Tüm bağımsız gazeteciler olarak 10 Ocak’ı kutladık ama mutlu muyduk?
Hayır! Gerçi, eğilmedik, bükülmedik, mesleğimizin onurunu koruduk ama mutluluk bizden çok uzakta idi...
Türkiye’de gazetecilik, siyasi baskılarla, açılan davalarla, cezaevi tehditleri, şiddet ve sansürle boğuşuyor.
İşsiz gazetecilerin sayısı, çalışan gazetecilerden daha fazla! Böyle hazin bir durumda nasıl mutlu olabiliriz ki?
Dünya Basın Özgürlüğü’nde 180 ülke içinde 149’uncuyuz.
AKP’li yıllar Türkiye’yi basın özgürlüğünde 51 basamak birden gerileterek, demokrasi liginde küme düşürdü!
Artık özgür olmayan ülkeler sınıfındayız!
★★★
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, AKP döneminde yüzlerce yayın organının kapatıldığını, 11 bini aşkın gazetecinin işsiz kaldığını, bine yakın gazetecinin hapse girip çıktığını, halen 43 gazetecinin cezaevinde olduğunu açıkladı.
Dünya meslek örgütleri bize, özgür olmayan ülkenin gazetecileri olarak hüzünle bakıyor!
Tepemizde Demokles’in kılıcı sallanan gazeteciler haline geldik!
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Çalışan Gazeteciler Günü mesajında “10 Ocak, işsizliğin, hukuksuz, haksız gözaltıların, tutuklamaların, yoksulluk sınırındaki ücretlerin, sansür gibi konuların gündeme geldiği bir gün haline gelmiştir.” diye açıklama yaptı.
Bu hazin tabloyu yaratan, günümüzün iktidarıdır!
★★★
İstanbul Gazeteciler Derneği, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle dün Büyükçekmece Eser Hotel’de bir davet verdi.
Dernek Başkanı Mehmet Mert ve Başkan Vekili Mustafa Dolu, 10 Ocak mesajlarında:
“Bütün olumsuz şartlara rağmen eğilmedik, bükülmedik, kalemimizi satmadık, başımız dik olarak onurla mesleğimize devam ediyoruz. Hedefimiz gazetecilerin özgürce çalışabildiği bir Türkiye yaratmak.” ifadelerine yer verdiler.
★★★
Gazeteci kökenli CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer:
“Bağımsız gazete ve TV’lere cezalar yağıyor, davalar açılıyor,
Çalışan Gazeteciler Günü’nde sözümüz söz!
2023 yılında tüm bu baskı ve sansürün bittiği, gazetecilerin serbestçe mesleklerini yapabildiği özgür bir Türkiye kuracağız.” dedi.
“10 Ocak” gazeteciler için “Dayanışmanın ve mücadelenin günü” oldu. Korkmak, yılmak, pes etmek yok!
“Cehennemi Yaşadım”
SÖZCÜ’nün Ankara Temsilcisi, araştırmacı gazeteci-yazar Saygı Öztürk,
önemli bir kitaba daha imzasını attı.
“Zindandan Gelen Mektuplar – Cehennemi Yaşadım”
Kitapta;
- PKK’lı teröristlerin kaçırdığı asker ve polislerimizin şehit edildiği Gara zindanında yaşananların perde arkası...
- Yiğitlerin son dakikaya kadar direnişleri...
- Terörist zindanlarında yapılan işkenceleri yaşayanların anlattıkları...
- İşkencelerden kurtulanların yaşam öyküleri...
- Zindandaki esir yurttaşlarımızı kurtarma operasyonunun nasıl hazırlandığı, kaymakam, asker, polis ve korucuların nasıl kurtarıldığı anlatılıyor.
Saygı Öztürk, Gara olayının devletteki arşivine girip, insanlık dışı cinayetler serisinin el yazılı belgelerine ulaşarak bu kitabı yazdı. (Doğan Kitap)
TEBESSÜM
“Bu akşam evde kimse yok!”
Temel, Fadime’yi ellerinden tutup, romantik bir şekilde onun gözlerinin içine bakarak:
“Fadime, bu akşam bize gel. Evde kimse olmayacak.” demiş...
Sabırsızlıkla akşamı bekleyen Fadime, hava kararınca heyecan içinde Temel’in evine gitmiş, zile basmış, çalmış çalmış, kimse kapıyı açmamış!
Temel’in dediği gibi evde hiç kimse yokmuş!
GÜNÜN SÖZÜ
Para ile satın alınan bir sadakat, daha fazla para ile satılır!