Filistin’e yardım edelim. Peki edelim. İsrail’i boykot edelim. Oldu edelim. Nasıl yapalım mesela? Otuz beş günü geçti. Boş konuşmalar dışında icraat var mı ortada?

Yok! Olmaz. Olmayacak. Kaçmak isteyen Filistinlilere kapıları açarız ancak... Gerçekleşirse İsrail bu işe bayılacak. Günü gelecek, bir bakmışsınız, İsrail stratejik ortak...

Geçmişe gittiğinizde ekonomilerin, devletlerin kaderlerini çizdiğine şahit olabilirsiniz. Nitekim Gazi Mustafa Kemal Atatürk bir söylevinde “Türk tarihi incelenirse bütün yükselme ve gerileme sebeplerinin bir ekonomi meselesinden başka bir şey olmadığı anlaşılır” sözleriyle hikayeyi özetlemiştir.

Paran yoksa ülke olarak, kumda oynarsın ancak...

Amerikan başkanlarından Trump, Türkiye’den istediklerini almak, ilişkilere dair mesaj vermek için pek çok kez Twitter’ı tercih etti. Başkanlığı sırasında Türkiye ile ilgili toplam 21 mesaj paylaştı...

Trump’ın Türkiye hakkındaki en sert ifadelerinin hedefi Türkiye ekonomisiydi...  Tutuklu Amerikan vatandaşı Rahip Brunson için attığı “Türk Lirası dolar karşısında hızlıca düşerken” diye başlayan, vergilerin artırıldığını belirtip “Türkiye ile ilişkilerimiz şu dönemde iyi değil” cümlesiyle biten mesajı Türkiye piyasalarını sarsmış, nihayetinde amacına ulaşmıştı. Rahip serbest bırakıldı.

★★★

Tabii Türkiye de süreç içerisinde Amerika’yı benzer şekilde hedef aldı. En üst düzeyden “Amerika’nın elektronik ürünlerine biz boykot uygulayacağız. Onların iPhone’u varsa, öbür tarafta Samsung var” diyerek karşılık verdi. Ancak işe yaramadı. Peki, neydi iki ülkenin farkı? Amerika dünyada parayı yöneten ülkedir. Kapı arkasında görüşmeler yapar, verilen borç miktarını kısar. Kimi dış mihrak ilan edeceksin? Daha önemlisi ne diyeceksin? Bize borç vermedi mi?

★★★

Ekonomi aynı zamanda bir savaş aracıdır. Rakibin politik ve askeri gücünü zayıflatmak için kullanışlı bir aparattır. Amaç karşı tarafı istenilen anlaşmaya zorlamaktır, hizaya sokmaktır. Rusya ile yaşanan uçak düşürme krizi başladığında zamanın Başbakanı Ahmet Davutoğlu, “Emri bizzat ben verdim” açıklamasıyla soğuk savaşın fitilin ateşlemişti.

Kraldan çok kralcılar çıktı. Türk mallarını Rusya almazsa başka ülkelere satarız dediler. Ruslar gelmezse ülkeye başka turistlerin geleceğini ilan ettiler. Türkiye’nin yurt dışı müteahhitlik sektörü iş hacminin yaklaşık 5 milyar dolarla neredeyse dörtte birini oluşturan Rusya pazarı adeta sıfırlandı...

★★★

Ekonomik ilişkilerde en büyük hasarın yaşandığı bir diğer alan da turizm oldu. İlk altı ayda Türkiye’yi ziyaret eden 1 milyon 454 bin 618 Rus turist sayısı, aynı dönemde tam yüzde 87.4 azalarak 183 bin 828’e geriledi. İhracatçıdan, yaş meyve sebze üreticisi, tekstilciden-hazır giyimci tüm sektör üreticilerinin sıkıntı yaşamasına yol açan soğuk savaş aradan geçen 280 günden sonra Türkiye tarafından özür dilendi, tazminat ödendi, tavizler verildi ve uzlaşmayla sonuçlandı.

İşin komiği o gün uçak düşürmemizi alkışlayanlar yine alkışladılar. Bu sefer de barışmamızı alkışladılar.

Ben buraya şimdiden yazayım. Yine alkışlayacaklar!