Türkiye gümrüklerinden transit geçen yabancı sigara paketine, varacağı ülkenin dilinde uyarı yazıları koyma zorunluluğu kaldırıldı
Türkiye gümrük bölgesi üzerinden transit geçen yabancı sigaraların “Berlin Duvarı” yıkıldı desem yeridir.
Dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan imzası ile yayımlanan “Bakanlar Kurulu Kararı” 9 Aralık’ta kaldırıldı.
4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 55’inci maddesine göre alınan ve 27 Şubat 2012 tarihinde yürürlüğe konan karar şöyleydi:
* Her bir paket ve ambalajında, dış paketleme ile etiketlerinde ve boş sigara paketleri üzerinde varış ülkesinin resmi dil veya dillerinde uyarıcı işaretleri bulunması kaydıyla izin verilir.
10 Aralık 2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan “Cumhurbaşkanlığı Kararı” ile bu “düzenleme” şu ifadelerle iptal edildi.
“27 Şubat 2012 ve 2012/2924 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan kararın yürürlükten kaldırılmasına, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 55’inci maddesi gereğince karar verilmiştir.”
Tek imza: Recep Tayyip Erdoğan- Cumhurbaşkanı.
★★★
Türkiye gümrük bölgelerinden yabancı ülkelere transit geçiş yapan sigara paket ve ambalajlarında, varacağı ülkenin dilinde uyarıcı işaret bulundurma zorunluluğunun kaldırılması ne anlama geliyor?
Bir gümrükçü kararı şöyle yorumluyor:
Diyelim ki sigaralar Türkiye üzerinden Libya’ya İran’a, Suriye’ye varacak. O zaman 2012 yılında alınan ve 2021’in 10 Aralık tarihine kadar geçerli olan Bakanlar Kurulu kararına göre, paketlerin üzerinde o ülkelerin resmi dili olan Arapça ibareler bulundurulması zorunluydu.
Ve bu durumda transit sigaralar Türkiye’de iç piyasaya boşaltıldığında, üzerindeki Arapça yazılardan dolayı enselenebilirdi.
Yeni karar, transit kaydıyla gümrüklere gelen sigaraların iç piyasaya sokulması önündeki engellerden en önemlisini kaldırmış oluyor.
★★★
Tonlarca uyuşturucunun gümrüklerden geçtiğini “yakalamalardan” öğreniyoruz.
Bu da geçebilir...
Diyeceksiniz ki; bu karar yürürlükteyken memlekete kaçak sigara hiç mi girmiyordu?..
Giriyordu elbet; hem de milyonlarca ton...
Kaçak tütün mamülleri, gümrüğe tabi başka bir ürün beyan edilerek iç piyasaya sokuluyordu.
2020 yılında gümrüklerde yakalanan kaçak sigara miktarı 10.8 milyon paket...
★★★
Ticaret Bakanlığı’nın olaylı sicilini anımsatmadan olmaz.
Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, 21 Nisan 2021 tarihinde görevden alınmış ve yerine AKP Milletvekili Mehmet Muş atanmıştı.
Pekcan’ın gümrüklerde namı pek de iyi değildi.
Kamuoyu; bakanlığa atanmadan 20 ay önce, 4 Kasım 2016 tarihinde 19 Gümrük Bölge Müdürlüğü’ne gönderilen “Ruhsar Pekcan isimli şahıs tarafından Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Sayın Emine Erdoğan hanımefendinin yakını olduğunu söyleyerek, vergi ödenmeksizin eşya ithali teşebbüsünde bulunduğu/bulunulacağı bilgisi gelmiş olup, bu duruma karşı tüm bölge müdürlükleri ve bağlantı gümrük müdürlüklerinde görevli personelin müteyakkız olması hususunda uyarılması gerekmektedir” mailini 28 Nisan 2021 tarihli yazımdan öğrendi.

★★★
Ticaret Bakanlığı’nda ne işler döndüğünü anlamamız için 20 Nisan tarihli yazıma gitmekte yarar var.
Dilovası Yılport Limanı’nda yaşananları aktarmıştım.
İçinde 540 kilo kokain bulunan konteynerlere; ilk aramada “temizdir” raporu verilmişti.
