Aklı başında herkes soruyor:

Ne olacak bu gidişin sonu?

Hazin bir yoksulluk sardı ülkenin her yanını!

Türk-İş’in her ay açıkladığı “Açlık ve yoksulluk sınırı” rakamları üzücü halimizi bir kez daha gözler önüne serdi.

Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapılması gereken aylık gıda harcaması bu ay 38 bin 24 liraya çıktı.

Giyim, konut, kira, elektrik, su, yakıt, ulaşım, eğitim, sağlık için yapılması zorunlu olan aylık harcamalar (yani yoksulluk sınırı) 123 bin 857 liraya yükseldi.

Diyelim ki, bekârsınız ve yalnız yaşıyorsunuz. Bir aylık yaşam maliyetiniz 49 bin 124 lira... Aldığınız asgari ücret 28 bin 75 lira. Nasıl yaşayacaksınız?

Ülkemizdeki bu adaletsiz denklemi çözmek için sihirbaz olmak gerekiyor.

Türkiye’de “ortalama ücret” haline getirilen “asgari ücret”le yaşam savaşı verenlerin sayısı 11 milyonu aşmış durumda!

★★★

Kenya’da safariye katılan AKP’nin Uşak Milletvekili İsmail Güneş bir de kalkmış “Vatandaşlar Kenya’yı görseler, oraya bakıp hallerine şükrederler” diyerek aklı sıra insanlarımızı teselli etti.

Kaynak olarak ekle

Geçtiğimiz ağustos ayında Kenya’ya giden Meclis Kenya Dostluk Grubu Başkanı ve AKP Uşak Milletvekili İsmail Güneş:

“Herkesin kendi ülkesinde nasıl yaşadığı önemli. Vatandaşlarımızı Kenya’ya götürsem onları görünce şükreder, mutlu olurlar.” dedi.

Bir iktidar milletvekilinin insanlarımızı, Kenya gibi milli geliri düşük, çok yoksul bir ülkeyle mukayese edip, o ülkenin aç insanlarını göstererek “Halinize şükredin” demesi vicdanî midir?

İsmail Güneş’in Türkiye’yi Kenya ile mukayese eden sözlerini duyanlar “Adam bizi ‘Afrika ligine’ düşürdü. Hiç sıkılmadı mı? Bunu kabul etmiyoruz” dediler.

★★★

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu,Türkiye’deki geçim sıkıntısının sebebinin “Adaletsiz bölüşüm” olduğunu, bu adaletsizliğin çalışanların sofrasını küçülttüğünü belirterek, “Gelirde, vergide, ülkede adalet istediklerini” vurguladı. Çerkezoğlu’na göre “Yüksek enflasyon ve adaletsiz vergiler nedeniyle çalışanların alım gücü sürekli geriliyor.

Sonuçta, bizzat AKP Milletvekili Güneş tarafından, çok yoksul bir Afrika ülkesi olan Kenya ile mukayese edilir hale gelmemiz bu çağda kimin ayıbıdır?

Avrupa ile aramızdaki uçurum büyüyor!

Avrupa Komisyonu’nun Türkiye Raporunu da içeren “2026 Yılı Genişleme Paketi” bu çarşamba günü açıklanacak ama raporun çok olumsuz olduğunu daha şimdiden öğrendik.

Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanches Amor “Üzülerek söylüyorum ki, bu raporun geçen yılki raporda çizilen karanlık tablodan bile daha kötü olacağını öngörebiliriz” dedi.

Avrupa Komisyonu’nun, geçen yılki Türkiye Raporu’nda yer alan “Demokrasiye ve insan haklarına ilişkin eleştirilerini” yeni raporunda daha da sertleştireceği anlaşılıyor.

Türkiye Raportörü Amor,“Maalesef muhalefete, demokratik çoğulculuğa ve temel özgürlüklere yönelik açık saldırılar nedeniyle raporun demokratik standartlarının ve hukukun üstünlüğünün durumu bakımından korkunç bir tablo çizeceğini bekleyebiliriz” dedi.

Avrupa ile aramızdaki uçurum büyüyor ne yazık ki!

Tebessüm

“Kurtaran yok mu?”

İçkiyi fazla kaçıran Temel, yolda yürürken dengesini kaybedip derin bir çukura düşünce bağırmaya başlar:

“İmdaaat! Kurtaran yok mu?”

Oradan geçmekte olan iyiliksever bir adam:

“Ben seni kurtarırım ama bana şeref sözü ver: Bir daha içmeyeceksin!” der.

Temel tekrar bağırmaya başlar:

“İmdaaat! Başka kurtaran yok muuu?”

GÜNÜN SÖZÜ

Vatandaş “Ben sıcak sözler değil, sıcak bir çorba isterim” diyor.