Aynı kahve dükkânından her sabah kahvenizi ve kartınıza bir damgayı aldıktan sonra sonunda bedava içeceğinize ulaşıyorsunuz. Peki biri size tamamen dolu bir kart vermeyi teklif etse?

Bilim insanları bu bedava içeceğe giden kartın kesinlikle alınmamasını öneriyor. Çünkü bedava bir latteye giden yolun onda dokuzuna, lattenin kendisinden daha çok değer veriliyor.

6 bin kişiyi kapsayan çalışmalarda, kendi uğraşıyla bedava kahve vaadine ulaşmak, kişiye dürüst bir emekle hizmetten yararlanmanın memnuniyetini sunuyor.

Iowa Üniversitesi'nden Profesör Bowen Ruan, çalışmanın kendi madeni para koleksiyonculuğu deneyiminden kaynaklandığını belirtiyor ve sonunda koleksiyonunu tamamladığında bir puzzle'ı tamamlamak gibi hissettiğini söylüyor: "Günlerce uğraşırsınız ve sonra bitirip omuz silkip kutuya geri koyarsınız. Sadakat kartları da bunun gibi."

Journal of Consumer Research'te yayınlanan çalışmada, insanlardan kahve sadakat kartlarını kaybederlerse ne kadar kötü hissedeceklerini derecelendirmeleri istendi. Araştırmacılar bunu sorgularken, kartta doldurulan pulların sayısını rastgele değiştirdiler. Her durumda da insanlar bir kartın kaybını hissettiler.

Ruan, görünüşte mantıksız olan bu davranışın insan psikolojisinde evrimleşmiş bir tuhaflık olduğundan şüphelendiğini söyledi. İnsanlık tarihinde bir hedef için çalışmak öne çıkıyor, sırf bu yüzden de bu tip uygulamalar insanlara keyif veriyor. Ancak bazen, insan ruhunda bazı sorunlara da neden olabiliyor. Örneğin bir efsaneye göre 2300 yıl önce Büyük İskender fethedecek başka toprağı kalmadığı için ağlamış.