Sözcü Plus Giriş
UĞUR DÜNDAR

Don Jose De Toledo En Salinas!..

17 Ocak 2021

5 Eylül 1972…

Münih Olimpiyat Oyunları nefes kesen yarışmalarla sürüyor.

Arman Talay, Güneş Tecelli, Halit Kıvanç, Altan Aşar, Güngör Sayarı ve Okan Uysaler gibi efsane isimlerin yar aldığı TRT ekibi, gecesini gündüzüne katarak Türk televizyon tarihinin ilk uluslararası televizyon yayınını gerçekleştiriyor.

Ekibin en genç üyesi olarak ben de diğer branşların yanı sıra, yüzmede ABD'li Mark Sptiz ve Avustralyalı Shane Gould'un kırdıkları muhteşem rekorları anlatıyorum…

★★★

Ancak o sabah, Olimpiyat Köyü'ndeki lojmanımızda, tüm dünyayı şoke eden korkunç bir terör haberiyle uyanıyoruz.

El Fetih'in Kara Eylül fraksiyonuna bağlı 8 Filistinli teröristin, gece İsrailli sporcuların kaldıkları binayı basarak 2 atleti öldürdüklerini, 7 sporcuyla 2 antrenörü de rehin aldıklarını öğreniyoruz.

Ekip şefimiz Arman Ağabey, “Uğur kamerayı kapın, hemen olay yerine koşun” diyor.

Yüzümüzü bile yıkayamadan İsrailli sporcuların kamp yaptıkları binalara doğru koşturuyor ve anti terör timlerinin izniyle, yüksekçe bir yerden çekime başlıyoruz.

Zozo Toledo

★★★

Tele objektifimize İsrail'deki 200'den fazla Filistinli tutuklunun serbest bırakılmasını isteyen teröristlerin Alman yetkililerle yaptıkları pazarlıkların görüntüleri yansıyor…

Saatler süren ve sonuçsuz kalacak olan bu kritik pazarlık sürecinde, kameraman arkadaşımla susuzluktan dudaklarımız çatlayacak hale geliyor, açlıktan başımız dönüyor. Polisler çekim yaptığımız alandan giriş çıkışlara izin vermedikleri gibi, güvenlik güçlerinin sayısı da giderek artıyor. Bu nedenle kızgın güneş altında o binadan gözümüzü ayırmadan görevi sürdürüyoruz.

O sırada bir iyilik meleği yanımızda beliriyor.

O güne kadar yollarımızın hiç kesişmediği rengarenk gömlekli, güler yüzlü, babacan tavırlı bir kişi bu!

Kendisini tanıtıyor: “Ben cemiyet fotoğrafçısı Zozo Toledo…”

Çantasını açıp, kahvaltıda kendisi için ayırdığı sandviçi ve şişe suyunu bize veriyor.

“Peki sen ne yiyip içeceksin Zozo” diye soruyoruz.

“Ben sabah erken kalkıp iyi bir kahvaltı yaptım. Hiç yemesem de olur” diyerek fotoğraf çekmeye koyuluyor…

★★★

Gün boyu süren pazarlıklar sonuç vermiyor ve teröristler, rehinelerle birlikte kendilerini bekleyen uçağa binmek üzere, iki helikopterle havaalanına doğru hareket ediyorlar. Havaalanında teröristler ve rehineler boş uçağa binmek için ilerlerken, pusuda bekleyen keskin nişancı polisler ateşe başlıyor. Çatışmada 9 rehine, 5 saldırgan ve 1 Alman polis ölüyor. 3 saldırgan da yaralı olarak ele geçiriliyor.

★★★

Bu acı olay üzerine olimpiyat oyunlarına son verip vermeme konusunda büyük bir tartışma başlıyor. Bazı ülkelerin kafileleri Münih'ten ayrılıyor. Sonuçta Olimpiyat Komitesi, yarışmaların ve olimpik ruhun teröre teslim olmaması ve kaldığı yerden devam etmesine karar veriyor.

Değerli ağabeyim, ustam Halit Kıvanç'la anlattığımız hüzün dolu bir törenle oyunlar yeniden başlıyor.

★★★

O günden sonra ne zaman Zozo Toledo'yu görsem, “Merhaba iyilik meleği” diyerek kucaklaştım.

★★★

Kızgın güneş altında saatlerce aç ve susuz kalma pahasına, ekmeğini ve suyunu hiç tanımadığı televizyoncularla paylaşan bu iyi kalpli adam, geçenlerde vefat etti.

Bazı yayın organları ondan “Türkiye'nin ilk paparazzisi 83 yaşında öldü” diye söz ettiler.

Oysa o, paparazzi değil, kendi deyimiyle “Cemiyet hayatı fotoğrafçısı”ydı!

Müteveffa Don Jose De Toledo En Salinas'ı, hep iyilik meleği olarak hatırlayacağım.

Toprağı bol olsun…