Doğum oranımız endişe verici bir biçimde düşüyor.

25 yıl önce 2.2 olan doğum oranı bugün 1.48 gibi tehlikeli bir seviyeye düşmüş bulunuyor.

Nüfusun kendisini yenileyebilmesi için doğum oranının en az 2.1 olması gerekiyor.

Bu değerin altı, toplumun yaşlanmasına, çalışan genç nüfusun azalmasına ve uzun vadede tüm nüfusun sayısal olarak düşüşe geçmesine sebep oluyor.

Bir ulusun geleceği için çok tehlikeli bir durumdur bu...

Yalnız Türkiye’de değil, dünya genelinde de vaziyet böyle.

★★★

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hafta içinde Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen “OECD Beceriler Zirvesi”nde yaptığı konuşmada, yaşlı nüfusun artışına ve genç nüfusun azalışına dikkat çekerek:

“Karşımıza ciddi bir sorun çıkıyor” dedi.

2030’da Dünya Nüfusu’nun 5’te birinin 60 yaşın üstünde olacağını belirten Erdoğan:

“2050’de bu oranın 4’te 1’i bulacağı tahmin ediliyor. İnsanlar daha uzun süre iş hayatında kalacak demektir. Bu ciddi bir sorundur” dedi. Haklıdır.

Ömürler uzadığı ve doğum oranı azaldığı için toplamda “yaşlı bir nüfus” haline geliyoruz.

★★★

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Nüfus Planlamaları 2023 – 2100 Araştırması’nda ana senaryoya göre Türkiye 2030 yılında 88 milyon 547 bin, 2040 yılında 91 milyon 821 bin, 2050 yılında 93 milyon 871 bin kişiye ulaşacak. Ancak...

Daha sonra nüfus azalma eğilimine girecek...

2100 yılına gelindiğinde Türkiye nüfusu 76 milyon kişiye düşecek!

Bu tehlikeli gidişi önlemenin çaresi ne?

Doğum oranının hızla artması ve halen 1.48 olan oranın en az 2.2’nin üstüne çıkması gerekiyor.

Bu nedenle Cumhurbaşkanı Erdoğan yıllardan beri her fırsatta ailelere “En az 3 çocuk yapın” tavsiyesinde bulunuyor.

Tavsiye iyi de... Büyük sorun şurada:

Diyelim ki, aileler, özellikle genç evliler çok çocuk yaptılar.

Bu çocuklara nasıl bakacaklar?

Bugün Türkiye’nin yüzde 80’ine yaklaşan bir nüfus yoksulluk sınırında yaşıyor.

Türk-İş’in hesaplamasına göre ülkemizde açlık sınırı 34 bin 587 liraya, yoksulluk sınırı 112 bin 661 liraya yükselmiş durumda...

Türkiye’de ayda 112 bin 661 lira kazanan kaç aile var?

Gençler evlenmeye, evlenenler de çocuk yapmaya korkar hale geldi.

★★★

AKP, 2002 yılında “Yoksulluk, Yolsuzluk ve Yasaklarla” mücadele edip bunları yok etmek vaadi ile iktidara gelmişti.

Aradan 24 yıl geçtikten sonra bugün bakıyoruz, bu sözlerin hiçbiri yerine getirilmemiş. Her şey daha da kötüye gitmiş!

Milletin 3 çocuk, 5 çocuk yapacak hali mi kaldı ki?

★★★

Yazımı genç bir okurumdan gelen mektuptan alıntıladığım bölümle bitiriyorum:

“Korkuyoruz. Bu pahalılıkta kendimize bakamazken çocuğa nasıl bakacağız? Bize ‘çok çocuk yapın’ diyorlar ama o çocuklara nasıl bakılacağını, nasıl okutulacağını da anlatsınlar lütfen!”

Artık hayatın her anı İNTERNET

İnternet geldi, devir değişti. Farklı bir çağda yaşıyoruz artık. Sosyal medya büyük güç haline geldi, haber ve bilgi akışının önemli bir belirleyicisi oldu.

Her geçen gün artan ilgiyle artık internet devrinde yaşıyoruz.

86 milyon nüfusa sahip Türkiye’de 60 milyondan fazla kişi internet dünyasında dolaşıyor. İlginç olan yaklaşık 60 milyon kişi cep telefonlarını internete bağlanmak için kullanıyor.

Sosyal medya özellikle gençliğin vaz geçilmezi... Ülkemizde yaklaşık 55 milyon kişi facebook, instagram, twitter gibi popüler uygulamaların takipçisi. Dünyayı oradan takip ediyor.

Bir numarada ise YouTube var. İnternet kullanıcılarının yüzde 92’si YouTube diyor. SÖZCÜ’nün You Tube kanalı büyük ilgi görüyor. Bir denemekte yarar var. Seveceksiniz.

GÜNÜN SÖZÜ

Hayat, usta bir avcı gibi tetiğe basma zamanını bilenlerindir!