Ankara’da duvarlara asılan o afişi görünce ister istemez gülümsedim... Koca afişlerin üzerinde CHP’nin Kayyum Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun büyük boy bir fotoğrafı vardı ve yanında “Yalnız değilsin. Seninleyiz KAHRAMAN KEMAL” yazılıydı. “Vay canına!” diye uzun uzun baktım afişlere... Demek ki, Kılıçdaroğlu yaman bir kahramanmış, haberimiz yok! Helâl olsun! Peki, ne yapmış da KAHRAMAN olmuş? Bedava KAHRAMANLIK olmaz ki! Düşündüm, düşündüm, Kılıçdaroğlu’nun yaptığı bir kahramanlık bulamadım. Savaşa mı girmiş? Meydan muharebesi mi kazanmış? Rakiplerini yenip zaferler mi elde etmiş? Meclis’ten madalya mı almış? Ne yapmış sahi? 13 yıl CHP Genel Başkanı olarak görev yaptığı dönemde bir tek genel seçim ve referandum kazanamamış! Cumhurbaşkanlığı seçimi dahil girdiği her seçimi kaybetmiş, son olarak da 38’inci CHP Kurultayı’nda Özgür Özel’e yenilmiş! “Yenilen pehlivan güreşe doymazmış” misali dayak yedikçe seçime girmiş, girdikçe de hep aynı akıbete uğramış... ★★★ Kılıçdaroğlu, Özgür Özel’e yenildikten sonra sessizce bir kenara çekilmiş, bu arada bazı partililer “38’inci Kurultay’ın iptali” için dava açmışlar. O da, arzuyla, hevesle, şevkle mahkemenin “Mutlak butlan kararı” vermesini beklemiş... Sonunda iktidarın desteğiyle kayyum olarak atanıp tekrar CHP’nin başına geçmiş. Bu mudur kahramanlık? Bizim bildiğimiz kahramanlık: “Savaşta veya tehlikeli durumlarda gösterilen olağanüstü cesaret, özveri ve yiğitliktir. Kendi çıkarlarını gözetmeden insanların iyiliği için harekete geçmek, kutsal bir amaca ulaşmak için yapılan fedakârlıktır kahramanlık...” Kılıçdaroğlu bunların hangisini başarmış ki bu unvanı kazanmış? “Her insanın gönlünde bir aslan yatar” derler... Kılıçdaroğlu’nun da gönlünde yatan aslan buymuş! ★★★ Haa... Bir başka kahramanlık daha var tabii ki! Bunu unutmayalım. Roman, hikâye, destan gibi edebiyat türlerinde olayın merkezinde yer alan ana karakterlere de “Kahraman” deniliyor. Mesela, masallardaki Keloğlan da bir kahramandır, unutulmaz aktör Kemal Sunal’ın filmlerde canlandırdığı “Şaban” karakteri de bir kahramandır. Kahramandan kahramana fark var! Bu sistem değişmeli! 24 bin öğrenci, öğretim görevlisi ve çalışanı olan koskoca üniversite bir imza ile şipşak kapatılır mı? Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde böyle bir şey olmaz ama bizde oluyor... Çünkü siyasal sistemimiz buna izin veriyor. Bu durum “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” adı verilen “Tek Kişilik Rejim”in nasıl işlediğini gösteren önemli bir örnektir. İstanbul’daki Bilgi Üniversitesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir imzasıyla kapatıldı. 3 gün sonra ne değiştiyse yine onun bir imzasıyla açıldı. Üniversiteler, kanunla kurulan önemli kuruluşlardır. Hukuk hocalarına göre, bir üniversite kanunla açılır ve ancak kanunla kapatılabilir. 2018’de uygulanmaya başlayan tek kişilik sistemle ülkede demokrasinin değişmez prensibi olan “Kuvvetler ayrılığı” bitti. Bütün güçler bir kişide toplandı. Denge ve denetleme sistemi ortadan kalkınca işler ters gitmeye başladı. 8 yıldır uygulanan bu sistemin ülkeye yarar sağlamadığı artık net olarak görülüyor. Buna çözüm bulmak siyasetin işi... En doğru yol, parlamenter sisteme dönmek olacak! Tebessüm Açıkgöz delikanlı... Genç adam, aynı zamanda siyasi bir partinin “il başkan yardımcısı” olan bir şirket sahibini il başkanına şikâyet eder: “Efendim, yardımcınız olan şirket sahibi Rıza Bey, benim 10 milyon dolar sahibi olmamı engelledi!” İl başkanı sorar: “Peki, Rıza Bey ne yaptı da zengin olmanı engelledi?” “Kızını istedim, vermedi efendim!” GÜNÜN SÖZÜ Para ile alınan sadakat, daha fazla para ile satılır!