Finallerin adı her zaman büyüktür. Başka futbol bekleriz böyle maçlarda... Di Maria, Scaloni’nin önemli tercihi olarak başladı. Dembele final maçında yapılmayacak dokunuşunu faullü yapınca, üstat sahneye çıktı. Messi yine sakin attı penaltıyı. Messi bu kupayı istiyordu yıllardır. Kupa da ona elini uzatmıştı artık...…
Usta yine durmadı, pası çok iyi verdi. Mac Allister düşüncesi, Fransa savunmasını düşürdü. Di Maria klas bıraktı. Sahada hiç olmayan ve mum gibi eriyen Fransa, 2-0 yenik duruma düşmüştü. Di Maria, kariyerinin en büyük maçlarından birini sergiliyordu ilk yarı maçın ilerleyen anlarında aklıma 1986 Arjantin-Almanya finali geldi. Arjantin 2-0’dan Almanya’ya yakalanmıştı. Kupa yine Arjantin’nin olmuştu, ama Almanya finale ortak olmuştu. Fransa bu havayı bir türlü veremedi. Ama Arjantin yine yakalandı.
Mbappe ‘durun’ dedi. ‘Ben de varım’ dedi. Arka arkaya damgayı vurdu. Maç muazzam bir finale dönüşmüştü artık Avrupa futbolunun liderliğini Almanya’dan alan Fransa maçı uzatmaya bırakmadan kazanabilirdi. Mbappe nasıl bir terminatör olduğunu gösterirken, Thuram onun asistanı gibiydi.
Final böyle olur. Uzatmalar bu maça yakıştı. Arjantin çok net fırsatlar kaçırdı. Messi golü attı, ama daha maç bitmemişti. Mbappe’nin cevabı kazanılan penaltıyla geldi. Son saniyelerde bile gol pozisyonu oldu.
Böyle şey görmedim. Tam anlamıyla tarihi bir final oldu.
Martinez penaltısavar bir kaleci. Soğuk kalıyor penaltı anında, bu durum Arjantin için avantajdı… Ve son tangoyu Arjantin kazandı.
Dünyanın en güzel finali
Sözcü Gazetesi yazarlarından Ercan Taner, Arjantin-Fransa finaline dair bir yazı kaleme aldı.