Ahmet Hamdi Tanpınar, şadırvanlar ve çeşmelerden su sesi, bahçeler ve çınarlarından yeşilin en güzel tonu ve sessiz huzurun şehri diye yazmıştı. “Beş Şehir” adlı kitabında Bursa’yı böyle anlatmıştı.

Büyük yazar yaşasaydı.

Olanlara bakardı.

“Bursa, uykuyla uyanıklık arasında, geçmişle şimdi arasında, gerçek ile hayal arasında bir şehrimizdi fakat bugün lekeleme adaleti kıskancında” diye yazardı.

★★★

Rüya şehirdi Bursa!

Sanayi kenti oldu.

Halkın seçimde verdiği kararla Belediye yönetimi 20 yıl sonra iktidar partisinden muhalefet partisine geçti. İktidar partisi, onun başkanı, bakanları, Bursa’da seçimi yitirmiş olmayı bir türlü sindiremediler.

Pusuda beklediler.

Sular akmasın.

Çöpler kalkmasın.

Trafolar patlasın.

Belediye felç geçirsin.

Halk pişman olsun.

Olmadı.

★★★

CHP’li 2 yıllık belediye başkanının, kadrosunun “rüşvet ve kayırmacılık düzeni kurduğu” üzerine leke arandı. Bulundu mu yoksa bulundu gibi mi yapıldı?  Lekelendiler, göz altına alındılar. Oysa Bursa’da son seçimde halk iktidar partisi adayını bırakıp muhalefet partisi adayını seçince yeni başkan 3 örnek yolsuzluk, rüşvet, kayırma dosyası hazırlayıp savcılığa sunmuştu. Bursa Büyükşehir Belediyesi şirketleri BESAŞ ve BURULAŞ harcamalarında, yönetim kararlarında, yatırım ihalelerinde, parasal işlemlerinde, arsa tahsisleri, plan değişikliklerinde kayırma, kollama, rüşvet alma, yeme yedirme, çalma, çaldırma kanıtlarıyla savcılıklara iletilmişti. Hepsiyle ilgili inceleme başlatıldı ama bugüne kadar somut bir adım ve açılmış bir dava görmedik.

★★★

Bursa, 2024 yerel seçimlerine kadar iktidar partisi AKP ve AKP’nin siyasi çizgisine uygun olarak 20 yıl yönetildi.

Ne rüşvet!

Ne yolsuzluk!

Ne kollama!

Ne çalma!

Ne çaldırma!

Savcılar, önlerine konulan dosyalara bakıp hiçbir leke bulamadılar, davaya dönüşecek bir kırıntı bile ortaya çıkartılmadı.

★★★

Bursa Büyükşehir Belediyesi yönetimini halk seçim sandığında AKP’li yönetimden alıp CHP’li Belediye Başkanı’nın yönetimine vermesi üzerinden sadece 2 yıl geçti. 2 yılın sonunda Bursa Başsavcılığı Büyükşehir CHP’li Belediye Başkanı, eşi, kızı, kardeşleri dahil 55 şüpheli, “Suçtan kaynaklanan (yani rüşvet yemek) mal varlığını aklama, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ya da örgüte üye olma” suçlamasıyla
gözaltına alındılar.

★★★

İstanbul’da ve 20’ye yakın belediye yönetiminde; “Benimki Temiz-Onunki Kirli” algısını yaratmak için mahkemeler kuruldu, sürüyor. Halk inanmadı. Yeni lekeleme Bursa’da başlatıldı. Arkası  Ankara ile gelecek diyenler ve muhalefet partisinin el değiştirmesine kadar gidecek, lekelenip içeri atılmadık tek bir CHP yöneticisi kalmayıncaya kadar bu süreç işleyecek diye tahmin ortaya koyanlar var.

★★★

Sonunda kararı sandıkta yine halk verecek. Halk şu ölçülere bakıyor: Yiyicilik gitti, alın teri geldi mi? Şatafat gitti, sadelik geldi mi? İsraf savurma gitti, verimli çalışma geldi mi? Kayırmacılık gitti, işi en iyi yapan ve en ahlaklı olana verme geldi mi? Borçlu belediye gitti, kasası dolu belediye geldi mi? Gösteriş yatırımı gitti, kent yoksulluğunu durduracak ve azaltacak belediyecilik geldi mi? Kent yönetimlerinde yalan, dolan gitti, doğruluk, dürüstlük geldi mi?

★★★

Ahmet Hamdi Tanpınar yaşasaydı; “Bursa, uykuyla uyanıklık arasında, geçmişle şimdi arasında, gerçek ile hayal arasında bir şehrimizdi fakat bugün lekeleme adaleti kıskancına alındı” diye yazacaktı.