“Örtüsüz kadın perdesiz eve benzer. Perdesiz ev ya satılıktır ya da kiralıktır” denildi.


“Nerede o yüzüne baktığımız zaman yüzü hafifçe kızarabilecek, boynunu öne eğecek, gözünü bizden kaçırabilecek iffet sembolü, haya sembolü kızlarımız? İffet çok önemli. Sadece bir isim değil. Erkek de iffetli olacak, zampara olmayacak. Kadın da iffetli olacak. Herkesin içerisinde kahkaha atmayacak” denildi.


“Türk hanımları evinin süsüdür, erkeğinin şerefidir” denildi.


Kadınların iş istemeleri üzerine, “Evdeki işler yetmiyor mu” denildi.


“İşsizlik oranı niye artıyor biliyor musunuz? Çünkü kriz dönemlerinde daha çok iş aranıyor. Özellikle kadınlar arasında kriz döneminde işgücüne katılım oranı daha artıyor” denildi.


“Kadına şiddet abartılıyor” denildi.


“Bir tane kız mıdır, kadın mıdır bilemem” denildi.


“Kızlarımız okuyor ama bu sefer de erkeklerimizi evlendirecek kız bulamıyoruz” denildi.


“Kızlı erkekli” denildi.


“Tecavüze uğrayan doğursun, gerekirse devlet bakar” denildi.


“Kadınla erkek eşit olamaz, fıtrata aykırı” denildi.


“Kadının fıtratında erkeğe köle olmak var” denildi.


“Hamile kadınların sokakta gezmesi doğru değil” denildi.


“Annelerin, annelik kariyerinin dışında bir başka kariyeri merkeze almamaları gerekir” denildi.


“Tecavüzcü, kürtaj yaptıran tecavüz kurbanından daha masum” denildi.


“Kadın ahlaklı olsun, kürtaj yapmak zorunda kalmasın” denildi.


“Yalnız bırakılan ya davulcuya ya zurnacıya” denildi.


İYİ Parti’nin Genel Başkanı Meral Akşener’e, “Daha dur bunlar iyi günler” denildi.


Törenle imzaladıkları İstanbul Sözleşmesi’nden bir gece aniden çıkıldı.


Kendi yaptıklarına bakmadan, kıyafetine baktıkları kadın sanatçıların konserleri iptal edildi.


Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’a bile dil uzatıldı...


***


Memleketi istedikleri gibi yönetenlerin bakış açılarından seçmece bunlar! İmam bunu yaparsa cemaat ne yapmaz denir... Bizde, bırak cemaati imam olanlar şunu yaptı en son...


Sözcü muhabiri Ahmet Kaya’nın ibretlik haberi. Şanlıurfa’da valilik çocuk yaşta evliliklerin önüne geçilmesi için panel düzenledi. Panele, Baro Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonu Başkan Yardımcısı avukat Cemile Didem Karaboğa da konuşmacı olarak davet edildi.


Sahnede küçük yaşta kızların evlendirilmemesi ile alakalı hukuki bilgiler veriyordu ki, salondakilerden çok ahlaklı(!) biri avukat Karaboğa’nın etek boyuna bakıp şunu dedi bağırarak: “Sen masanın arkasında anlat. Biz din görevlisiyiz!


Avukat hanım en güzel yanıtı verdi. Seviyenin ‘çukur’ olduğunu görünce kimseyle muhatap olmadı, çıkıp gitti oradan... Ne valilikten ne de müftülükten tık çıkmadı ama, kadına ‘bakış açısı’ bir kez daha ortaya çıktı.


El kadar çocuklar koca koca heriflerin koynuna sokulmasın diyene değil, onu söyleyenin eteğine, bacağına bakış açısı!


***


Bakış açısı önemli... Dünyaya, çocuğa, kadına, millete, hakka, hukuka, ahlaka, kendisinden başkalarına baktığında ilk neyi gördüğünü gösterir.


Biri sahnede konuşan kadın avukatı dinlerken, ‘doğruları’ görür... Bir başkası kırpmadan gözlerini diktiği bir çift kadın bacağı!


Böyleleri kendine ya da başka birine yakalandığında o salondaki sözde din adamı gibi yapar; ahlak abidesi kesilir!


İki yüzlülüktür bu. Psikolojide yeri vardır...


Kişinin sahip olmadığı duygu, düşünce, erdem, değer ya da özellikleri, sanki sahipmiş gibi davranması, sahip olduğunu iddia etmesi halidir... Ahlak psikolojisine göre, iki yüzlülük kişinin kendi ifade ettiği ahlaki kural ve prensiplere kendisinin uymamasıdır! Ki, memleketimizi tepeden tırnağa özetler...


Geçen yıl yitirdiğimiz çok değerli psikolog, yazar ve hepsinden önemlisi insan gibi insan Doğan Cüceloğlu, çok güzel anlatmış böylelerini: “Ahlak konusunda sık sık yargılama yapanların, kişilik yapılarında mutlaka büyük bir aksama vardır!”


Bundan sonra bu türlere Cüceloğlu bakış açısı ile bakacağım. Ya siz?