İstihbaratı değerlendiren Kocaeli Gümrük Bölge Müdür Vekili Mehmet Ali Arslan’ın talimatıyla yapılan ikinci aramada 20 çanta dolusu kokain ele geçirildi.
Arslan bu hassasiyetinin ödüllendirilmesini beklerken, Ankara’da “Başmüfettişlik” görevine çekildi.
★★★
Pekcan’dan 17 gün sonra da Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü’nden sorumlu Ticaret Bakan Yardımcısı Gonca Işık Yılmaz Batur görevden alındı.
Ticaret Bakanlığı çevresinden aldığım bilgiye göre, Pekcan makam aracını yakın zamana kadar teslim etmemişti.
Pekcan bakanlığın kendisine tahsis ettiği konuttan da; “Tadilatına 380 bin TL harcandı, 3-5 ay daha otursam ne olur” diye düşünmüş olacak ki güç bela çıkmıştı.
Batur ise önceki iş yeri Kibar Holding’e yönetim kurulu başkan yardımcısı olarak geri döndü.
Batur gibi özel sektörden transfer edilen diğer Bakan Yardımcısı Rıza Tuna Turagay görevini sürdürüyor.
★★★
Can Özçelik’in Odatv’de yayımlanan 16 Nisan tarihli haberiyle, Pekcan’ın eşiyle ortak olduğu Nanoksia Biyoteknoloji ve Karon Mühendislik şirketinden bakanlığına 9 milyon liralık dezenfektan sattığı ortaya çıkmıştı.
Turagay, Pekcan’ın bakanlığına dezenfektan satışından “görevi gereği” habersiz olmamalı...
Aynen Dilovası’nda tonlarca kokain yakalanmasını sağlayan Arslan’ın vekaleten yürüttüğü “bölge müdürlüğünden” alınmasında olduğu gibi...
Ticaret Bakanlığı “duman altı” oldu
Bakan Yardımcısı Turagay’ın “bilgi ve ilgi” sahasındaki soru işaretlerine, yabancı sigaralar için alınan 9 Aralık kararı da eklendi.
Neden mi? Çünkü Turagay 2006 yılında devletteki görevlerinden ayrılıp İngiliz tütün firması British American Tobacco’ya (BAT) geçmişti.
Özelleştirme İdaresi’nin 2008 yılında açtığı ihale ile Tekel’in sigara fabrikaları ve markaları 1 milyar 720 milyon dolara BAT’a satıldı.

BAT Türkiye, Türkiye ve Kuzey Afrika Kurumsal İlişkilerden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi olan Turagay’ın görev alanına, hukuk departmanı da eklendi.
Turagay’ın 2019 yılında BAT’tan ayrılıp Ticaret Bakanlığı’na bakan yardımcısı olarak atanmasının; tütün ticaretine, çiftçisine ne katkısı olacak diye beklerken, kaçakçılık duvarlarının indirilmesi ilgi çekiyor.
Türk tütününe üvey evlat muamelesi
Tekel’in sigara fabrikaları ve markalarının 2008 yılında özelleşmesini takiben; fındık ve üzümden sonra ülkenin en önemli tarımsal ihraç ürünü olan tütün, ithalat karşısında üstünlüğünü yitirdi.
Tütün Eksperleri Derneği’nin “2020 Tütün Raporu”na göre; 1986 yılından itibaren ithal edilen tütünlere kilogram başına 3 dolar ve paket başına 40 cent/dolar uygulanan “Tütün Fonu”, 2011 yılında 2.25 dolara düşürüldü.
2018 yılında 0.15 dolara düşen fon, aynı yılın sonunda sıfırlandı.
2020 yılında 279 milyon dolarlık ihracata karşılık, 562 milyon dolarlık tütün ithalatı yapıldı.
Türkiye’de yerleşik sigara üretim firmalarının yerli tütün kullanım oranı 2003 yılında yüzde 42 iken, 2020 yılı itibarıyla yüzde 11’e kadar geriledi.
2020’de 7255 ve 4733 Sayılı Kanun’da yapılan yasal düzenleme ile bu oranın 2022’de yüzde 17’ye, 2024 yılında da yüzde 25’e çıkartılması zorunluluğu getirildi.
Bu oran bile yerli tütün üreticisinin 2003’deki konumunun çok çok gerisinde kalıyor.