Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, danışmanlar içinde en fazla sosyal medya paylaşımı yapıyordu. Azerbaycan’da okullarda başörtüsü yasağıyla ilgili paylaşımında “Azerbaycan’da başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının engellenmesi kabul edilemez! İnancı gereği başını örten bir öğrenciyi okul kapısında bırakmak, hangi vicdana, hangi adalete sığar? Başörtüsü engel değil, inancın gereğidir! Eğitim hakkı hiçbir ideolojik dayatmaya kurban edilemez! Azerbaycan’ın bu yanlıştan bir an önce dönmesini bekliyoruz. Gençlerin geleceğine engel koymak değil, önlerini açmak gerekir. Bu çağda böylesi bir anlayışa asla geçit verilmemelidir” dedi.

İşte bu paylaşım, Azerbaycan’da büyük tepki topladı. Cumhurbaşkanı Aliyev, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la yaptığı telefon konuşması için Azerbaycan medyasında ‘Saral’ın görevden alınmasını istedi’ diye yazıldı. Sonuçta Saral istifa etti. İstifasıyla ilgili olarak da bugüne kadar konuşmadı, bu süreçte paylaşımlarına ara verdi. Saral, sessizliğini SÖZCÜ’ye bozdu, sorularımızı şöyle cevaplandırdı:

AYRILMAMI, CUMHURBAŞKANI İSTEDİ

- Azerbaycan’la krizin nedeni olarak sizin açıklamanız gösteriliyor.

Azerbaycan, Türk devletleri hepimizin canı, kanı, bizim kardeşlerimiz. Devletlerarası münasebetlerde bir takım hassasiyetler olabiliyor. Dolayısıyla tabii böyle bir durum hasıl oldu. Ben hiçbir şekilde Cumhurbaşkanımızın üzülmesini, yani devlet işleyişi noktasında Azerbaycan’la veya diğer Türk Cumhuriyetleri konusunda böyle kırılganlık yaşanmasını asla ve kata istemem. Cumhurbaşkanımız getirdi, Cumhurbaşkanımız istedi, arzu etti ayrılmamı. Başım gözüm üstüne dedim.

Biz bu ülkeye Of belediye başkanlığıyla 12 yıl, milletvekilliğiyle 4 yıl, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı olarak da 10 yıl görev yaptım. 26 yıldır ülkeme, milletime olabildiğince hizmet yapabildiysem ne mutlu bana. Yaşım 59 oldu. Tabii ki arzu ederim ülkeme, milletime, devletime her noktada hizmetkar olabilmeyi. Ama konjonktür, dönem şimdi böyle. Bakalım ne olur, ileride bekliyoruz.

Kaynak olarak ekle

MİLLİ GÖRÜŞ CAMİASINDA YETİŞTİM

- Azerbaycan ile ilgili paylaşımı ‘Keşke yapmasaydım diyor musunuz?

Ben Karadeniz insanıyım. Trabzon- Of’luyum. Tabii millet hassasiyeti benim için çok önemli. Saral ailesini bilirsiniz. Esasında Cumhuriyet Halk Partisi tandanslı bir ailedir babalarımız, büyüklerimiz. Fakat ben ilkokul beşinci sınıftan beri Milli Görüş camiası içerisinde yetişmiş bir insanım. Ve o çizgide, o değerler uğrunda da siyaset yaptım. Millet hassasiyeti benim için çok çok önemli.

Milletimizin arzusu, isteği, bizden beklentileri, milletimizin boyasıyla boyanma durumu bende hakim olan bir karakterdir.

Başörtüsü yasağıyla ilgili Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçiliği önünde toplumsal bir protesto olayı oldu. İşte sosyal medyada, bu yasağın olmaması, dost uyarısı, kardeşlik noktasında, temel insan hak ve özgürlüklerinin de Azerbaycan’da olması noktasında görüşler açıklandı.

HASMANE NİYETLE YAZMADIM

Ben de bir insanım, Cumhurbaşkanı başdanışmanıyım ama her şeyden evvel de bir insanım. Benimde bir vicdanım, kalbim var. Benim de, beni Oktay Saral yapan karakterime uygun değerlerim var.

Dolayısıyla ben bunu hasmane niyetle yazmadım. Bir dost ikazı, 28 Şubat dönemlerinde Türkiye’nin de böyle çalkantılı süreçler, toplumsal ayrışması yaşandı. Türkiye’de 86 milyonun hepsi kardeş. İnanın kimseyi şu partili, bu partili diye asla ve kata ayırt etmem. Bizim ülkemizin insanı bizim başımızın tacıdır. Kim hangi görüşten olursa olsun yeter ki bu ülkeye, bu millete bağlı onun değerleriyle hayatını idame ettirsin. Bizim derdimiz o.

