Hazine yardımları.

Yasama çalışmaları: Meclis iç tüzüğü. Yasama bağışıklığı.

Kanun yapım süreçleri: Torba kanun usulü. Kanun Hükmünde Kararname (KHK) yetkisi. Cumhurbaşkanının kanunlara ilişkin veto yetkisi. Halk girişimi ve halk vetosu önerisi. Komisyonların güçlendirilmesi. Kanun yapım süreçlerinde muhalefet hakkı.

TBMM'nin denetim yetkisi: Sözlü soru önergesi. Yazılı soru önergesi. Gensoru. Genel görüşme ve Meclis araştırması. Meclis soruşturması. Kamu kuramlarının Meclis denetimi kapsamına alınması. Komisyonların denetim görevi. Genel denetim. Denetim komisyonları.

Bütçe Hakkı: TBMM'nin görev ve yetkileri. Sayıştay'ın görev ve yetkileri

Yürütme: Cumhurbaşkanı. Seçim Usulü. Görev Süresi ve Adaylık Sayısı. Tarafsızlığı. Sorumluluğu-sorumsuzluğu ve karşı-imza kuralı.

Görev ve yetkileri: Yasamaya ilişkin görevleri. Yürütmeye ilişkin görev ve yetkileri. Yargıya ilişkin görev ve yetkileri.

Bakanlar Kurulu: Başbakanın seçim usulü. Bakanlar Kurulu'nun oluşumu. Bakanlar Kurulu'nun sorumluluğu.

Yönetimde İstikrar: Yapıcı güvensizlik oyu.

Olağanüstü Hal (OHAL) yönetimi: OHAL ilan etme yetkisi. OHAL süreleri.

OHAL Kararnameleri: Kararnamelerin kapsamı. Yargısal denetimi.

Yargı: Hakimlik ve Savcılık mesleği ile yargı sistemine ilişkin öneriler. Hakimler ve Savcılar Kurulu. Yapısı. Üye seçimi. Görev ve yetkileri. Kurul kararlarının yargı denetimi.

Anayasa Mahkemesi: Yapısı-çalışma usulü. Üye seçimi. Görev ve yetkileri. Anayasal denetimin Kapsamı. İptal davası açma yetkisi. Yüce Divan. Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) kararlarının tanınması için atılacak adımlar.

Yüksek Yargı Organları: Danıştay'a üye seçimi. Yargıtay'a üye seçimi.

Yüksek Seçim Kurulu'nun yapısı.

Sayıştay: Yapısı.Üye Seçimi. Görev ve yetkileri. Denetim kapsamı.

Barolar ve Türkiye Barolar Birliği: Anayasal statü. Çoklu baro.

Demokratik bir sistemin temel esasları.

Temel hak ve hürriyetler: İfade, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının güvence altına alınması. Basın özgürlüğü -RTÜK'ün yapısı ve seçim usulü.

Çevresel Haklar ve sürdürülebilirlik

Kamu yönetimi: Kamu yönetiminde esas alınacak İlkeler. Kamuya alım süreçlerinde liyakat ve mülakat usulü. Yolsuzlukla etkin mücadele için atılması gereken adımlar. Yerel yönetimlere ilişkin düzenlemeler. Üniversiteler ve akademik özgürlük Düzenleyici ve denetleyici kurumlar.

Siyasi Etik Kanunu

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem denilince akla yalnız TBMM gelmesin. Ülkemizin hemen her kritik konusu ele alınıyor. Bununla da kalmayacak, liderler toplantılarında kapsamı belki daha da genişletilecek.

“Bekle babam bekle” de nereye kadar?

15 Temmuz darbe girişiminden sonra yaklaşık 132 bin kişi kamudaki görevlerinden çıkarıldı. Emekli olanlardan bazılarının unvan ve rütbeleri geri alındı. Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kamudan ihraç edilenlerin durumu kurulan komisyon tarafından inceleniyor. Bugüne kadar ihraç edilenlerden 15 bin 50'sinin mesleklerine dönüş yolu açıldı. Halen 8 bin 315 dosya ise incelenmeyi bekliyor. Yeter insanları bu kadar bekletmeni…

İhraç edilenlerden 15 bin 50 kişinin dönüş yolu 6 yıl sonra açıldı açılmasına ama kendilerinin ailesinin, çevresindekilerin neler çektiğini tahmin edemezsiniz. Yasa dışı yapılarla ilişkisi olmasa bile amirleriyle farklı düşündükleri için birçok kişinin haksızlıklara uğradığı da sıkça konuşuluyordu.

BUNLAR DA YETMİYOR

Şemsi Kandemir, emekli 2. Sınıf Emniyet Müdürü'ydü. Hakkında soruşturma açıldı. Tam 50 ay önce savcılık, hakkında ‘Kovuşturmaya yer olmadığı' kararı verdi. 21 ay önce hiçbir sakınca yoktur denilerek Ankara Valiliği'nce tarafına pasaport verildi. Emeklilik rütbe ve bağlı hakları geri alınmış olan ve halen dosyası OHAL Komisyonu'nda olumlu veya olumsuz hiçbir sonuca ulaşmadan bekleyenlerden.

