Zehirlenmeye devam mı?..

Amerika'da bir okulda bahçıvan olarak çalışan Dewayne Johnson, yabani bitkileri yok etmek için kullandığı tarım ilacı nedeniyle kansere yakalandığını öne sürerek mahkemeye
başvurdu.

Yargı Ağustos 2018'de, bahçıvanı haklı bularak, glifosat maddesi içeren “RoundUp” adlı tarım ilâcının üreticisi Monsanto Şirketi'ni, 289 milyon dolar tazminat ödemeye mahkum etti.

Karar yüksek mahkeme tarafından da onanarak glifosatın kanserojen etkisi tescillendi.

★★★

Aynı şekilde Fransa'da da mahkeme Monsanto'yu, zararlı otları temizlemekte kullanılan Lasso'yu teneffüs eden çiftçi Paul François'yı zehirlemekten suçlu buldu.

★★★

Monsanto'yu 66 milyar dolara satın alan ilaç ve kimya şirketi Bayer, ABD'de glifosat maddesinin kansere yol açtığı iddiasıyla aleyhinde açılan davalardan vazgeçmeleri için, davacıların büyük bölümüyle anlaştı. Bayer'den yapılan açıklamada, 10 milyar 900 milyon dolar ödeme karşılığında 125 bin davanın dörtte üçünün geri çekileceği
duyuruldu.

★★★

Dava konusu, “RoundUp” adlı ilaç, dünya genelinde yaygın olarak kullanıldığı gibi Türkiye'de de serbestçe satılıyor.

Dünyanın en büyük GDO'lu (Genetiği Değiştirilmiş Organizma) tohum üreticileri arasında da yer alan Monsanto, aynı ilaç nedeniyle çevreci bir avukatın çabalarıyla ülkemizde de dava konusu olmuştu.

İşte o yazımızın özeti:

★★★

“Ege'nin iki bilinçli çiftçisi, hem GDO'lu tohum, hem de kanserojen olduğu kanıtlanmış zirai mücadele ilaçları üreten dünya devi Monsanto'ya karşı, uluslararası hukuk mücadelesi başlattı.

Hamza Kural ve Tahsin Sezer adlı üreticiler, Bergama Çevre Platformu aracılığıyla Avukat Senih Özay'a ulaştı.

Çünkü Senih Özay, öteden beri çevre haklarını savunmakla ünlenmiş bir hukukçuydu.

★★★

Küresel dev Monsanto'nun, kanserojen glifosat içeren ürünlerini ülkemizde rahatça sattığını öne süren avukat Özay, ilk olarak Tarım ve Orman Bakanlığı'na başvurdu. Avrupa ve Amerika'da hem şirket, hem de glifosat aleyhine verilen kararları anımsatarak, bakanlığın gıda güvenliği, toplum ve çevre sağlığı adına harekete geçmesini istedi.

Dilekçesinde anayasa ve yasalardaki hükümler uyarınca ‘Monsanto'nun üretim çeşitleriyle glifosatlı tarım ilaçlarının lisans ve ruhsatlarının iptal olunarak piyasadan toplatılmasını ve bu maddenin tarım ilaçları üretimiyle zirai mücadelede kullanımının yasaklanmasını' talep etti.

★★★

Ancak Bakanlık, başvuruya yasal süre olan 60 gün içinde yanıt vermedi. Bunun üzerine dava açma hakkı doğan Özay, çiftçi Tahsin Sezer ve Hamza Kural adına Ankara 18.Bölge İdare Mahkemesi'ne dilekçesini sundu.

Monsanto'nun kanserojen ürünlerinin reçetesiz olarak serbestçe satıldığı vurgulanan dava dilekçesinde, şu görüşler yer aldı:

‘Türkiye'nin de imzaladığı uluslararası Rio Sözleşmesi'nin ihtiyat prensibi, bir faaliyetin çevre açısından olumsuz neticeler doğuracağı konusunda ciddi bir şüphenin var olması halinde bilimsel bir kanıtın ortaya çıkışı beklenmeden önleyici tedbirlerin dikkate alınmasını öngörmektedir. İhtiyat prensibi göz önünde bulundurulmadan tatbik edilecek işlemler, geri dönüşü mümkün olmayan zararların yaşanmasına, tarım ile uğraşan çiftçi yurttaşlarımızın ve dolayısıyla ilaçlanan zirai gıdalarla beslenen yurttaşların sağlık tehdidi altında yaşamasına sebep olacaktır. Yasa ve yönetmeliklere göre bayiler reçetesiz bitki koruma ürünü satamaz, ancak etken maddesi glifosat olan ruhsatlı birçok bitki koruma ürünü, dozaj belirlemesi yapılmaksızın, reçetesiz olarak ve denetimsiz biçimde uygulanmaktadır…'”

★★★

Mahkeme Avukat Özay ve çiftçiler lehine karar verdi.

Hem tarımla uğraşan üreticiler, hem de tüketiciler, serbestçe satılan bir zehirden kurtulduklarına sevinirlerken, bu kez ilâcın zararlı olmadığını öne süren Monsanto ve Bakanlık, dosyayı istinafa taşıdılar.

İzmir'de yayımlanan 9 Eylül Gazetesi'nden Hakan Dirik'in haberine göre; istinaf dosyayı
usulden bozunca, dava yeniden 18. Bölge İdare Mahkemesi'ne geldi.

Ancak daha önce Avukat Özay ve Egeli çiftçiler lehine karar veren mahkemede heyet değişmişti. Yeni hakimlerin usulden bozulan dosyaya bakışları farklı oldu. Onlar davayı esastan ele aldılar ve başkanın karşı oyuna rağmen, iki üyenin kararıyla zehir üreten Monsanto ve Bakanlığı haklı buldular.

★★★

Ama avukat Özay mücadeleyi bırakmamaya kararlıydı.

Bu kez onun istinafa taşıdığı dosyada tarım üreticileri ve onların ürünleriyle beslenen tüketiciler lehine karar verilmezse, halkımız kanserojen glifosatla zehirlenmeye devam edecek!..