Ben de o halet-i ruhiye ile öyle bir paylaşım yapayım dedim. Ama böyle bir şey oldu. ‘Hayırlısı olanda hayır var’ diyoruz zaten. ‘Sağlık olsun’ diyoruz. Ülkemiz, milletimiz, devletimiz var olsun diyoruz. Yeter ki Türkiye Cumhuriyetlerimizle bağımız çok çok güçlü de olsun. Azerbaycan’la gerçek kardeşliğimizi yaşayacak o güzel günleri hep beraber görme arzusu temennisindeyim.

AZERBAYCAN’I ÜZECEK SÖZLER DEĞİL

- Yani Azerbaycan’la kardeşlik arzunuz bitmiş değil. Özür dilemeyi düşünmediniz mi?

Tabii ki. Ama yani burada özür dilenecek bir şey yok Saygı Bey. Azerbaycan benim öz vatanımdır. Azerbaycanlılar benim gardaşımdır. Ben bundan asla zerre kadar imtina etmem. Ben bunu her yerde de söylerim. Söylemeye devam ederim. Ama benim sözlerimde Azerbaycanlıları, Azerbaycan Devleti’ni üzecek bir şey yaptığıma inanmıyorum. Sadece bir insan olarak görüşümü söyledim.

Ben hükümet sözcüsü değilim. Cumhurbaşkanlığı adına hükümet sözcüsü bu duygu ve düşünceleri dile getiren adam. Cumhurbaşkanlığı adına konuşmuş değilim. Ben her ne kadar baş danışman olsam da ben insanım. Yani insanın duygusu yok mu? Biz makine değiliz ki. Benim duygularım var.

Benim duygularım bana hayat veriyor. Benim duygularım beni yaşatıyor. Dolayısıyla benim o duygularımdan ödün vermem. Yoksa ben ne Aliyev’e, ne Azerbaycan’a, ne Azerbaycanlılara karşı zerre kadar hiçbir sorunum yok. Dediğim gibi onlar bizim kardeşlerimiz. Ama benim yazdığımda özür dileyecek bir durum zaten yok.

KİME UZANIRSA UZANSIN

- Şöyle bir söylenti dolaşıyor: Oktay Saral fondaydı. Aslında bu yüzden görevden alındı. Azerbaycan’la ilgili sözleri alınmaya gerekçe gösterildi. Fonla ilginiz var mı?

Benim fon kepazeliğiyle, borsayla bir ilgim yok. Hatta, fona kim bulaşmışsa bunların üzerine gidilmesi ve isimlerinin açıklanmasını istiyorum. Bu konuda sosyal medya paylaşımım da olmuştu.

Süreç mutlaka şeffaf yürütülmelidir. Ekonomik güvenin en temel şartı, belirsizliğin ortadan kaldırılmasıdır. Süreç nereye giderse gitsin, kime uzanırsa uzansın; devletimizin gereğini yapacağından kimsenin şüphesi olmasın. Çünkü mesele yalnızca siyasi bir tartışma değil; vatandaşın devlete, ekonomiye, piyasalara ve adalete olan güven meselesidir. Böylesine ciddi bir süreçte herkes sorumluluğunun gereğini yerine getirmeli, kamuoyunun güvenini zedeleyecek söylemlerden uzak durmalıdır.

DEVLET BANA MADALYA VERMELİ

- Sizinle ilgili Doğubayazıt Cumhuriyet Başsavcılığı’na gümrüklerle ilgili bir suç duyurusu var. Bu konuda ne diyorsunuz?

Hayatım boyunca gümrüklerle alakalı bir işim olmadı. Sadece bazı atamalarda belki yardımcı olmaya çalışmışımdır. Bakın benim ödül almam lazım. Bana devletin madalya vermesi lazım. Ben gümrüklerde bir sürü hırsızlık, bir sürü yolsuzluk hatta PKK terör örgütünün de içinde olduğu bir sürü olayı meydana çıkarmış bir insanım. Sizlerin beni taltif etmesi lazımdı. Ben ömrü, hayatım boyunca kimsenin hakkını hukukunu Allah göstermesin çiğnemedim, devlet malına el uzatmadım.

Gümrükteki yolsuzluklarla ilgili savcı ve emniyet müdürüne belgeler ulaştırdım. Devletin üst düzeyi onları gördü ve cezaevine attı. Ben çok sevdiğini söyleyen bir gümrük yetkilisi, bana geldiğinde, Of’ta bulunan Mahmut Efendi Külliyesi’nin hocasıyla konuşmama tanık oldu. Yardımcı olmak istediğini söyledi. Bazı iş insanlarından yardım yapmasını istemiş. Hesap numarasına bir miktar para gelmişti. Onun haricinde bir şey yok. Onu da o zaman size açıklamıştım.