Elbette bu terör örgütüne katılan, faaliyet yürütenler vardır ve süratle bulunmalıdır. Ancak hukukun temel ilkesi gereği doğru kişiler olmalı. Suç varsa kişiseldir ve toptancı anlayış doğru değildir. Sadece olumsuz uç örnekleri vererek sanki herkes böyleymiş diye, her insanı aynı torbaya koyarak değerlendirmek makul ve mantıklı olamaz.

CEVABI BULUNAMIYOR

Şemsi Kandemir, “Size yaşadıklarımı, yıllardır cevabını bulamadığım sorularımla birlikte anlatacağım. Sizden isteğim eğer mümkünse beni FETÖMETRE denilen uygulama başta olmak üzere hangi kamu kurumu istiyorsa her türlü sorgulama, inceleme, değerlendirme yapması… Uygun görülen herkesle görüşmeye hazırım” diyor ve şunları anlatıyor:

“OHAL Komisyonu, aşağıda son durumumu gösteren süreler ve belgelere rağmen halen her nedense ve neyi bulamadıkları için beklediklerini anlamamakla beraber incelemeyi sürdürmektedir. Herhalde ağır cezalık bir suç işlense- hangi suç olursa olsun-  yaklaşık olarak 6 yılda her türlü bilgi- belge toplanır ve kişiye masumsun veya suçlusun diyerek bir sonuca varılırdı. Süreç zor ve karmaşıktır, doğrudur ama artık yetmez mi? İncelenen ve beklenen nedir? Aklım almamakla birlikte dosyam halen OHAL Komisyonu'nda beklemektedir. Ayrıca ‘Bu kişinin bir şeyleri zamanla çıkabilir' mantığı doğru bir mantık ve yaklaşım değildir. Çünkü hukuk devletleri varsayım ve ihtimallerle değil somut, net, evrensel maddi gerçeklerle yürürler. Kaldı ki zaten her ne zaman olursa olsun yeni ve olumsuz bir durum ortaya çıkarsa devletimiz hemen gereğini yapabilecek kudrettedir.”

NE BEKLENİYOR?

Şemsi Kandemir'in istediği kayırma, torpil değil. 6 yıldır bekleyen dosyası hakkında karar verilmesini istiyor. Dosyayı inceleseler şunları görecekler:

Şemsi Kandemir'in emeklilik, rütbe hakları 29 Temmuz 2016'da (60 ay önce) alındı. Kandemir, 17 Temmuz 2017'da OHAL Komisyonu'na (51 ay önce) başvurdu. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı 21 Ağustos 2017'de (50 ay önce) takipsizlik kararı verdi. Ankara Valiliği de  27 Ocak 2020'de (21 ay önce) pasaport verdi.

Kandemir, belgelerini gösterip, “Bu belgeler dikkate alındığında bir hukuk devletinde ben suçlu muyum? Masum muyum? Eğer suçluysam ve bir şey varsa devletim neden gereğini yapmıyor? Yok, eğer ben masumsam yaşanan bu sıkıntı ve çaresizlikler neden sona ermiyor? Yazılı ve görsel medyada üst düzey yetkililerin, takipsizlik ve beraat alanların dosyalarına OHAL Komisyonu'nda öncelik verileceğini defalarca belirtilmesine rağmen uygulamada bunlar yok” diyor.

Elinde her türlü bilgi ve belge olan komisyonun, bir insanla ilgili “Suçlusun” veya “Masumsun” demesi bu kadar zor olmamalı. Hukuk devletinde insan masumiyetini belgelemek için daha ne yapabilir?

GEÇ GELEN ADALET

Adaletle ilgili konuşulduğunda “Hz. Ömer adaleti”, “Adalet mülkün temelidir”, “Geç gelen adalet, adalet değildir”, “Hukukun üstünlüğü”, “Lekelenmeme hakkı”, “Masumiyet karinesi” sözlerini sıkça duyarız. Adli ve idari konuların birbirinden bağımsız olduğu ifade edilir ama sonucunda hukuken masumiyeti belgelenenler idari yönden neden yıllarca bekletilir ve sonuca varılamaz?

Kandemir, “En kötüsü de bu süreç ne zaman bitecek, nasıl bitecek, beklenen nedir, neden yaşanmaktadır gibi karanlığın içinde kalan cevapsız sorulardır” diyor.

DAHA NE YAPSIN?

OHAL kararlarını İnceleme Komisyonu kurulmadan önce de Şemsi Kandemir boş durmamış. Dosyasını hazırlayıp 1 Kasım 2016'da Başbakanlığa başvurmuş. Aynı gün İçişleri Bakanlığı'na elden dosyasını teslim etmiş. Bir gün sonra Başbakanlık İletişim Merkezi'ne (BİMER), üç gün sonra Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi'ne (CİMER) durumunu yazmış.

“Bekle babam bekle” diyorlar da nereye kadar?

Loading...