
Düğünlerin vazgeçilmezlerinden biri gelin ve damada takılanlar... Üstelik altın bu kadar değerlenmişken takıların başrolde olması da mümkün.
ALTINLAR GELİNE BAĞIŞLANMIŞ SAYILIYOR
Bu takıların kime ait olduğu ise zaman zaman anlaşmazlıklara yol açabiliyor. Ama işin aslı, konu pek tartışmaya açık değil.
Çünkü kural çok net: İster damadın amcasının taktığı burma bilezik, isterse de gelinin yengesinin taktığı çeyrek altın; “her şekilde geline bağışlanmış sayılıyor ve onun oluyor”.
YARGITAY’IN GÖRÜŞÜ
Yargıtay’ın yerleşmiş görüşü de bu yönde. Konu hakkında yeni tarihli kararı şu şekilde:
“Kural olarak düğün sırasında takılan ziynet eşyaları; kim tarafından, kime takılırsa takılsın, kadına bağışlanmış sayılır ve artık kadının kişisel malı olur. Bu bağlamda mahkemece, düğünde hem davacı kadına, hem de davalı kocaya takılan takıların, davalıda kaldığı ispat edilenler yönünden davacıya iadesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.” (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 12.03.2015 tarih ve E.2014/10588, K.2015/3965)
BOŞANMADAN SONRA KADINA İADE GEREKİYOR
Yargıtay kararı, eşinden boşanmış olan bir kadının, eşinde kaldığını iddia ettiği altınların iadesini talep ettiği bir dava hakkında. Böyle bir durumda, koca, bu takıları bozdurup harcadım dese de “bedelini iade etmek zorunda” kalıyor. Tek şart, kadının ziynet eşyalarının eşinde olduğunu kanıtlaması. Umarız hiç kimse boşanma sonucu takıların kimde kalacağını düşünmek zorunda kalmaz ve tüm evlilikler düğün günündeki mutlulukla sürer...