Sonun başlangıcından başlayayım! Deveye boynun neden eğri diye sormuşlar, nerem doğru ki demiş... Memleketin durumunu anlatmak için pek sık kullanıyoruz bu lafı. Bazen, haksızlık yapıyormuşuz gibime geliyor! Kendime ya da karşımdakine, ‘yahu hiç mi doğru düzgün bir işimiz yok’ diye çıkışıyorum.
Fakat, Fatih Altaylı’nın Teke Tek’ine çıkıp, ‘istediğini sor cevaplayacağım’ diyen cesur yürek Türk-İş Başkanı Ergün Atalay’ı izleyip, dinledikten sonra karar verdim, ‘nerem doğru ki’ diye soran deve yerden hörgücünün tepesine kadar haklı!
Konu daha net anlaşılsın diye iki kısa bilgi vereyim...
2021 rakamlarına göre Türkiye’de 14 milyon 251 bin 655 işçiden 1 milyon 946 bin 165’i sendikalı. En fazla üyeye sahip konfederasyon ise 1 milyon 21 bin 952 işçiyle Atalay’ın başkanı olduğu Türk-İş... İkinci büyük konfederasyon hükümete yakın Hak-İş, üye sayısı 687 bin. DİSK’e bağlı ise 190 bin işçi var. Yani Türk-İş Türkiye’nin sendika koşullarında rakibi olmayan devi!
Türkiye Tekstil, Örme, Giyim ve Deri Sanayi İşçileri Sendikası TEKSİF ise Türk-İş konfederasyonun içinde yine Türkiye koşullarına göre güçlü sendikalardan biri. Üye işçi sayısı 48 bin 281! Küçümsemeyin, memlekette örgüt işi AKP’ye üye olunmuyorsa çok zor! TEKSİF’in Başkanı Nazmi Irgat, aynı zamanda Türk-İş Genel Sekreteri. Irgat asgari ücret komisyonlarında yıllardır masanın işçi tarafını temsil ediyor bu arada.
Türk-İş Başkanı Atalay TV programında Dolmabahçe Sarayı’nda geçen ve temmuz ara zammının açıklandığı asgari ücret zirvesinde yaşanan bir hikaye anlattı! Hikayenin sonu nereye varacak diye ilgiyle dinledim. Muhteşem(!) sonu duyunca, bu ülkeden daima umutlu olan biri olarak ruhum yığılıp kaldı resmen! Aynen şunları anlattı:
“Dolmabahçe’de Cumhurbaşkanı asgari ücreti açıklayacak. Ben de yanındayım. Nazmi(Irgat) karşımda oturuyor ve bana işaret yapıyor, 76 tane işçisi sendikalı oldu diye işveren tarafından işten atılmış. Diyor ki bana, Cumhurbaşkanı yanında oturuyor kendisine söyler misin bu durumu!
Cumhurbaşkanı’na efendim Nazmi’nin başı beyazladı, adamlar bana güvendi, Nazmi’ye güvendi örgütlendi ama işveren 76 işçiyi işten attı dedim. İki dakika vaktiniz varsa Nazmi ile sizi konuşturayım, durumu anlatsın dedim. Cumhurbaşkanı döndü bana salonda herkesin duyacağı şekilde, “Nazmi’nin kafası beyazladı, seninkinde saç kalmadı” dedi. O akşam gündem Ergün’ün kafasında saç kalmadı... Allahu ekber!”
Hikayenin sonu saç ektirmeye mi varacak acaba diye meraklandınız değil mi? Atalay sonu şöyle getirdi:
“Sonra Cumhurbaşkanı aradı işvereni! Adını da vermeyeyim iş bozulmasın! Bayrama 10 gün var. Bu adamları işe alın kardeşim dedi. Ben de hayırlı bir haber bekliyorum, o 76 tane adamın işe dönmesi haberini. Tablo bu... Yaptığımız bu bizim... Ben burada nerede yanlış yaptım?”
Türkiye’nin dev sendika konfederasyonu Türk-İş Başkanı Atalay, “Yaptığımız bu bizim... Ben nerede yanlış yaptım” diye soruyor kendisini izleyenlere!
Var mı bi yanlış?
TEKSİF Başkanı Türk-İş Konfederasyon Başkanı’na rica etmiş, patron üyelerimizi işten attı Cumhurbaşkanı seni kırmaz söyleyiver kendisine demiş... Türk-İş Başkanı ricaya aracılık yapıp, Dolmabahçe Sarayı’nda Cumhurbaşkanı’na söylemiş... Cumhurbaşkanı rica-işi kırmamış 76 çalışanı sendikalı oldular diye kapı önüne koyan patronu aramış, işçileri geri al demiş...
Tıpkı ABD Başkanı Trump’ın ricasından sonra hapisteki papazı özel uçakla uğurladığımız gibi, tıpkı katilleri yargıladığımız dosyaları Kral ricasından sonra Suudi Arabistan ‘adaletine’ teslim ettiğimiz gibi bir şey...
Doğru olmayan, AKP’nin 20 yılda Türkiye Cumhuriyeti’ni ulaştırdığı dünyanın kıskandığı düzeye yakışmayacak ne var bu işlerde?
***
Halimizi bize kestirmeden anlatan memleketin meşhur devesi boynunun eğriliğine takanlara ne diyordu, nerem doğru ki... Deve meve, ama haklı be kardeşim!
Vallahi o deve haklı kardeşim