Yıllardır hep dışarıdan “yabancı yatırımcı” bekliyoruz ama bir türlü gelmiyor!
Nobel ödüllü İrlandalı yazar Samuel Beckett’in (1906-1989) “Godot’yu Beklerken” adlı eserindeki insanlar gibi hayali bir umut içindeyiz!
Dünyada büyük yankılar yaratan “Godot’yu Beklerken” eserindeki umutsuz kişiler, bir kurtarıcının gelip kendilerini kurtarmasını beklerler. Ona “GODOT” adını vermişlerdir. Fakat o kurtarıcı hiçbir zaman gelmez. Çünkü Godot yoktur. Olmayanı beklemek boşa umut bağlamaktır.
Bizim de yabancı yatırımcı bekleye bekleye Godot’ya döndüğümüzü düşünüyorum...
Bırakın yabacı yatırımcı gelmesini, tam tersine içerdekiler gidiyor birer birer...
Son 3 yılda “100 marka” ülkemizi terk etti. Neden?
Her zaman “Adalet” diyoruz, “Önce hukuk” diye yırtınıyoruz.
Ekonominin en önemli unsurlarından birinin “yargıya güven” olduğunu söylüyoruz.
Para ürkektir, güven duymadığı yere gitmez!
Güveni de sağlam bir hukuk sistemi sağlar.
Bu olmadan ülkemize ekonominin düzelmesini beklemek “Godot’yu beklemekten” farksızdır.
***
Yabancılar ülkemizdeki hukuksuzluktan korkuyor ve kaçıyor. İşin özü, püf noktası bu!
Şu hale bakın:
-BP gibi bir petrol devi 770 istasyonluk ağını devrederek Türkiye pazarından çekildi..
-Alman İklimlendirme devi Viessmann, Manisa’da 15 milyon Euro’nun üzerinde yatırımla kurduğu fabrikasını kapatma kararı aldı.
- Mazda, Total Energies, BHP Group, Japon Hijyen devi Daio Paper (Komili) ve Oleg Cassini de faaliyetlerini sonlandıran markalar arasında yer aldı.
-Son üç yılda ülkemizden kaçan markaların sayısı şimdilik 100 civarında...
Ekonomiyi düzeltme vaadi ile işbaşına gelip, aradan 3 yıl geçtiği halde vatandaşı rahatlatıcı hiçbir şey yapamayan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yabancı şirketlerin Türkiye’den kaçışlarına ne diyor acaba?
Ne oldu vaat ettiği “Rasyonel” zemine?
***
Ekonomi yönetimimiz vergi ve türlü muafiyet avantajları sunarak yurt dışında yatırımcı bulmaya çalışırken, küresel markaların art arda Türkiye’de çıkış kararı almaları sarsıcıdır!
Uzman ekonomistler “Bu durum yabancı firmaların Türk ekonomisinden umutlarını kestiklerini gösteriyor” diyor.
Haklı mıdırlar bilmem ama gidişat ne yazık ki hiç de hoş değil!
Biz daldaki kuşları avlamaya çalışırken, elimizdeki kuşlar “Pırr” diye uçup gidiyor. Kaçıyorlar ülkemizden...
Mehmet Şimşek’in artık silkinip kendine gelmesi lâzım!
“Günah keçisi” bulmak
Mehmet Şimşek’i kurtarmaz!
Ülkedeki kötü gidişatın faturası Türkiye İstatistik Kurumu’na kesildi ve TÜİK Başkanı Erhan Çetinkaya apar-topar görevden alındı.
Çetinkaya’nın azledilmesini Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in istediği söyleniyor. Bir “Günah keçisi” bulup onu görevden almak Mehmet Şimşek’i sorumluluktan kurtarır mı? Kurtarmaz!
Erhan Çetinkaya iktidara şirin görünmek için elinden geleni yapmış, enflasyonu gerçeğinden çok daha az göstererek milyonlarca işçi, memur ve emeklinin maaşlarına daha az zam yapılmasına sebep olmuştu.
Buna rağmen, yaptıkları yeterli görülmediği için görevden azledildi. Demek ki, tüm isteklere “Eyvallah” demek de koltukları sağlamlaştırmıyor. Çünkü yönetim, her defasında daha fazlasını istiyor!
Son 11 yılda “Söz dinlemiyorlar” diye 7 TÜİK Başkanı görevden alındı. Bu bir rekordur.
Şimdi 8’inci Başkan Mehmet Arabacı görevde...
O da aynı şeyi yapmaya çalışacak.
Eğer yönetimin hoşuna gidecek kadar düşük enflasyon rakamları çıkartmazsa Mehmet Arabacı da, kendinden önceki başkanlar gibi “söz dinlemiyor” diye yolcu olacak demektir.
Tüm yetkililere şunu hatırlatmak lâzım:
“Enflasyonu kâğıt üzerinde düşük göstermekle ya da TÜİK başkanlarını değiştirmekle enflasyonu düşüremezsiniz. Tırpanlanmış verilerle sadece ‘enflasyon düşüyor’ diye kendinizi aldatırsınız!!
Olan, ezilen vatandaşa olur!
GÜNÜN SÖZÜ
Düşüncelere konulan yasaklar ülkeleri çağın dışına iter!
