“Kim o?”
“Ben Haziran ayıyım...”
“Ooo, hoş geldin demokrasi.”
Yukarıdaki anekdot (kısa, özlü, ince anlamlı anlatı) Müjdat Gezen’e ait...
Önceki gece, Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda 70’inci sanat yılını kutlayarak sahnelere veda eden Müjdat Gezen, jübilesinden sonra bu siyasi yorumu yaptı.
Sanatçıya göre, “Haziran seçimlerinde” bu baskıcı rejimden kurtuluyor ve demokrasiye kavuşuyoruz.
★★★
Müjdat Gezen’i uzun yıllardır tanırım. Atatürkçü, laik, yurtsever ve mesleğinde çok usta bir sanatçı olduğu için onu severim.
Kısa bir süre önce bir telefon sohbeti sırasında:
“Sarı bir yaprak gibi savruldum...
Ateşlerde yandım kavruldum...
Duru bir suya düştüm yoruldum...
Kardeş... Ben bu hayattan biraz yoruldum” demiş, artık sahnelere veda edeceğini haber vermişti.
★★★
“Durursak düşeriz, diye diye geldik iki bin yirmi üçe... Yetmiş yıl, bir insan ömrü.. Yoruldum ben, yorgunum!” diyen Müjdat Gezen’in önceki gece yapılan jübilesinde konuşma yapan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu şöyle dedi:
“Müjdat Gezen’i bize güldüren sanatçı olarak tanıttılar. Ama izlerken duygulandığımız anlar da oldu.
Dolaysıyla sanatçı bizi güldüren, ağlatan, düşündüren değerli bir insandır. Sanatın ve sanatçının önem kazandığı her toplum, bir anlamda, gelişmiş toplumdur.”
★★★
Müjdat Gezen jübilesinde şunları söyledi:
“Hani bir kaydırak vardır ya, çocuk parklarında... Küçük çocuklar merdivenleri dakikalarca çıkar, sonra o kaydıraktan bir iner, bir-iki saniyede biter... Ben o kaydırağın tam başındaki adamım şimdi... Oradan inişe böyle hızla geçiyorsun.. Yoruldum, artık dinleneyim...
Bu gece kızım Elif’le beraber son oynadığımız oyun. Baba-kızdan bir bölüm oynuyoruz. Sonra hadi bana eyvallah.
Bu mesleğin çilesini de çektik, sefasını da sürdük. Şimdi artık dinlenme zamanı... Bu yorgunlukta biraz dinlenmek istiyorum.”
“Devrimin ve Karşı Devrimin Yüz Yılı”
İki değerli yazar, Prof. Dr. Emre Kongar ve Zülâl Kalkandelen’in uzun yıllar çalışmaları sonunda 3 ciltlik değerli bir eser ortaya çıktı:
“Devrimin ve Karşı Devrimin Yüz Yılı”
Tele 1’de Dr. Merdan Yanardağ ile birlikte ilgiyle izlenen programlar yapan Prof. Emre Kongar:
“Yıllar önce tek başına başladığım bu projeyi, Zülâl Kalkandelen’in titiz ve enerjik çalışmalarıyla bugünlere getirebildik. Kalkandelen’in katkıları, çalışmamı hem daha derinleştirdi, hem de 2019 yılına kadar gelindi” diyor.
Türkiye Cumhuriyeti Devrimi’nin, 1919 ile 2019 yılları arasındaki yüz yıllık tarihini Türkçe ve İngilizce kaynaklar ile gazete arşivlerinden satır satır inceleyen iki yazar, elde ettikleri bulguları farklı dönemlere ayırıp yorumladı.
Böylece Cumhuriyet Devrimi tarihini şimdiye kadar yapılmışlardan farklı bir biçimde değerlendirerek 3 ciltlik diziyi oluşturdular.
Okurlar, referans kitabı olma özelliği taşıyan bu eserlerle yakın tarihimizi daha iyi yorumlamak olanağına kavuşuyor. (Remzi Kitabevi)
TEBESSÜM
Bunu nasıl becerdi?
Temel, iki kulağı da yanmış bir halde hastaneye kaldırılır.
Onu gören doktor şaşkınlıkla “Nasıl oldu bu iş?” diye sorar.
Temel “Önemli bir haber bekleydum. Ütü yaparken telefon çaldı. Dalgınlıkla kızgın ütüyü kulağıma götürdum” diye anlatır.
Doktor tekrar sorar:
“Peki, öbür kulağını nasıl yaktın?”
“Oni da ambulans çağırayım derken...”
GÜNÜN SÖZÜ
Dedikodu, yalan ve iftiranın zehrinden kurtulmak çok zordur!
