Adana Kürkçüler F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda üniversite öğrencisi Özgecan Aslan’ın katil zanlısı Ahmet Suphi Altındöken(27) ile babası Necmettin Altındöken’i vuran 50 yıla mahkum Gültekin Alan’a (46) bir gardiyan ile bir mahkum yakını kadının yardım ettiği belirlendi.

Mehmet SERBES / ADANA



Olayla ilgili olarak katil zanlısı Gültekin Alan, aynı koğuşta kalan Adana Büyükşehir Belediyesi “Genel Sekreter Yardımcısı Ferat Yüksel, ‘Efenin Efesi’ lakaplı mahkum Ahmet Tekin Baykal, mahkum Hüsamettin Bağlar ile İnfaz Koruma Memuru Hacı Ahmet Özdoğan ve mahkum yakını Gamze Bağlar adliyeye getirildi. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, yüksek güvenirlikli cezaevine dışarıdan yardım olmadan hiçbir eşyanın sokulmayacağını belirterek 2 cezaevi müdürü ile 3 görevlinin açığa alındığını söyledi.

AYRI AYRI GETİRİLDİLER


Tuvalette bulduğunu ileri sürdüğü tabancayı bir gardiyanın başına dayayarak hücrelerindeki Ahmet Suphi Altındöken ve babası Necmittin Altındöken’i koğuşlarında vuran katil zanlısı Gültekin Alan, büyük gizlilik içinde Adana Adliyesi’ne getirildi. Alan’a yardım ettiği öne sürülen aynı koğuşta kalan Ferat Yüksel, Ahmet Tekin Baykal, Hüsamettin Bağlar ile İnfaz Koruma Memuru Hacı Ahmet Özdoğan ve mahkum yakını Gamze Bağlar, sorgulanmak üzerine ayrı ayrı adliyeye getirildi. Şüphelilerin ifadesi olayı sorgulayan Cumhuriyet Savcısı tarafından alınırken, adliye çevresinde geniş güvenlik önlemi alındı.

NÜFUSA KAYITLI OLDUĞU YERE


Adana Adli Tıp Kurumu’nda yapılan otopsinin ardından annesi Naciye Tan’a teslim edilen Ahmet Suphi Altındöken’in cenazesi Tarsus’ta toprağa verilemeyince tekrar Adana Devlet Hastanesi morguna getirildiyse de, defin gerçekleşemedi. Ahmet Suphi’nin cenazesi halen hastane morgunda bekletiliyor. “Oğlumun cenazesini çöpe mi atayım?’ diyerek isyan eden anne Naciye Tan’ın ise önceki gün morga girerek oğlunun cenazesine baktığı ardından da hastaneden ayrıldığı bildirildi. Altındöken’in cenazesinin nerede nasıl defnedileceği merak konusu haline geldi. Anne Naciye Tan’ın avukatı İbrahim Kaplan cenazeyi Tarsus veya Kocaköy’de toprağa vermek üzere müracaat ettiklerini, ancak belediyelerin yer göstermediğini, bunun skandal olduğunu başka bir yere gömerek suç işlemek istemediklerini söyledi. Bu arada Ahmet Suhni Altındöken’in nüfusunun Tarsus’ta olması nedeniyle cenazesinin burada toprağa verilmesi gerektiği, sahip çıkanları olduğu içinde kimsesizler mezarlığına gömülmeyeceği bildirildi.

CİNAYETLE İLGİLİ İKİ İDDİA


Baba ve oğulun cezaevinde vurulması ile ilgili ayrıntılar, ifadelerin alınması ve güvenlik kameralarının incelenmesi ile ortaya çıkmaya başladı. İzmir’den 14 ay önce Adana’ya nakledilen ve ’profesyonel tetikçi’ olarak bilinen Gültekin Alan’ın havalandırmaya çıkarken tuvalete gidip, olayda kullandığı tabancayı aldığı, kapıdaki infaz koruma memurunu rehin aldığı, daha sonra baba-oğul Altındöken’lerin kaldığı koğuşun kapısını açtırdığı ve önce babanın bacaklarına iki el ateş ettiği ardından Ahmet Suphi Altındöken’in göğsüne tek el ateş ettiği ve bütün bu olayların 13 saniyede gerçekleştiği öne sürüldü. Ancak silahlı saldırı da bir başka iddia daha ortaya atıldı. O da, yemekhanede görevli Gültekin Alan’ın yemek dağıtımı sırasında mazgaldan yemek verirken vurduğu, infaz koruma memurunu tam 2,5 saat rehin tuttuğu bu süre içinde Özgecan Aslan’ın katil zanlısı Ahmet Suphi Altındöken’in kan kaybından öldüğü ileri sürüldü. A. Suphi Altındöken’in ifadesinde Özgecan’ı öldürdükten sonra 2,5 saat beklediğini söylediği, Alan7ın da bu nedenle Altındöken’e aynı sonu yaşatmak için böyle bir yolu seçmiş olabileceği iddia edildi.