Gerçi herkes onun öfkeli yapısını, eleştiriye tahammülsüzlüğünü biliyor ama yine de yaşanan olay, bunu millete bir kez daha hatırlattı...
Böyle öfkesine hâkim olamayan birinin Cumhurbaşkanı olup Çankaya’ya çıkması doğru mudur?
Erdoğan, bütün Türkiye’yi kucaklayan, huzur getirici, yapıcı, birleştirici bir Cumhurbaşkanı olabilir mi?
Bunu bir defa daha düşünmekte yarar var!
* * * *
Cumhurbaşkanı olacak kişi her şeyden önce sakin, soğukkanlı, bilge bir kişi olmalı, yalnız kendi yandaşlarını değil,
tüm ulusunu sevmeli, kucaklamalı...
Tayyip Bey, Çankaya’ya çıkarsa böyle olabilir mi? Öfkesini kontrol edip, tüm yurttaşlara sevgi ile yaklaşabilir mi?
Açık söyleyeyim, ben böyle bir ihtimali zayıf görüyor, “Huylu huyundan vaz geçmez!”
diyenleri haklı buluyorum.
* * * *
Cumartesi günü yaşanan krizden sonra hızını alamayan Tayyip Bey’in, Metin Feyzioğlu’na “Cübbeni çıkar da siyasete gel!” diye meydan okuması ve daha sonra ona:
“Senden bir şey olmaz! İstediğin kadar profesör ol!” demesi de ilginçtir.
Feyzioğlu sadece Barolar Birliği Başkanı olarak (hakkı olduğuna inandığı) eleştirilerini sıraladı...
Ayrıca her Türk vatandaşının hakkıdır görüşlerini açıklamak...
Hani Tayyip Bey, düşünce ve fikir özgürlüğüne saygılıydı?
Ne oldu?
Ülkemizdeki konuşma özgürlüğü, Tayyip Bey’i övdüğünüz, yalakalık yaptığınız sürece
sonsuzdur.
Onu eleştirenler, yandı demektir. Almanya Cumhurbaşkanı bile olsalar paparayı yerler!
Bizim güzel ülkemiz böyledir!
* * * *
Peki, nasıl, ne nitelikte bir cumhurbaşkanı olmalı?
- Sorun yaratmayan ve sorunları çözen...
- Millî Birlik ve bütünlük konusunda hassas olan...
- Demokrasiyi bir tramvay gibi görmeyen...
- Bölücü teröre taviz vermeyen, hukuk içerisinde mücadeleyi sürdüren...
- Türk tarihini bilen ve kendini Türk hisseden...
- “Bu millet” veya “Benim milletim” değil, “Türk Milleti” diyebilen...
- Laik Cumhuriyet ilkelerine ve Atatürk devrimlerine bağlı kalan...
- Hukukun üstünlüğüne ve kuvvetler ayrılığı prensibine saygılı olan...
- Otoriter ve totaliter rejimlere sıcak bakmayan...
- Anayasa’nın değiştirilmesi teklif bile edilemeyen temel maddeleriyle problemi olmayan ve bu maddelere saygı duyan bir kişi Çankaya’ya çıkmalıdır.
Tayyip Bey böyle bir Cumhurbaşkanı olabilir mi?
Takdirlerinize bırakıyorum.
“Haram rantlarının köpekleri!”
Dinî kesimin önde gelen yazarlarından olan Mehmet Şevket Eygi’nin Millî Gazete’deki yazısından bir bölüm:
“Evet, İslâm’ı, İslâmcı’nın ve bozuk Müslümanların ellerinden kurtarmak gerekiyor.
Din ticaretini, mukaddesat bezirgânlığını mutlaka önlememiz gerekiyor.
Din sömürüsü yapmayan temiz Müslümanlar, sömürücüleri önlemeye çalışmazlarsa onlar da sorumlu olur, vebal altında kalır.
İslâm’ı yarı mühtedilerin (dinini değiştirip Müslüman olan kişilerin) şerlerinden (kötülüklerinden) korumak...
Bunlar öyle azdılar ki, öncelikle fakirlerin ve miskinlerin hakkı olan zekatlara bile göz diktiler.
Vakıf mallarına, işletmelerine bile el uzatıyorlar.
Din sömürücüsü münafıklar ve mürailer... (Müslüman olmayıp da Müslümanmış gibi görünen ve yalancılığı meslek edinen kişiler...)
İslâm’ın has ve muhlis askerleri değil, parayla tutulmuş kiralık askerleri.
Parayla tutulmuş rezil ağlayıcı karılar.
Allah’ın ayetlerini ucuza-pahalıya satanlar.
Haram rantlarının köpekleri.
Onları saf dışı etmezlerse temiz Müslümanlar da yanacaktır.
Öyle bir musibetten korkunuz ki, o sade kötülere gelmez, genel gelir, toptan gelir.”
Tebessüm
Obama nasıl bir Başkan?
Türkiye’ye gelen Amerikalı bir gazeteciye “Başkan Obama’yı nasıl bilirsin, bir anlatsana” demişler...
Amerikalı gazeteci:
“O tipik politikacılara benzemez. Nasıl yalan söylenir bilmez, hile hurda nedir, üçkâğıtçılık nasıl yapılır, karşısındaki dalavere nasıl olur, hiç anlamaz!” demiş ve eklemiş:
“Fakat tüm bunlar için yanında her zaman bir yardımcı bulundurur!”
Günün Sözü
Dalkavukluğun sağladığı çıkar, dürüstlüğün getirdiği çıkardan daha verimli olursa o ülke batar!